kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1992 467 1990 2561 06/02/1992
 
1- YAŞ MEYVE VE SEBZE KOMİSYONCULUĞUNDA ÜRÜNÜN İŞYERİNDE TESLİMİ ANIN-
DA MÜSTAHSİL MAKBUZU VE SATILMASI ANINDA DA KOMİSYONCU FATURASI DÜZEN-
LENMESİ GEREKTİĞİ,
2- ZİRAİ FAALİYETİNE İLİŞKİN KOMİSYON GELİRİNİ BEYAN DÜŞÜ BIRAKMASI
SEBEBİYLE ELDE EDİLMESİ GEREKEN KAZANCA GAYRİSAFİ GÖTÜRÜ GİDER MİKTARI
UYGULAMAK SURETİYLE MATRAH HESAPLANDIĞINDAN AĞIR KUSUR CEZASI KESİLECE
Ğİ HK.<
Yaş meyve ve sebze komisyonculuğu yapan Davacının 1985 takvim yılına
ilişkin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bir kısım zirai fa-
aliyetini ve komisyon gelirini beyan dışı bıraktığı, müstahsil makbuzu
ve fatura düzenlemediği iddiasıyla adına re'sen salınan gelir vergisiy
le kesilen kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezalarına karşı açılan dava-
yı; inceleme tutanağı ile Davacının 1985 yılında 1.718.750 lira gayri-
safi zirai kazanç elde edeceğinin tesbit edildiği, bu tesbitin davacı-
nın beyanına dayanmış olması nedeniyle %70 götürü gidere nazaran bulu-
nan 425.625 lira safi zira kazancın matrah farkı olarak alınmasında
isabetsizlik görülmediği, ancak kendi ürününü Davacının kendi işyerin-
de satması halinde komisyon ücreti alması düşünülemiyeceğinden bu ka-
zanç üzerinden %7 nispetinde hesaplanan 99.312 lira matrah farkı üze-
rinden hesaplanan vergi ve cezada isabet bulunmadığı, zirai faaliyet-
ten elde edilen ve beyan dışı bırakılan kazancın Vergi Usul Kanununun
344.maddesinde belirtilen hadleri aşmış olması nedeniyle bu matrah ka-
lemine isabet eden vergi üzerinden kesilen kaçakçılık cezasının yerin-
de olduğu, öte yandın, beyan dışı bırakılan ürün Davacının komisyoncu-
luk yaptığı işyerinde satıldığına göre Gelir Vergisi Kanununun 52/6.
fıkrası uyarınca zirai faaliyetin işyerine ürünlerin getirilinceye ka-
dar olan safhayı kapsadığı, bu durumda ürünün işyerine teslimi anında
müstahsil makbuzu, satılması anında da komisyoncu faturası düzenlenme-
si gerektiğinden, müstahsil makbuzu ve fatura düzenlemeyen Davacı adı-
na kesilen özel usulsüzlük cezasında isabetsizlik görülmediği gerekçe-
siyle kısmen kabul ederek vergi ve kaçakçılık cezasını tadilen, özel
usulsüzlük cezasını ise aynen onayan Vergi Mahkemesi kararının bozulma
sı istemleridir.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan An-
talya Vergi Mahkemesinin 28.1.1988 gün ve 1988/32 sayılı kararının ver
gi aslına ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkraları aynı ge-
rekçe ve nedenlerde Dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemine
ilişkin dilekçelerde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bu kıs-
mının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından taraflar temyiz
isteminin reddine ve kararın bu kısmının onanmasına;
Kesilen kaçakçılık cezasına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 347.maddesinin 3.bendinde, be
yanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde götürü gider usulüne ta-
bi çiftçilerin zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında
bırakılmasının ağır kusur cezasını gerektiren hallerden olduğu belir-
tilmiş bulunmaktadır.
Olayda, Davacının zirai faaliyetini vergi dairesinin ıttılaı dışında
bıraktığı, elde edilmesi gereken kazancın ise gayrisafi kazanca götürü
gider miktarı, uygulanmak suretiyle hesaplandığı anlaşıldığından, dava
cının bu eyleminden dolayı kaçakçılık cezası değil, ağır kusur cezası
kesilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, mükellef temyiz isteminin kısmen kabulü ile Antalya
Vergi Mahkemesi kararının kaçakçılık cezasına ilişkin hüküm fıkrasının
bozulmasına karar verildi.
AYRIŞIK OY:
Belediye Toptancı Halinde yaş sebze ve meyve komisyoncusu olan Davacı-
nın zirai işletmesinde elde ettiği ürünü haldeki işyerinde pazarladığı
26.8.1986 gününde nezdinde düzenlenen tutanak münderecatından anlaşıl-
mıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun zirai kazanç başlıklı 52.maddesinin
6.bendinde, zirai mahsullerin satışının dükkan ve mağaza açılarak ya-
pılması halinde, mahsullerin dükkan ve mağazaya gelinceye kadar geçir-
dikleri safhaların zirai faaliyet safhasında kalacağı belirtilmiştir.
Bu nedenle davacının haldeki dükkanında zirai mahsulünü pazarlamak su-
retiyle elde edeceği komisyon geliri, ticari faaliyetinin geliri olup,
ihtilaflı dönem ticari kazancına ilave edilmesi gerekmektedir. Zirai
ürününü kendi dükkanında pazarlıyanların komisyon geliri elde etmeye-
cekleri yolundaki düşüncenin ticari gaye ve icaplara ters düşeceği ka-
naatıyla, Malmüdürlüğünün temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi
kararının komisyon gelirinin terkinine ilişkin kısmının bozulması ge-
rektiği görüşüyle kararın bu kısmına katılmıyoruz.




BŞ/SE



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA