kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1997 3895 1996 4866 11/11/1997
 
FATURALARDA MÜKELLEF HESAP NUMARASI İLE AÇIK ADRESİ BULUNMAMASININ FA-
TURANIN HİÇ DÜZENLENMEMİŞ SAYILMASINI GEREKTİRMEYECEĞİ, BU NEDENLE Ö-
ZEL USULSÜZLÜK CEZASI KESİLMESİNDE YASAL İSABET BULUNMADIĞI, FATURALA-
RIN KAÇINCI ÖRNEK OLDUKLARININ FATURADA BELİRTİLMEMESİ TEK BİR TESBİTE
DAYANDIĞINDAN TEK BİR USULSÜZLÜK FİİLİNİ OLUŞTURDUĞU, BU NEDENLE TEK
BİR USULSÜZLÜK CEZASI KESİLMESİ GEREKTİĞİ, HER BİR FATURA İÇİN USUL-
SÜZLÜK CEZASI KESİLMESİNDE YASAL İSABET BULUNMADIĞI HK.<
Davacı adına 1995 takvim yılı için vergi inceleme raporuna dayanılarak
kesilen özel usulsüzlük ile usulsüzlük cezalarına karşı açılan davayı;
olayda bir kısım müstahsil makbuzunda müstahsil imzalarının olmadığı
ve açık adreslerinin yazılmadığı, ayrıca faturaların bir asıl, iki ör-
nek olarak düzenlenmesine rağmen üzerine kaçıncı örnek olduğunun ya-
zılmadığı, bu bakımdan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 231/3 ve 235.
maddelerinde belirtilen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmemiş
olduğu kabul edilmek suretiyle usulsüzlük, ayrıca bir kısım faturalar-
da mükellef hesap numarası ile açık adresin yazılmaması nedeniyle fa-
turaların hiç düzenlenmemiş olduğu kabul edilmek suretiyle özel usul-
süzlük cezası kesildiğinin anlaşıldığı, Vergi Usul Kanununun 235. mad-
desinde, birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiye-
tinde olan çiftçilerin götürü usule tabi veya vergiden muaf çiftçiler-
den satın aldıkları malların bedellerini ödedikleri sırada düzenleye-
cekleri iki nüsha müstahsil makbuzundan birini imzalayarak çiftçiye
vermeye, diğerini çiftçiye imzalatarak almaya mecbur olduklarının hük-
me bağlandığı, toptancı halinde komisyoncu sıfatıyla müstahsilin veya
tüccarın malının satılmasına aracılık eden davacının kendi adına müs-
tahsilden mal alıp satan tüccar durumunda olduğu kanıtlanmadığı sürece
müstahsil makbuzu düzenleme zorunluluğu bulunmadığından müstahsil mak-
buzlarında adres ve imza bulunmaması nedeniyle kesilen usulsüzlük ce-
zasında yasal isabet bulunmadığı, kaldı ki ara kararı uyarınca ibraz
edilen müstahsil makbuzlarının incelenmesinden, müstahsil makbuzları-
nın imzalı ve adreslerin yazılı olduğu görüldüğünden kesilen usulsüz-
lük cezasında bu yönden de isabet görülmediği, faturaların birden faz-
la düzenlenmesi halinde Vergi Usul Kanununun 231/3.maddesine göre, ka-
çıncı örnek olduğu faturanın üzerine işaret edilmesi gerektiğinden, bu
şekil şartına uyulmaması nedeniyle kullanılan her bir fatura için ke-
silen usulsüzlük cezasında yasaya aykırılık görülmediği, Vergi Usul
Knununun 353/1.maddesine göre özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi i-
çin faturanın hiç verilmemesi ve alınmaması gerektiği, olayda bir kı-
sım faturalarda mükellef hesap numarası ile açık adresin olmaması ne-
deniyle hiç düzenlenmemiş olduğu kabul edilerek özel usulsüzlük cezası
kesildiği, ancak bu tür eksiklikler faturaların hiç düzenlenmemiş sa-
yılmasını gerektirmeyeceğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında yasa-
ya uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul ederek usulsüzlük ce-
zasının ... lirayı aşan kısmı ile ... lira özel usulsüzlük cezasının
kaldırılmasına karar veren ... Vergi Mahkemesinin 29.5.1996 gün ve
1996/340 sayılı kararının; davalı idarece, vergi inceleme raporuna da-
yanılarak kesilen cezaların aynen tasdiki gerektiği, davacı tarafından
ise, faturaların kaçıncı örnek olduğunun yazılmamasının matbaanın ha-
tasından kaynaklandığı, bu eksiklikten kendilerinin sorumlu tutulama-
yacağı, şekil eksikliği kabul edilse dahi bir tespit için ancak bir
kez usulsüzlük cezası kesilebileceği ileri sürülerek bozulması istem-
leridir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun faturanın nizamı başlıklı 231
inci maddesinin birinci fıkrasının 3 numaralı bendinde, faturaların en
az bir asıl ve bir örnek olarak düzenleneceği, birden fazla örnek dü-
zenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğunun işaret edilece-
ği öngörülmüş, 351 inci maddesinde, usulsüzlük; "vergi kanunlarının
şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir" şeklinde
tanımlanmış 352/2-7 inci maddesinde de vergi beyannameleri, bildirim-
ler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri
ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hüküm-
lere uyulmamış olması halinin ikinci derece usulsüzlük fiilini oluştu-
racağı belirtilmiştir.
Olayda, bir asıl, iki örnek olarak bastırılıp kullanılan fatu-
raların nüshalarında kaçıncı örnek olduklarının belirtilmemesi nede-
niyle her bir fatura için ayrı ayrı usulsüzlük cezaları kesilmiştir.
Oysa, olay tek bir tesbite dayanması nedeniyle tek bir usulsüzlük
fiilini oluşturduğundan, tek bir usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmek-
tedir. Bu faturaların her kullanışında usulsüzlük fiilinin tekerrür
ettiğinden söz edilerek her bir fatura için usulsüzlük cezası kesilme-
sinde ve bu cezalara karşı açılan davanın mahkemece reddine karar ve-
rilmesinde yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davacı temyiz isteminin kabulü ile ... Vergi
Mahkemesinin 29.5.1996 gün ve 1996/340 sayılı kararının faturalara ait
nüshaların kaçıncı örnek olduklarının yazılmaması nedeniyle kesilen u-
sulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, vergi dairesi
müdürlüğü tarafından mahkemece kaldırılmış olan usulsüzlük cezası ile
özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak ileri sürülen iddialar mahkeme
kararının dayandığı gerekçeler karşısında bu hususlara ilişkin hüküm
fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından vergi dai-
resi müdürlüğü temyiz isteminin reddine karar verildi. (MT/ES)

(DAN-DER; SAYI.96)






 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA