kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DÖRDÜNCÜ DAİRE 1995 105 1994 3773 18/01/1995
 
43 SERİ NOLU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİNİN 4.2 PARAGRAFINDA TİCARİ
BİLANÇO KARININ BULUNMASI ANCAK İNDİRİMLER NEDENİYLE KURUMLAR VERGİSİ
MATRAHININ TEŞEKKÜL ETMEMESİ HALİNDE, ASGARİ KURUMLAR VERGİSİ VE VERGİ
FARKI HESABINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARDA VE VERİLEN ÖRNEKTE KVK.NUN MÜKER-
RER 25.MADDESİNDE AYKIRILIK BULUNMADIĞI BUNA GÖRE YAPILAN TARHİYATIN,
VERGİLERİN KAZANÇLARDAN KESİLMİŞ VERGİLERİN BEYANNAME ÜZERİNDEN HESAP-
LANAN VERGİDEN MAHSUP EDİLEBİLECEĞİ YOLUNDAKİ İLKELERE UYGUN OLDUĞU
HK.<
Davacı kurum, 1992 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesini, Kurumlar Vergi
si Kanununun Mükerrer 25.maddesi hükmünün geriye doğru yürütülerek bu
dönem kazançlarına uygulanamıyacağını, aksi düşünülse bile, 43 seri nu
namaları Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan esaslara göre yapı
lacak vergileminin, Kanunda öngörülmeyen biçimde fazla ve haksız kurum
lar vergisi alınması sonucunu doğuracağı ihtirazi kaydıyla vermiştir.
İhtirazi kayda rağmen, hesaplanan asgari kurumlar vergisinden indiril-
mesi gereken gelir (stopaj) vergisinin tamamı değil, asgari kurumlar
vergisi matrahına dahil edilen indirim ve istisnalara isabet eden ver-
gi tutarının nazara alınması, fazlanın müteakip yıllar asgari kurumlar
vergisinin hesabında nazara alınabileceği görüşüyle asgari kurumlar
vergisi tahakkuk ettirilmiştir. Bu vergiye karşı açılan dava, İstanbul
5.Vergi Mahkemesinin 23.3.1994 gün ve 1994/599 sayılı kararıyla; 5422
sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun mükerrer 25.maddesinin verdiği yetki
ye dayanılarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yayımlanan 43 sayılı Ku-
rumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan usul ve esaslara ilişkin hü-
kümlerde, mükerrer 25.maddeye aykırılık oluşturacak bir düzenleme ya-
pılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı kurum, Kurumlar Vergisi
Kanununa 3824 sayılı Kanunla eklenen mükerrer 25.maddenin 1.1.1992 ta-
rihinden itibaren yürürlüğe konulması, Resmi Gazetede yayınlandığı
11.7.1992 tarihine kadarki devre için kanunsuz vergi alma sonucunu do-
ğunduğundan Anayasanın 73.maddesine aykırı olduğunu, Kurumlar Vergisi
Kanununun mükerrer 25.maddesinde, kurumların ödeyecekleri asgari vergi
farkının hesabında Gelir Vergisi Kanununun 94-A/8.15 maddesine göre he
saplanan tevkif suretiyle ödenecek vergilerin tamamının düşülmesi öngö
rüldüğü halde, Tebliğde üzerinden asgari kurumlar vergisi hesaplanan
istisna ve indirimlere isabet eden gelir vergisi tevkifatının esas
alındığını, dolayısıyla istisna ve indirimlere isabet eden gelir vergi
si tevkifatının tamamı fiilen ödendiği halde, ödenen verginin tamamı-
nın vergi farkının hesabında dikkate alınmadığını, mükerrer 25.maddede
kurumlar vergisi beyannamesinde kurum kazancının bulunması veya zarar
edilmiş olması halleriyle, düşülecek tevkif suretiyle ödenmiş veya öde
necek verginin hesabında bir farklılık öngörülmediğini ve kanunda bu-
lunmayan hükmün Genel Tebliğ ile getirilmesi mümkün olamayacağından bu
Tebliğe göre yapılan vergilemede isabet bulunmadığını ileri sürerek
mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.
Davacı kurum, 3284 sayılı Kanunun 11.maddesi ile 5422 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 25.maddenin 1.1.1992 tarihinden iti-
baren yürürlüğe girmesinin kanunların geriye yürütülemiyeceği ilkesine
aykırı olduğunu ileri sürmekte ise de, kanunun yayımı tarihinde vergi-
lendirme dönemi henüz kapanmamış, kurum kazancı belli olmamıştır. Ku-
rum kazancı 31.12.1992 tarihi itibarıyla çıkarılacak bilançoda belli
olacak, daha sonra Kurumlar Vergisi Beyannamesi ile bildirilerek asga-
ri kurumlar vergisi hesaplanacaktır. Kurumlar vergisi ile ilgili vergi
lendirme dönemi kapanmadan, dönem içinde yayınlanan kanunla, ödenecek
kurumlan vergisinin asgari tutarını belirlemeye esas olacak kuralların
yürürlüğe konulması, kanun hükümlerinin geçmişe yürütülmesi olarak ni-
telendirilemeyeceğinden, davacı kurumun Anayasaya aykırılık iddiası ye
rinde görülmemiştir.
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 3824 sayılı Kanunun 11.maddesiy-
le eklenen mükerrer 25.maddede "Kurumların, kurumlar vergisinden muaf
veya müstesna kazançları ile Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39.madde
sine göre indirim konusu gelirlerinin bulunması halinde, ödeyecekleri
vergi; kurumlar vergisinden muaf veya müstesna tutulacak kazançları
ile Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39.maddesini göre indirim konusu
yapılacak gelirleri (iştirak kazançları hariç) toplamına ve kurumlar
vergisi matrahına, bu Kanunun 25.maddesinde yazılı oranın uygulanması
suretiyle hesaplanan verginin % 50'sinden az olamaz.
Bu şekilde hesaplanan vergiden, bu Kanunun 25.maddesine göre hesapla-
nan vergi ile Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesinin (A) fıkrasının 8
ve 15 numaralı bentlerine göre hesaplanan tevkif suretiyle ödenecek
vergiler toplamı düşülerek, kurumların ödeyecekleri asgari vergi farkı
hesaplanır. Asgari vergi farkının doğması halinde, bu vergi bu Kanun
hükümlerine göre beyan edilerek ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Maliye ve Gümrük Ba
kanlığınca tayin ve tesbit edilir" denilmektedir.
Davacı kurumun, 1992 takvim yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla ver
diği beyannamede gösterilen asgari kurumlar vergisi matrahında ve bu-
nun üzerinden hesaplanan asgari kurumlar vergisi tutarında uyuşmazlık
yoktur. Davacı kurum, beyannamesinde yer alan ihtirazi kayda rağmen,
asgari kurumlar vergisinden indirilecek gelir (stopaj) vergisinin mali
bilanço zararına isabet eden bölüme mahsup dışında bırakılmak suretiy-
le vergilendirilmiştir. Davacı kurum, mükerrer 25.madde karşısında, ma
li bilançonununzararlı olmasının, böyle bir uygulamayı gerektirmediği-
ni, 43 sayılı Genel Tebliğe göre yapılan vergilemenin kanuna aykırı ol
duğunu iddia ederek bu davayı açmıştır.
Kurumlar vergisinden muaf veya müstesna olan kazançların bazıları ile
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39.maddesi kapsamına giren, "Ticari
kazancın tespitinde indirilecek gelirler", kurum kazancı "zarar" olsa
dahi indirilmekte ve zarar, indirim konusu yapılan gelir kadar artmak-
tadır. Uyuşmazlık döneminde davacı kurumun mali bilançosu muaflık, is-
tisna ve indirimler nedeniyle zararlı olarak kapanmış, söz konusu ka-
zanç ve gelirlerin zarara isabet eden bölümü, bu dönemin asgari kurum-
lar vergisi matrahında yer almamıştır. Mali bilanço zararını teşkil
eden bu tutar, Kurumlar Vergisi Kanununun 14.maddesinin 7 numaralı ben
di uyarınca müteakip yıllar hasılatından, geçmiş yıl zararı olarak dü-
şülerek kurumlar vergisi yönünden telafi edileceğinden, zarara isabet
eden indirim tutarı da ancak o yıldaki asgari kurumlar vergisi matrahı
nı etkileyebilecektir. Bu nedenle, mali bilanço zararına mahsubu nede-
niyle uyuşmazlık döneminde nazara alınamayan indirimler toplamının ve
gelir vergisi tevkifatının müteakip yıllarda asgari kurumlar vergisi-
nin ve vergi matrahının hesabında dikkate alınması gerekecektir.
43 seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 4.2.paragrafında, tica
ri bilonço karının bulunması, ancak indirimler nedeniyle kurumlar ver-
gisi matrahının teşekkül etmemesi halinde, asgari kurumlar vergisi ve
vergi farkı hesabına ilişkin açıklamalarda ve verilen örnekte, Kurum-
lar Vergisi Kanununun mükerrer 25.maddesine aykırılık bulunmadığı gi-
bi, bu çözüm Kanunun 28 ve 44.maddelerinde ifadesini bulan, verginin
dönemselliği ve ancak beyannamede gösterilen kazançlardan kesilmiş ver
gilerin, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilebileceği
yolundaki ilkelere de uygun bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre yapılan
vergilemeye karşı açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında ka-
rarında kanuna aykırılık görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine karar verildi.

ŞT/ES





 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA