kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ONİKİNCİ DAİRE 1997 445 1995 6358 26/02/1997
 
DAVACININ 657 SAYILI YASANIN 64.MADDESİNE 243 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE
KARARNAME'NİN 9.MADDESİ İLE EKLENEN FIKRA UYARINCA BİR KADEME İLERLE-
MESİ VERİLMESİ İSTEMİYLE YAPTIĞI BAŞVURUSUNUN REDDİNE İLİŞKİN İŞLEMİN
DAVACIYA TEBLİĞİNDEN SONRA AYNI İSTEMLE YAPTIĞI İKİNCİ BAŞVURUSUNUN
KULLAILMAYARAK DÜŞMÜŞ OLAN DAVA SÜRESİNİ İHYA ETMEYECEĞİ, BU NEDENLE
DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİ GEREKTİĞİ HK.<
Dava, davacının 657 sayılı Yasanın 64. maddesine 243 sayılı K.
HK.nin 9. maddesi ile eklenen fıkra uyarınca bir kademe verilmesi is-
temiyle yaptığı 2.11.1993 tarihli başvurusunun zımnen reddi yolundaki
davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 2. İdare Mahkemesinin 31.10.1994 günlü, 1994/1755 sayılı
kararı ile; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 64. maddesine 243
sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen fıkrada; Devlet Memurla-
rından 6 yıllık sicil notu ortalamasının 90 ve daha yukarı olanların
aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe
ilerlemesi uygulanacağının kurala bağlandığı, anılan K.H.K. 31.12.1984
tarihinde yürürlüğe girmiş olup, 64. maddede yapılan değişikliğin daha
sonraki bir tarihte yürürlüğe gireceği yolunda istisnai bir hükme yer
verilmediği, bu nedenle, maddede sözü geçen altı yıllık sicil notu or-
talaması ibaresinin, ilk uygulama yönünden, anılan K.H.K.nin yürürlüğe
girdiği 31.12.1984 tarihinden önceki altı yılı kapsadığında kuşku bu-
lunmadığı hernekadar, 1986 yılından önceki dönemde siciller not esası-
na göre doldurmadığından ortaya 64. maddenin uygulanması açısından bir
boşluk çıktığı düşünülebilirse de; Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği-
nin geçici 2. maddesi hükmünün kıyas yolu ile diğer yıl sicillerine de
uygulanmasında hukuka ve yasa koyucunun amacına aykırılık bulunmadığı
belirtilen bu hukuksal duruma göre davacının başvurusu üzerine 1979-
1984 yıllarına ait sicillerinin incelenerek işlem tesisi gerekirken,
anılan K.H.K.nin yürürlüğe girdiği 31.12.1984 tarihinden 6 yıl sonra
uygulanabileceği gerekçesiyle istemin reddi yolundaki işlemde hukuka
uygunluk görülmediği gerekçesi ile dava konusu işlem iptal edilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesi, idari
yargı mercilerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin, kural o-
larak, altmış gün olduğunu hükme bağlamaktadır. Yasanın konuya ilişkin
tüm hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden de anlaşılacağı gibi,
hakkında idari dava açılacak idari işlem ilgilinin idareye başvurusu
üzerine tesis edilmiş olabileceği gibi idarece kendiliğinden (re'sen)
tesis edilmiş de olabilir, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesi açısından
burada vurgulanması gereken husus, idari dava açma süresinin işlemeye
başlanmasının idari davaya konu edilebilecek nitelikte idari bir işle-
min varlığına ve bunun yöntemine uygun olarak ilgilisine tebliğ edil-
miş olmasına bağlı tutulduğudur. O halde, ortada idarece tesis edilmiş
bir işlem yoksa ilgilinin dava açma hakkından ve bu hakkın süresinde
kullanılması gereğinden de sözedilemez. Böyle bir durumda ilgililerin
yasalarda aksine bir hüküm yoksa, 2577 sayılı Yasanın 10.maddesine gö-
re idareye "her zaman" başvurarak işlem tesis ettirmeleri ve bu işleme
karşı, süre yönünden 2577 sayılı Yasanın 7. ve 10. maddelerini de gö-
zeterek, ileriye dönük sonuçlar elde etmek üzere, dava açmaları mümkün
bulunmaktadır.
2577 sayılı Yasanın 10.maddesine göre daha önce yaratılmış ve
sonuçlandırılmamış bir uyuşmazlık bulunmadığı durumlarda, idareye baş-
vuru üzerine tesis edilecek işleme göre dava açma hakkının doğmasının
düşmüş olan dava hakkının ihya etmekle ilgisi bulunmadığı gibi bu tür
bir kabulün idari istikrar ilkesini ya da kamu düzenini ihlal edici
bir yön taşımadığı da ortadadır.
İdarenin kendiliğinden veya başvuru üzerine tesis ettiği idari
işlemlere karşı süresinde dava açılmaması ve böylece dava hakkının
kullanılmayarak düşmüş (sübut) olması halinde ise ilgilinin zamanla
bağlı olmaksızın ikinci bir başvuru yaparak dava hakkını istediği anda
kullanmasına, idari istikrar ilkesi ve dava hakkının belirli bir sü-
reyle sınırlandırılmasını gerektiren nedenler karşısında hukuken ola-
nak bulunmamaktadır. Ancak, idarenin yapılan başvuruyu reddetmesinden
sonra ortaya çıkan nesnel ve hukuki koşullara bağlı olarak (yasa deği-
şikliği, ihtiyaç vb.) yeni bir değerlendirme yapması ve başvuru hak-
kında yeni koşullara göre yeni bir karar verilmesinin gerektiği durum-
larda, örneğin açıktan atama, nakil, kadro değişikliği vb. bu genel
kuraldan ayrılmak gerektiğini ve bu gibi durumlarda ilgililerin yeni
başvurulara dayanarak ileriye dönük sonuçlar elde etmek üzere yeni bir
dava açabileceklerini kabul etmek gerekir.
Olayda; davacının, 11.5.1992 tarihinde davalı idare kayıtlarına
giren dilekçesi ile 1984 yılından geriye doğru 6 yıllık sicil not or-
talamasının değerlendirilerek 657 sayılı Yasanın 64. maddesi uyarınca
bir kademe verilmesini bu talebin kabul edilmemesi halinde not ortala-
masının bildirilmesini istediği,bu isteminin; 31.12.1984 tarihinden
geriye doğru altı yıllık sicil not ortalamasının kademe ilerlemesi i-
çin yeterli olduğu ancak Maliye Bakanlığının ilgili tebliğleri uyarın-
ca, 657 sayılı Yasanın 37 ve 64. maddeleri ile ilgili uygulamanın
1.1.1985 tarihinden sonra yapılacağı nedeniyle reddine ilişkin
7.8.1992 gün ve 442 sayılı işlemin 13.10.1992 tarihinde davacıya teb-
liğ edildiği ancak bu işleme karşı dava açmayan davacının 11.5.1992
tarihli ilk dilekçesi ile aynı içerikli 2.11.1993 tarihli dilekçesi i-
le yeniden davalı idareye başvuruda bulunduğu bu başvurunun cevap ve-
rilmeyerek reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle dava açtığı anla-
şılmıştır.
Bu durumda, 657 sayılı Yasanın 64. maddesinin uygulaması istem-
li ilk dilekçesinden reddine ilişkin işlemin davacıya tebliğden sonra
yeniden karar verilmesini gerektirecek nesnel ve hukuki koşulların or-
taya çıkmamış olması karşısında, davacının ilk dilekçesindeki istemle-
rini tekrarlayan ikinci dilekçesinin, kullanılmayarak düşmüş olan dava
hakkını ihya edemeyeceği açık olup, davanın süre yönünden reddi gere-
kirken İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında karar verilme-
sinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüy-
le, Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen 31.10.1994 günlü, 1994/1755
sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. madde-
sinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa
ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar göze-
tilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye
gönderilmesine, karar verildi.
(X) AZLIK OYU
Dava, 657 sayılı Kanunun 243 sayılı KHK. ile değişik 64. madde-
si uyarınca bir kademe ilerlemesi verilmemesine ilişkin işlemin iptali
isteğiyle açılmıştır.
657 sayılı Kanunun değişik 64. maddesinde 6 yıllık sicil notla-
rı ortalaması 90 ve daha yukarı olan personele derece yükselmesinde
gözönüne alınmak üzere bir kademe ilerlemesi verileceği belirtilmiş-
tir.
Bu hüküm, bir derecede iki yılını dolduran, bir başka deyimle
ikinci kademedeki süresini dolduran personelin 6 yıllık sicil notu or-
talaması 90 ve daha yukarı olmak koşulu ile bir kademe ilerlemesi ve-
rilerek normal 3 yıl olan derece yükselmesi süresini beklemeden derece
yükseltilmesinden yararlandırılması amacını taşımakta ve başlangıç de-
recesinin düzeltilmesi suretiyle geçmişten bugüne davacının özlük hak-
larını değiştiren bir intibak hükmü niteliğinde bulunmamaktadır.
Bu durumda, 64. maddeyi geriye dönük biçimde bir intibak hükmü
gibi yorumlamak suretiyle davacıya kademe ilerlemesi uygulanması müm-
kün bulunmadığından, temyiz isteğinin kabulü ile İdare Mahkemesi kara-
rının bu gerekçe ile bozulması gerekeceği görüşü ile çoğunluk kararına
karşıyım. (MT/NÇ)
(DAN-DER; SAYI:94)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA