kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ALTINCI DAİRE 1985 1237 1985 829 10/10/1985
 
KADASTRAL PARSEL ÜZERİNDEKİ YAPININ KORUNMASI VE MÜSTAKİL BİR İMAR PAR
SELİ ÜZERİNDE BIRKAILMASI İLKESİNİN PARSELASYONA İLİŞKİN DÜZENLEMESİ-
NİN SAĞLIĞI AÇISINDAN DİĞER UNSURLARLA BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ GE-
REKTİĞİ HK.<
Dava, 14.2.1983 günlü, 41 sayılı parselasyon planının taşınmazın 6785
sayılı yasanın 42.maddesi uyarınca düzenlemeye tabi tutulmasına iliş-
kin kısmının iptali dileğiyle açılmış olup, İdare Mahkemesince verilen
kararla; parsel üzerinde bırakılıp bu parselin de müstakilen davacıya
tahsisi mümkün iken, anılan yapının davacıya şuyulu olarak verilen bir
imar parseli ile tamamen bir başkasına ait imar parselleri arasında
bırakılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal
edilmiş, karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 42.maddesine
göre belediyeler, imar sınırı içindeki binalı ve binasız arazi ve arsa
ların, plan ve mevzuata uygun biçimde inşaata veya tesbit edilmiş olan
diğer kullanma şekillerine elverişli duruma getirilmesi maksadıyle dü-
zenlenmesi için, bunları sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın birbiriy
le, yol fazlalarıyle ve belediyeye, kamu tüzel kişilerine, kamu kurum-
larına ait yerlerle birleştirerek, plan ve mevzuat icaplarına göre his
seli veya hissesiz olarak yeniden parsellere ayırmağa ve bu parselleri
ilgililere dağıtmaya yetkilidirler.
İmar Kanununun 42.maddesi uyarınca yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemele
ri Hakkında Yönetmeliğin 35.maddesinde ise, imar parsellerinin oluştu-
rulması ve dağıtımında; Düzenleme sonunda oluşacak imar parsellerinin
mümkün olduğu kadar aynı yerdeki parsel sahibine tahsisi, plan ve mev-
zuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve şuyusuz olarak bir
parsel üzerine rastlatılması, ancak bu fıkraların uygulanmasına imkan
bulunmaması veya mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselin
den küçük olması veya diğer teknik veya hukuki nedenlerle müstakil ola
rak parsel verilmemesi halinde bu parseller yerine mümkün olduğu kadar
aynı şart ve değerde şuyulu parsel verilmesi noktalarına dikkat edile-
ceği kuralları yer almıştır.
Yukarda değinilen mevzuat kurallarında da görüldüğü üzere, kadastral
parsel üzerinde yer alan yapının korunması ve müstakil bir imar parse-
li üzerinde bırakılması hususu, kesin bir zorunluluğu ifade etmeyip,
düzenlemenin sağlığı açısından öteki unsurlarla birlikte dikkat edile-
cek noktalardan biri olarak belirlenmiştir.
Olayda, davacıya ait 1000 m2 yüzölçümlü 882 sayılı kadastral parselin
tümünün düzenlemeye girdiği, yasal %25 oranında 250 m2 düzenleme ortak
lık payı düşüldükten sonra kalan kısmından yeni oluşturulan 5033 sayı-
lı imar adasının 572 mÇ yüzölçümlü 1 sayılı parselinin müstakilen da-
vacıya tahsis edildiği, müstakil tahsis edilen parsel düşüldükten son-
ra 178 m2 kaldığı, düzenleme yapılan adada bu büyüklükte müstakil imar
parseli elde edilmediğinden 525 m2 yüzölçümlü aynı ada 2 parsel sayılı
taşınmazdan 178 m2 lik hisse verildiği, kadastral parselde mevcut yapı
nın davacının şuyulu olduğu 2 sayılı parselle 3 sayılı imar parselleri
nin ortasında bırakılmak zorunda kalındığı, zira 3 sayılı imar parseli
nin 5033 adanın en küçük parselini teşkil ettiği, imar hattının yapıyı
korumak amacıyla bu parsel üzerinde kaydırılması halinde anılan 3 sayı
lı parselin daha da küçültülerek düzenlemeyi amacından saptıracağı,
çünkü bu durumda sözü edilen parsel sahibine müstakil imar parseli ver
mek imkanının ortadan kalkacağı dosyada yer alan ada dağıtım cetveli
ve parselasyon planının incelenmesinden anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, davacıya müstakilen tahsis edilen imar parselinin de imar
adası köşesinde eski kadastral parsel üzerinde yer aldığı ve bu parse-
lin tahsisi dolayısıyla kadastral parselin değer kaybına uğramadığı da
ortadadır.
Şu hale göre, açıklanan hususlar gözönüne alınmaksızın, soyut olarak
kadastral parselde mevcut yapının iki imar parseli üzerinde bırakıldı-
ğı, gerekçesiyle işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında
usul ve yasaya uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle İdare Mahkemesince verilen kararın bozulmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 2.fıkrası
uyarınca aynı gerekçelerle davanın reddine karar verildi.


BŞ/YÖ


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA