kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
İDARİ DAVA DAİRELERİ 1994 345 1993 366 17/06/1994
 
657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA ÖZEL DÜZENLEME YAPILMAYAN KONU-
LARDA TEŞKİLAT KANUNLARI VE DİĞER KANUNLARLA GETİRİLMİŞ ÖZEL HÜKÜMLE-
RİN YÜRÜRLÜKTE OLDUĞU, 4353 SAYILI KANUNUN 5797 SAYILI KANUNLA DEĞİŞİK
6.MADDESİNİN 1.FIKRASI UYARINCA, HUKUK MÜŞAVİRLİĞİNE ATANMADA BAŞ HU-
KUK MÜŞAVİRİNİN İNHASININ ZORUNLU OLDUĞU HK.<
Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü mü-
şavir hazine avukatı olan Ümit Cemiloğlu'nun aynı Genel Müdürlüğe hu-
kuk müşaviri olarak atanmasına ilişkin Maliye Bakanlığının 23.10.1990
günlü, 97063 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda
Ankara 7.İdare Mahkemesinin 1991/1836 sayılı kararıyla; 4353 sayılı
Kanunun 5797 sayılı Kanunun 1.maddesi ile değiştirilen 6.maddesinin 1.
fıkrasında yer alan hukuk müşavirlerinin Başhukuk müşavirinin inhası
ve Maliye Bakanının teklifi üzerine müşterek karar ile tayin olunacak-
ları hükmünün, 657 sayılı Kanunun 237.maddesinin (b) fıkrası ile Genel
Kadro Kanununun yürürlüğe girdiği 1.11.1970 tarihinde ve ayın son gü-
nünden itibaren yürürlükten kaldırıldığı, Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluş
larda Atama Usulüne ilişkin 23.4.1981 tarih ve 2451 sayılı Kanunun 3.
maddesindeki "Teşkilat kanunlarında veya özel kanunlardaki hükümlerin
uygulanmasına devam olunacağı" ve 5.maddesindeki "Teşkilat Kanunları
ile Özel Kanunlardaki inha, seçim, görüş alma ve atama niteliklerine
ilişkin hükümler saklıdır." şeklindeki hükümlerin ancak Genel Kadro Ka
nununun yürürlüğe girdiği tarihten sonra çıkarılan teşkilat kanunların
daki ve özel kanunlardaki mevcut hükümler olacağı, bu nedenle, dava ko
nusu atama işleminde 2451 sayılı Kanunun 3.maddesinde yer alan, bu Ka-
nunun yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu Kararı ile atanmaları
öngörülenler müşterek kararla, müşterek kararla atanmaları öngörülenle
rin ise Bakan onayı ile atanacakları hükmüne uygun olarak Bakan onayı
ile yapıldığından usul yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ilgili-
nin birinci derece kadrolu hukuk müşavirliğine atanabilmesi için gerek
li yasal şartları taşıdığı gibi, yapılan atama işleminde kamu yararı
ile hizmet gereklerine de herhangi bir aykırılık bulunmadığı gerekçe-
siyle dava reddedilmiştir.
Bu karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Beşinci Dairesinin
1993/133 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 237.
maddesinin 1327 sayılı Kanunla değişik (b) bendinde, teşkilat kanunla-
rıyla özel kanunların 657 sayılı Kanun hükümlerine aykırı hükümlerinin
öngörülen tarihte kalkacağı belirtildiğinden, bakılan davada 4353 sayı
lı Kanunun değişik 6/1.maddesinin 657 sayılı Kanuna aykırı olup olmadı
ğı, dolayısıyla halen yürürlükte bulunup bulunmadığının saptanmasının
gerekli olduğu; 657 sayılı Kanunun kapsamına aldığı kamu personeliyle
ilgili tüm konuları tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak biçimde
ayrıntılı olarak düzenlemediği, aksine, bir kısım konularda örneğin
atama ve nakil ile ilgili olarak sadece genel esasları belirtmekle ye-
tinerek kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının gerek örgütlenme bi-
çimleri, gerek üstlendikleri kamu görevinin özelliklerine göre bu konu
larda kendi teşkilat kanunlarında veya özel kanunlarda farklı usullere
yer verilmesini olanaklı kıldığı, belirtilen hukuksal durum nedeniyle
4353 sayılı Kanunun Maliye Bakanlığı merkez memurlarının tayin usulle-
rini düzenleyen değişik 6.maddesinin 1.fıkrasının halen yürürlükte bu-
lunduğunun kabul edilmesi gerektiği, aksi yoldaki temyize konu kararda
hukuki isabet görülmediği, öte yandan 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı
Kuruluşlarda Atama Usulüne ilişkin Kanunun 3. ve 5.maddeleri uyarınca-
da, 4353 sayılı Kanunun sözü edilen 6/1.maddesi kapsamındaki atamalar-
da bu maddede yazılı yönteme uyulması gerektiği, bu hukuksal durum kar
şısında, Ümit Cemiloğlu isimli müşavir hazine avukatının, 4353 sayılı
Kanunun 5797 sayılı Kanunla Değişik 6/1.maddesinde öngörülen, Başhukuk
Müşavirinin inhası şartına uyulmadan doğrudan Bakan onayı ile Başhukuk
Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü hukuk müşavirliğine atanmasın
da, hukuka uyarlık bulunmadığından İdare Mahkemesince davanın reddine
karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise
de, İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar etmiş
tir.
Davacı, Ankara 7.İdare Mahkemesince verilen 1993/493 sayılı ısrar kara
rının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün
Vazifelerine, Devlet Davalarının Takibi Usullerine Dair 4353 sayılı Ka
nunun 27.6.1951 günlü, 5797 sayılı Kanunla değişik ve "Merkez memurla-
rının tayin usulleri" başlığını taşıyan 6.maddesinin 1.fıkrasında, mer
kez teşkilatı kadrolarındaki memuriyetlerden Başhukuk Müşaviri ve Muha
kemat Genel Müdürünün, Maliye Bakanının teklifi, hukuk müşavirleri ile
Merkez Muhakemat Müdürü ve müşavir avutların Başhukuk Müşavirinin inha
sı ve Maliye Bakanının teklifi üzerine müşterek karar ile diğerlerinin
Başhukuk Müşavirinin inhası üzerine Bakanlıkça tayin olunacakları hük-
mü yer almış; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Yürürlükten kaldı
rılan hükümler" başlıklı 237.maddesinin 1327 sayılı Kanunla değişik
(b) bendinde de, "20..1927 tarih ve 1108 sayılı, 30.6.1939 tarih ve
3656 sayılı, 28.2.1959 ve 7244 sayılı Kanunlarla bu Kanunların ek ve
tadilleri, 23 Temmuz 1965 tarihinden evvel ve sonra yürürlüğe giren
teşkilat kanunları ile diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri ve
Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiş-
tirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, ak, yüküm ve sorumlu-
luklarını, aylıklarını, ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenle-
yen hükümler Genel Kadro Kanununun yürürlüğe girdiği ayın son gününden
itibaren yürürlükten kalkar." hükmü getirilmiştir.
657 sayılı Kanunun yukarıda anılan hükmünde, Genel Kadro Kanununun yü-
rürlüğe girdiği ayın son gününden itibaren yürürlükten kalkan kanun ve
kanun hükümleri üç kısımda belirlenmiştir. Maddede, öncelikle belirli
kanunların, ikinci olarak 23 Temmuz 1965 tarihinden önce ve sonra yü-
rürlüğe giren teşkilat kanunları ile diğer kanunların bu Kanuna aykırı
hükümlerinin; son olarak da, 657 sayılı Kanunun düzenlediği konuları
gösteren "Amaç" başlıklı 2.maddenin 1.Fıkrasına paralel olarak Devlet
memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilme-
lerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumlulukları
nı, aylıklarını, ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenleyen hüküm
lerin yürürlükten kalkması öngörülmüştür. Buna göre, teşkilat kanunla-
rının ve diğer kanunların, 657 sayılı Kanuna aykırı hükümleri ile 657
sayılı Kanunda düzenleme yapılan konulara ilişkin hükümleri yürürlük-
ten kaldırılmıştır.
Dolayısıyla, 657 sayılı Kanunda özel düzenleme yapılmayan konularda
teşkilat kanunları ve diğer kanunlarla getirilmiş olan özel hükümlerin
yürürlükte olduğu anlaşılmaktadır.
657 sayılı Kanunda, Devlet memurlarının hizmet şartları, nitelikleri,
atanma ve yetiştirilmeleri, ilerleme ve yükselmeleri, ödev, hak, yüküm
ve sorumlulukları, aylıkları, ödenekleri ve diğer özlük işleri hakkın-
kda genel esaslar getirilmiş, ancak bu konularda hizmetin özelliğine
göre ayrıntılı hükümler yer almamıştır.
4353 sayılı Kanunun hukuk müşavirliğine yapılacak atamalarda Baş Hukuk
Müşavirinin inhası koşulunu getiren 6.maddesinin 1.fıkrası hükmü, 657
sayılı Kanunun genel esaslarına aykırı olmadığı gibi, bu konuda 657 sa
yılı Kanunda bir düzenleme de yer almamıştır.
Diğer taraftan, 23.4.1981 tarih ve 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Ku
ruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanunun 3.maddesinde, bu Kanuna ekli
cetvellerde yer almayan ünvanları taşıyan kadro ve görevlere yapılacak
atama ve nakillerde bu Kanunun kapsamına giren, kuruluşların teşkilat
kanunlarında veya özel kanunlarındaki hükümlerin uygulanmasına devam
olunacağı, ancak bunlardan bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce Bakan
lar Kurulu Kararı ile atanmaları öngörülenlerin müşterek kararla, müş-
terek kararla atanmaları öngörülenlerin ise Bakan onayı ile atanacakla
rı belirtilmiş; 5.maddesinde de, bu Kanunun kapsamına giren kuruluşla-
krın teşkilat kanunları ile özel kanunlarındaki inha, seçim, görüş al-
ma, ve atama niteliklerine ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edil-
miştir.
Esasen, 13.12.1983 tarih ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9.maddesinin 1.fıkrasın
da yer alan ve Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün,
4353 sayılı Kanundaki teşkilat ve hükümler çerçevesinde Devlet hukuk
danışmanlığı ve muhakematı hizmetlerini yürütmekle görevli olduğunu be
lirten hüküm de, 4353 sayılı Kanun ve bu Kanunun 1.maddesinde Baş Hu-
kuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü teşkilatındaki görevliler
arasında sayılan hukuk müşavirliğine atama usulünü gösteren 6.maddesi-
nin 1.fıkrasının yürürlükte olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca
anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin, "Yürürlükten kaldırılan hükümler"
başlıklı 46.maddesinin (a) fıkrasında, 4353 sayılı Kanunun yürürlükten
kaldırılan kanunlar dışında tutulduğunun belirtilmesi de, bu Kanun hü-
kümlerinin yürürlükte olduğunu kuşkuya yer vermeyecek şekilde göster-
mektedir.
Yukarıda anılan tüm mevzuat kurallarının birlikte değerlendirilmesin-
den 4353 sayılı Kanunun 6/1.maddesinin halen yürürlükte bulunduğu açık
ça anlaşılmaktadır.
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Ümit Cemiloğlu
isimli müşavir hazine avukatının 4353 sayılı Kanunun 5797 sayılı Kanun
la değişik 6.maddesinin 1.fıkrasındaki inha koşuluna uyulmadan doğru-
dan Bakan onayı ile hukuk müşavirliğine atandığı anlaşıldığından, kanu
na aykırı tesis edilen dava konusu işlemin iptali gerekirken davanın
reddine ilişkin ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7.
İdare Mahkemesinin 27.4.1993 günlü, E:1993/508, K.1993/493 sayılı ıs-
rar kararının bozulmasına karar verildi.
KARŞI OY:
Davacı tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri Ankara 7.İdare Mahke-
mesince verilen 27.4.1993 günlü, E:1993/508, K:1993/493 sayılı ısrar
kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz is
teminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle, verilen karara
karşıyız.
BŞ/NÇ
(DAN-DER; SAYI:90)



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA