kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DOKUZUNCU DAİRE 1987 1312 1986 825 16/04/1987
 
KAMULAŞTIRMA İŞLEMİNİ MÜTEAKİP AÇILAN TEZYİD-İ BEDEL DAVASININ SONUÇ-
LANMASINA KADAR GMKAV YÖNÜNDEN 213 SAYILI V.U.K. NUN 114.MADDESİNDE ÖN
GÖRÜLEN 5 YILLIK ZAMANAŞIMININ İŞLEMEYECEĞİ HK. <
Uyuşmazlık, yükümlünün gayrimenkulünün 3.1.1979 tarihinde kamulaştırıl
ması nedeniyle adli yargıda açılan tezyid-i bedel davasının yükümlü le
hine sonuçlanması ve kamulaştırma bedelinin arttırılması üzerine 1978
dönemi için salınan Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergisi ile Mali Denge
Vergisini tahakkukun 5 yıllık zamanaşımına uğraması sebebiyle yasal da
yanağı bulunmadığı gerekçesiyle terkinine ve kamulaştırma 1979 yılında
yapıldığından vergilendirme döneminin 1979 olarak kabulüne ilişkin ver
gi mahkemesi kararının bozulması isteminden ibarettir.
1318 sayılı Finansman Kanununun 33.maddesinde; Türkiye'deki arsa veya
bunların üzerindeki binaların devir ve temlikinden doğan değer farkla-
rının Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun
41.maddesinin (c) bendinde, tezyid-i bedel davası açılması halinde mah
keme kararının kesinleştiği tarihi takibeden bir ay içinde bu vergiye
ait beyannamenin verilmesi gerektiği, 1598 sayılı Mali Denge Vergisi
Kanununun 1.maddesinde; gayrımenkulleri ivaz mukabilinde satanların Ma
li Denge Vergisini ödemekle yükümlü tutulacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden yükümlüye ait gayrımenkul Karayolları Genel
Müdürlüğünce kamulaştırılarak bu işlemin 28.10.1979 tarihinde mülk sa-
hibine tebliğini takibeden 6.11.1979 tarihinde adli yargıda tezyid-i
bedel davası açıldığı, bu davanın 19.7.1984 tarihinde yükümlü lehine
sonuçlanmasından ve bedel artırımına karar verilmesinden sonra Karayol
ları 2.Bölge Müdürlüğünce durumun vergi dairesine 25.1.1985 günlü yazı
ile duyurulduğu, vergi dairesinin 27.5.1985 tarihinde tahakkuk yaparak
kamulaştırma bedelinden tevkif edilmek üzere adı geçen Müdürlüğe tahak
kuk evrakının gönderilmesini müteakip sözü edilen vergi tevkif edile-
rek kamulaştırma bedelinden kalan kısmının mülk sahibine ödenmesi üze-
rine uyuşmazlığın doğduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114.maddesinde; vergi ala
cağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş
yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına
uğrayacağı belirtilmiş vergi mahkemesince de bu hükme dayanılarak 1979
yılında yapılan kamulaştırmadan sonra bu yılı takip eden beş yıl için-
de tarh tahakkuk ve mükellefe tebliğ işlemlerinin yapılmadığı bu sebep
le tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile terkinine karar ve-
rilmiş ise de; yukarıda sözü edilen 1318 sayılı Finansman Kanununun
41/c maddesinde; tezyid-i bedel davası açılması halinde mahkeme kararı
nın kesinleştiği tarihi takip eden bir ay içinde mülk sahiplerine be-
yanname verme yükümlülüğü getirildiğine göre tezyid-i bedel davasının
zamanaşımı süresini durduracağının kabulü zorunludur. Zira söz konusu
fark matrah yargı kararı ile ve vergiyi doğuran olayın vukuu bulduğu
tarih itibariyle saptanmış olup, bu durumda vergi dairesine bir kusur
yüklenemeyeceğinden vergi mahkemesince adli yargıda bedel artırımı da-
vası nedeniyle geçen süre dikkate alınmaksızın 5 yıllık zamanaşımı geç
tiğinden bahisle verginin terkininde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına ve tarhiya-
tın onanmasına karar verildi.
AYRIŞIK OY : Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergisiyle ilgili 36.madde de
matrahın; ivazlı intikallerde devir, temlik, kamulaştırma veya devlet-
leştirme karşılığında elde edilen değer ile iktisap maliyeti arasında-
ki fark olduğu açıklandıktan sonra parantez içinde "devir ve temlik
karşılığında elde edilen değerler, beyanda bulunulması gereken tarihte
ki rayiç bedelden aşağı olamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Açık bir ifadeyle ivazlı intikallerle ilgili devir ve temliklerde elde
edilen ve beyan edilen değerlerin rayiçten aşağı olamayacağı hüküm al-
tına alınmış; istimlak ve devletleştirme karşılığında elde edilen de-
ğerlerin rayiçten aşağı olup olmadığı hususun da bir hüküm getirilme-
miştir. Bundan amaç istimlak veya devletleştirme karşılığı elde edilen
ve beyan edilen değerlerin rayiçten düşük olduğundan bahisle ikmal tar
hiyatına gidilemiyeceğinin açıklanmasıdır.
45.madde ile yapılan atıf gereği Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergisiyle
ilgili olarak sadece ve sadece rayiç bedel takdiri suretiyle ikmal tar
hiyatı yapılabileceğinden istimlak veya devletleştirme nedeniyle öde-
nen değerin tezyidi bedel davacı sonucu artırılması ikmal tarhiyatı
için bir sebep kabul edilemez.
45.madde ile yapılan atıf uyarınca ikmal tarhiyatına ait zamanaşımı
bir yıldır bu tarhiyatların özel zamanaşımı olan bir yıl içinde yapıl-
ması icapeder. Adliye Mahkemesinde açılan tezyidi bedel davasının za-
manaşımını durduracağı kabul edilemez.
Diğer taraftan, 41.maddenin 2484 sayılı yasa ile değişik (c) bendinde
vergi beyannamesinin tezyidi bedel davası ikamesi halinde mahkeme kara
rının kesinleştiği tarihi takip eden bir ay içinde, verileceği açıklan
mıştır. Bunun açık anlamda vergiyi doğuran olayın tarihi mahkeme kara-
rının kesinleştiği tarih olarak kabul edilmesidir. Olayda mahkeme kara
rının kesinleştiği tarihte Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergisi yürürlük-
ten kalkmıştır. Yürürlükten kalkan bir yasanın meriyetten kalktığı ta-
rihten sonraki olaya uygulaması sözkonusu olamaz.
Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergisi Kanununun Yürürlükten kalkmasından
sonra verilen mahkeme kararıyla doğan olaya yürürlükten kalkan yasanın
tatbiki suretiyle salınan vergiyi terkin eden mahkeme kararı yerinde-
dir.
Vergi Dairesi temyiz isteminin reddi gerekir. Yazılı nedenlerle karara
karşıyım.
AYRIŞIK OY: 1318 sayılı Finjansman Kanununun 33.maddesinde Türkiye'de-
ki arazi arsa veya bunların üzerindeki binaların (bağımsız bölümler da
hil) ivazlı veya ivazsız (veraset yoluyla vaki intikaller ve kanuni mi
rasçılara yapılan şartlı veya şartsız hibeler ile müşterek veya işti-
rak halinde mülkiyete konu gayrımenkullerin malikleri arasında taksim
veya ifrazlar hariç) devir ve temlikinden ve bunların karşılıklı ola-
rak trampa edilmesinden doğan değer farklarının vergiye tabi olduğu
hükme bağlanmıştır.
Türk Medeni Kanununun 633.maddesi kamulaştırma suretiyle bir taşınmazı
iktisap eden kimsenin tescilden evvel dahi taşınmaza sahip olacağı ve
6830 sayılı Kanun hükümlerine göre kamulaştırma kararının yükümlüye
tebliğ edildiği tarihte ivazlı devrin ve dolayısıyle vergiyi doğuran
olayın meydana geldiği prensipleri getirilmiştir. Bedel artırımı dava-
sı ile taşınmazın kamulaştırmanın yapıldığı tarihteki değeri tespit e-
dildiğine göre Adli Yargıda taşınmazın kamulaştırma bedelinin tesbiti-
ne yönelik olarak açılan dava nedeniyle geçen sürenin 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 114.maddesindeki beş yıllık zamanaşımı süresini durdura
cağının kabulü zorunludur.
Ancak bedel artırımı davasının sonuçlandığı 19.7.1984 tarihinde 492 sa
yılı Harçlar Kanununda değişiklik yapan 2588 sayılı Kanunun 18 ve 19
maddeleri 1.1.1983 tarihinden itibaren Gayrımenkul Kıymet Artışı Vergi
si kaldırılarak taşınmazların devir ve temliki nedeniyle Tapu Harcı
alınacağını hükme bağlamıştır.
Bu durumda matrahın tesbit edildiği tarihte vergi tarhiyatının dayana-
ğı kanun hükümleri yürürlükte olmadığına göre, tarhiyatı terkin eden
Vergi Mahkemesi kararı sonuç itibariyle yerinde görüldüğünden vergi da
iresi temyiz isteminin reddi gerektiği görüşü ile çOğunluk kararına
karşıyım.






RD/YÖ
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA