kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BEŞİNCİ DAİRE 1995 465 1994 8698 30/01/1995
 
TABABET UZMANLIK TÜZÜĞÜNÜN 6.MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN YAŞ SINIRINI AŞTIK-
TAN SONRA TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE BAŞLAYAN VE ASKERLİK NEDENİYLE BU
EĞİTİME ARA VEREN DAVACININ SÖZ KONUSU EĞİTİMİNİ YURTİÇİNDE TAMAMLAMA-
SI YOLUNDAKİ İSTEĞİNİN REDDİNDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<
Ankara 10.İdare Mahkemesinin 4.7.1994 günlü, E:1993/1120, K:1994/948
sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bo-
zulması isteminden ibarettir.
Dava, davacının yurtdışında başlayıp askerlik hizmeti nedeniyle ara
verdiği tıpta uzmanlık eğitimini yurtiçinde tamamlama yolundaki isteği
nin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 10.İdare Mahkemesinin 4.7.1994 günlü, E:1993/1120, K:1994/948
sayılı kararıyla, Tababet Uzmanlık Tüzüğünün 2.maddesinde asistan tanı
mına yer verildiği aynı Tüzüğün 18.maddesinden 25.maddesine kadar yer
alan hükümlerle asistanların yeterlik fişlerinin doldurulması, tezleri
nin değerlendirilmesi, terfileri ve sınava alınma esaslarının düzenlen
diği, tıpta uzmanlık eğitiminin bilimsel esaslara göre yapılan eğitim,
öğretim ve pratik uygulamayı kapsadığı ve Tüzükte belirtilen aşamalar-
dan geçilerek yapılan sınavda elde edilecek başarı sonucunda uzman olu
nabileceği, anılan Tüzükte asistanların eğitim süresi içinde kurumları
nı değiştirmelerinin istisnai hallerde kabul edildiği, gerek eğitim
eğitim süresi içindeki çalışmalarının değerlendirilmesi usulleri, ge-
rekse eğitimin bitiminden 4 ay önce verilecek tez için jürinin oluşumu
hususları gözönüne alındığında tıpta uzmanlık eğitiminin aynı kurumda
bir bütünlük içinde sürdürülmesi esasının amaçlandığı, sözü edilen Tü-
zükte harhangi bir uzmanlık dalındaki eğitimin ilgilinin isteğine göre
kesilebileceği ve daha sonra kaldığı yerden devam edilebileceği yolun-
da bir düzenleme bulunmadığı gibi tıpta uzmanlık eğitiminin insan sağ-
lığı ile doğrudan ilgili olması nedeniyle süreklilik arzeden ve bölüne
meyecek nitelik taşıdığı ve ara vermeden tamamlanması gerekeceği, bu
nedenlerle başladığı ihtisasa ara veren davacı hakkında tesis edilen
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava red
dedilmiştir.
Davacı, 1988 yılında başladığı ihtisasa askerlik hizmeti nedeniyle
1989 yılında ara vermek zorunda kaldığını, yurtiçinde ihtisasını tamam
lama yolundaki isteğinin Tababet Uzmanlık Tüzüğünün değişiklikten önce
ki 26.maddesi kapsamında bulunduğunu, uyuşmazlığın esasını teşkil eden
ve davanın hukuki dayanağını oluşturan anılan Tüzük maddesi hükmünün
Mahkemece hiç dikkate alınmadığın, kendisinin askerlik hizmetini bitir
dikten sonra görev yaptığı SSK Ankara Hastanesinin Klap-Damar Cerrahi-
si servisinde her türlü asistanlık hizmetini fiilen yürüttüğünü, dola-
yısıyla asistanlık eğitimi için gerekle bilgi ve beceri birikimine sa-
hip olduğunu ve kendi dalında aranılan nitelikleri taşıdığını, bu ne-
denlerle zorunlu olarak ara verdiği tıpta uzmanlık eğitimini yurtiçin-
de tamalama hakkının bulunduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kara-
rının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
Tababet Uzmanlık Tüzüğünün "Asistan olma şartları" başlıklı 6.maddesi-
nin (A) bendinin 4.fıkrasında, askerlikle ilgili bulunmamak ya da as-
kerlik hizmetini yapmış olmak, bu görevi ertelenmiş ya da yedek sınıfa
geçirilmiş yahut Askerlik Kanununun 86 ve 89.maddelerinde öngörülen du
rumlardan birinegirmemiş ve askerliğini yapmamış olanlar bakımından
uzmanlık yapacakları dal için bu Tüzüğün 5.maddesinde gösterilen süre-
lerin sonuna kadar otuziki yaşından gün almayacak durumda olmak asis-
tanlığa atanabilmek için öngörülen şartlar arasında sayılmıştır.
anılan Tüzük hükmü, kural olarak, askerlik hizmetini yapmamış olanla-
rın da asistanlığa alınmasına olanak tanımakta ise de, sözü edilen A/a
fıkra hükmü ile tıpta uzmanlık çalışmalarının bölünmemesinin ve bu ki-
şilerin uzmanlık eğitimi bittikten sonra askere alınmalarının amaçlan-
dığı açıktır.
Öte yandan, Tababet Uzmanlık Tüzüğünün olay tarihinde yürürlükte bulu-
nan 26.maddesinin (A) bendinde, "Yabancı ülkelerin asistan yetiştirme-
ye yetkili bir sağlık kurumunda asistanlık yapmış veya uzmanlık belge-
si almış olmakla beraber, asistanlık çalışmalarının süresi ilgili dal
için bu Tüzüğün 5.maddesinde öngörülen süreden az olan Türklerin aldık
ları belgeler Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca incelenerek aşağıda
ki işleme tabi tutulur:
a-) Yabancı ülkede, ülkenin usullerine göre giriş sınavına tabi tutu-
lan kimselerin asistanlıkta geçirdikleri süre, bu Tüzüğün 5.maddesinde
öngörülen sürelerden eksik olduğu takdirde, ilgililer gerekli süreyi
asistan yetiştirmeye yetkili sağlık kurumlarının ilgili birimlerinde
tamamlarlar." hükmüne yer verilmiştir.
1957 doğumlu olan davacının, Ekim 1988 tarihinde Pakistan-Karachi Üni-
versitesi Dow Tıp Fakültesi Damar Cerrahi Ünitesinde ihtisasa başladı-
ğı; yaş haddi nedeniyle 23.6.1989 tarihinde ihtisasına ara vererek Tür
kiye'ye döndüğü; askerlik hizmetini tamamladıktan sonra Aralık 1990 ta
rihinden itibaren SSK Ankara Hastanesinde göreve başladığı, 11.12.1992
tarihinde davalı idareye başvuruda bulunarak ara verdiği tıpta uzman-
lık eğitimini yurtiçinde tamamlama sisteğinde bulunduğu dosyanın ince-
lenmesinden anlaşılmıştır. Hernekadar Tababet Uzmanlık Tüzüğünün, dava
lı idareye başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 26.maddesinin (A) ben-
dinde öngörülen koşullara göre davacının yurtiçinde ihtisasını tamamla
mak üzere yataş geçiş yapabilmesi mümkün ise de; kendisinin, sözkonusu
Tüzüğün 6.maddesinin (A/4.) fıkrası gereğince uzmanlık çalışmasına baş
ladığı tarihte uzmanlık yapacağı dal için belirlenen sürelerin sonuna
kadar otuziki yaşından gün almayacak durumda olması gerekirken öngörü-
len yaş haddini aştıktan sonra bu çalışmaya başlamış, bilahare asker-
lik hizmetine alınmak suretiyle uzmanlık çalışmasına ara vermiş olması
nedeniyle hakkında uygulanan idari işlemde ve bu işleme karşı açılan
davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında adıgeçen Tüzük hüküm
lerine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 10.İdare Mahkemesince verilen 4.7.1994
günlü, E:1993/1120, K:1994/948 sayılı karar hukuk ve usule uygun olup,
bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından davacının temyiz
isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin de
eklenmesi suretiyle onanmasına 30.1.1995 tarihinde oybirliği ile karar
verildi.

(DAN-DER; SAYI:91)
BŞ/ES

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA