kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DOKUZUNCU DAİRE 1985 304 1982 8090 19/02/1985
 
1-İFRAZ EDİLEN TAŞINMAZ İÇİN TADİLAT BEYANNAMESİ VERİLMEMESİ HALİNDE,
VERGİ DAİRESİNCE TESBİT ETTİRİLECEK EMLAK VERGİ DEĞERİNİN GAYRİMENKUL
KIYMET ARTIŞ VERGİSİ HESABINDA İKTİSAP MALİYETİ OLDUĞU;
2-YARGI MERCİLERİNİN TADİLEN TASDİK KARARLARININ VERGİ DAİRESİ YÖNÜN-
DEN TERKİN KARARI NİTELİĞİ TAŞIDIĞI VE İDARECE İHTİLAFTAN VAZGEÇİLME-
SİNİN ZORUNLU BULUNDUĞU HK.<
Dava, mükellef ve diğer hissedarlara ait olan Yenimahalle 42 pafta 961
ada 11 parsel sayılı 12.758.78 m2 taşınmazın 11.4.1973 tarihinde 18,19
20,22, sayılı parsellere ifraz edilerek 18 ve 20 parsel sayılı taşın-
mazların aynı gün 650.000 liraya satılması nedeniyle, salınan Gayri-
menkul Kıymet Artış Vergisinin İtiraz Komisyonunca tadilen tasdik
edilmesinden doğmuştur.
24.2.1983 gününde yürürlüğe giren 2801 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının
Özel Uzlaşma Yolu ile Tahsili Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde, bu ka-
nun hükümlerinin Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim, harç-
lar ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme zamları hakkında uygula-
nacağı, vergi tabirinin resim ve harçları da ifade ettiği ve bu kanu-
nun vergi ile ilgili hükümlerinin 1.1.1983 tarihinden önceki dönemler-
le beyana dayanan vergilendirmelerde ek süre dahil bu tarihe kadar ve-
rilmesi gereken beyannameleri kapsadığı açıklanmış 8. maddesinin 5 nu-
maralı bendi ise bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tarhi-
yatın bulunduğu en son safhada verilmiş olan kararın terkin kararı ol-
ması halinde idarece ihtilaftan vazgeçileceği hükme bağlanmıştır.
Yargı merciinin tadilen tasdik kararları da vergi dairesi yönünden u-
yuşmazlık konusu miktar için terkin kararı niteliği taşıdığından vergi
dairesince bu nitelikteki kararlara ilişkin olarak sürdürülen uyuş-
mazlıklarda da yukarda sözü geçen 2801 sayılı kanunun 8. maddesinin 5
numaralı bendinin uygulanması gerektiğinden idarece ihtilaftan vazge-
çilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Yükümlü davasına gelince;
Olay tarihinde yürürlükte olan 1318 sayılı Finansman Kanununun 36.mad-
desinde Gayrimenkul Kıymet Artış Vergisi matrahının arazi, arsa ve
bunlar üzerindeki binaların (bağımsız bölümler dahil) devir ve temliki
karşılığında iktisap olunan değerler ile bunların iktisap maliyetleri
arasındaki fark olduğu, devir ve temlik karşılığında iktisap olunan
değerlerin beyan tarihindeki rayiç bedelden aşağı olamıyacağı hükme
bağlanmış aynı kanunun iktisap maliyetinin tesbiti esaslarını gösteren
37. maddesinin (a) bendinde de vergiyi doğuran olayın vukuu tarihinde
bina ve arazi vergilerinin tarhına esas olan vergi değerinin iktisap
maliyeti olacağı belirtilmiştir.
Açıklanan hükümlere göre, iktisap değeri, rayice uygun olmak kaydı ile
devir ve temlik karşılığında elde edilen değer, iktisap maliyeti ise
emlak vergisi beyannamesinde gösterilen bedeldir.
Emlak Vergisine matrah olacak vergi değerlerinin takdirine ilişkin tü-
zük hükümleri karşısında Emlak Vergisi yönünden de gayrimenkullerin
gerçek rayiç bedelinin beyan ve takdir olunacağı açıktır.
Diğer taraftan, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 1610 sayılı kanun-
la değişik 33. maddesinde vergi değerini tadil eden sebepler sayılmış
olup aynı kanunun 23. maddesinin (c) bendinde de vergi değerini tadil
eden sebeplerin doğması halinde beyannamelerin değişikliğinin vukuu
bulduğu bütçe yılı içerisinde verileceği 32. maddesinde de ek süreye
rağmen beyanname verilmez ise verginin 31. madde gereğince görevlendi-
rilmiş memurlar marifetiyle takdir edilen Vergi değeri üzerinden
idarece tarh edileceği hükme bağlanmıştır.
Yine aynı yasanın 31. maddesinde ise vergi dairelerinin gerektiği tak-
dirde Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak esaslara istinaden ve aynı
bakanlıkça yetkili kılınacak memurlar marifetiyle, mükelleflerin be-
yan ettikleri matrah yerine geçecek vergi değerini yeniden takdir ede-
ceği, mükellefler tarafından ilk tarhiyatın esas olmak üzere beyan e-
dilen miktar ile takdir edilen rayiç bedel arasında fark bulunduğu
takdirde hesaplanan fazla verginin terkin ve mükellefe reddolunacağı
veya noksan verginin kusur cezalı olarak ikmalen salınacağı belirtil-
miştir.
Yükümlünün 11.4.1973 tarihinde beş parsele ifraz ettiği taşınmazı ne-
deniyle 1319 sayılı kanunun 33. maddesinin 6. fıkrası uyarınca vergi
değerini tadil eden sebebin vukuu bulduğu ancak, yükümlünün anılan
madde uyarınca beyanname vererek yeni vergi değerini vergi dairesine
bildirmediği dava dosyasının incelenmesinden anlaşılmıştır. Bu durumda
vergi dairesince 1319 sayılı Kanunun 32. maddesine göre 1973 yılı iti-
bariyle Emlak Vergisi değerinin resen tesbit ettirilmesi gerekir.
Tesbit ettirilen değer uyuşmazlık konusu 18-20 parsellerin 11.4.1973
tarihinde satışı nedeniyle hesaplanacak Gayrimenkul Kıymet Artış Ver-
gisinde iktisap maliyeti ve iktisap değeri olarak alındığında vergi
salınacak fark matrah doğmıyacaktır. Çünkü Gayrimenkul Kıymet Artış,Em
lak Alım ve Emlak Vergisi matrahının belirlenmesinde işlem tarihindeki
rayiç bedel esas alınır. Bir taşınmazın aynı tarihte değişik rayiç be-
delinin olacağının kabulü kanunların özüne aykırı düşeceği gibi hukuk
mantığıyla da bağdaştırılamaz.
Açıklanan nedenlerle vergi dairesi davası hakkında karar verilmesine
yer olmadığına, yükümlü davası yönünden İtiraz Komisyonu kararının
bozulmasına, tarhiyatın resen terkinine karar verildi.








 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA