kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
VERGİ DAVA DAİRELERİ 1999 505 1999 131 26/11/1999
 
YÖNETİM KURULUNDAN AYRILMAKLA ŞİRKETİN VERGİ ÖDEVLERİNİN YERİNE GETİ-
RİLMESİ KONUSUNDA YETKİSİ KALMAYAN ÜYENİN VERGİ USUL KANUNUNUN 10.MAD-
DESİ UYARINCA ŞİRKETTEN ALINAMAYAN VERGİ VE CEZALARDAN SORUMLU TUTULA-
MAYACAĞI HK.<
Ortağı ve yasal temsilcisi olduğu limited şirketin vadesinde ödenmeyen
vergi borçlarının tahsili amacıyla 213 sayılı Yasanın 10 uncu maddesi
uyarınca davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava
açılmıştır.
Davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi ilk kararıyla ödeme emrini
iptal etmiş, Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararı üzerine verdi-
ği ... günlü, ... sayılı kararıyla; 1992 yılında faaliyetini sürdüren
limited şirkete ait defter ve belgelerin ibrazı istenen yazının ortak-
lıktan ve kanuni temsilcilikten ayrılan ...'in ikamet adresinde eşine
tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmemesi üzerine yapılan cezalı tar-
hiyatın yasaya uygun olarak kesinleşmiş bir kamu alacağı niteliği ka-
zanmadığı, bu nedenle sorumlu sıfatıyla davacıdan istenemeyeceği ge-
rekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir.
Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz başvurusunu inceleyen Danış-
tay Onbirinci Dairesi, ... günlü, ... sayılı kararıyla; vergi mahkeme-
since bozma esasları doğrultusunda dava konusu ödeme emrine konu olan
borcun ait olduğu dönemde davacının şirketteki kanuni temsilcilik sı-
fatının tespit edilmesi gerektiği halde, davacı tarafından dava dilek-
çesi dahil hiçbir aşamada ileri sürülmeyen hususlar nazara alınmak
suretiyle, kamu alacağının davacının şirket ortağı ve temsilci olduğu
1987 yılının Nisan ve Mayıs dönemlerine ait olduğu da gözardı edilerek
ödeme emrinin iptalinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle kararı
bozmuştur.
Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi, ... günlü, ... sa-
yılı kararıyla; ödenmesi istenen borç her ne kadar davacının yönetici-
lik yaptığı dönemi kapsamakta ise de davacının sorumluluğunun yöneti-
cilik döneminde beyanname verilmemesi, beyan edilmiş bir borcun öden-
memesi veya yapılan inceleme sonucunda noksan beyan tespiti hallerinde
söz konusu olabileceği, kendisinin kanuni temsilcilik sıfatının sona
ermesinden sonraki yöneticilerin defter ibraz etmeme eylemi dolayısıy-
la katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek yapılan tarhiyat-
ta davacının kasıt ve ihmalinden söz edilemeyeceğinden adına düzenle-
nen ödeme emrinin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararında
direnmiştir.
Direnme kararını temyiz eden vergi dairesi müdürlüğü ödeme em-
rine konu vergi borcunun ait olduğu dönemde davacının şirket ortaklı-
ğının ve yasal temsilcilik sıfatının devam edip etmediği tespit edil-
meden ve iddia etmediği hususlar dikkate alınarak ödeme emrinin ipta-
linde yasaya uygunluk bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını
istemiştir.
Paylarını bir üçüncü kişiye tüm hak ve yükümlülüğüyle ... tari-
hinde devrederek ortaklığından ayrıldığı limited şirketin defter ve
belgelerinin ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimle-
ri kabul edilmeyerek şirket tüzel kişiliği adına salınan kaçakçılık
cezalı katma değer vergisinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfa-
tıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptaline ilişkin ısrar ka-
rarı vergi dairesi müdürlüğünce temyiz edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58
inci maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın borcunun bu-
lunmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla 7
gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır. Ödeme emrine karşı a-
çılacak davalarda ileri sürülebilecek hukuka aykırılık halleri, "iste-
nen borcun bulunmadığı", "kısmen ödendiği" veya "zamanaşımına uğradı-
ğı" iddialarıyla sınırlandırılmıştır. Aynı Yasanın 55 inci maddesine
göre ödeme emri düzenlenebilmesi için kamu alacağının kesinleşmiş ol-
masına rağmen vadesinde ödenmemiş olması gerekmektedir.
Davaya konu ödeme emrinin, ... Tarım Ürünleri Pazarlama ve Ti-
caret Limited Şirketindeki paylarını ... ticaret sicilinde tescil edi-
len ... tarihli devir sözleşmesiyle devrederek ortaklık ve yönetim ku-
rulu üyeliğinden ayrılan davacı ve ortağı ...'in... tarihli yazıyla
istenen şirkete ait 1987 yılı defter ve belgelerin ibraz edilmemesi
nedeniyle şirketin Nisan ve Mayıs 1987 dönemlerinde uyguladığı katma
değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek resen salınan cezalı katma
değer vergisinin vadesinde ödenmemesi üzerine düzenlendiği anlaşılmak-
tadır.
Yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen
fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi indirimi-
nin kabul edilebilmesi için yasal defterlere kayıtlı olduğunun kanıt-
lanması yükümlülüğü, yönetim kurulundan fiilen ayrılmakla şirketin
vergi ödevlerinin yerine getirilmesi konusunda yetkisi kalmayan dava-
cıya değil faaliyeti sürmekte olan şirkete aittir.
Davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonraki
şirket temsilcileri tarafından yerine getirilmesi gereken defter ve
belge ibraz etme ödevinin davacı tarafından yerine getirilmediğinden
bahisle yapılan tarhiyatta davacının kasıt ve ihmali bulunduğundan
söz edilerek Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca şirketten
alınamayan vergi ve cezalardan sorumlu tutulması hukuka uygun bulunma-
maktadır.
Bu durumda davacı iddialarının 6183 sayılı Yasanın 58 inci mad-
desinde yazılı nedenlerden olan "borcun bulunmadığı" iddiası kapsamın-
da kabulü ile ödeme emrinin iptali yolundaki vergi mahkemesi ısrar ka-
rarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin reddine karar verildi.
(DAN-DER; SAYI:103) (YK/ES)

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA