kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1994 1705 1994 260 31/05/1994
 
DERİNİN ZİRAİ MAHSUL OLARAK KABUL EDİLEMEYECEĞİ HK.<
Tabaklık ve deri alım-satım faaliyeti ile uğraşan yükümlünün 1987 ve
1988 takvim yıllarını ait hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen
vergi inceleme raporuna dayanılarak adına Eylül 1987 dönemine ilişkin
olarak salınan gelir (stopaj) vergisi ve kesilen kaçakçılık cezasına
karşı açılan davayı; yükümlünün ilgili yıllarda mal satın aldığı görü-
nen Abdullan Sarı, Ahmet Serter ve Kemal Lokurlu'nun sahte ve içeriği
itibariyle yanıltıcı belge ticareti ile uğraştıklarının vergi inceleme
raporu ve eklerinden anlaşıldığı, yükümlünün faturalarını kullandığı
kişilerin kanunun aradığı anlamda mükelef olmadıkları, çekle yapıldığı
ileri sürülen ödemeler kayıtlarda gösterilmediğinden aksi iddialarda
haklılık görülmediği, bu durumda adı geçen kişiler tarafından düzenle-
nen ve yükümlüye verilen faturaları sahte fatura olarak, satın alındı-
ğı gösterilen zirai emtianın da gerçekte çiftçiden alındığının kabulü-
nün zorunlu olduğu gerekçesiyle reddene Vergi Mahkemesi kararının; in-
celeme raporunda re'sen takdir sebebinin açık ve kesin olarak belli ol
madığı, faturaların sahte olduğu konusunda hiç bir hukuki delilin bu-
lunmadığı, bilirkişi incelemesi talep edildiği halde mahkemece bunun
yerine getirilmediği, ihtilafa konu olan ham deri ve salamura derinin
köylü tarafından satılmasının mümkün olmadığı, köylünün ancak besledi-
ği hayvanı sattığı, ileri sürülerek bozulması istemidir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 52.maddesinde "zirai faaliyet; ara-
zide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme
ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek
suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istih-
salini, avlanmasını, avcılara ve yetiştiricileri tarafından muhafazası
nı, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde fay
dalanılmasını ifade eder", hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 94.madde
sinin 1.fıkrasında gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret
ve serbest meslek erbabının maddede 14 bent halinde sayılan ödemeleri
nakden veya hesaben yaptıkları sırada istihkak sahiplerinin gelir ver-
gilerini mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, anılan maddenin
birinci fıkrasının 11/a bendinde de, çiftçilerden satın alınan zirai
mahsuller için % 2 vergi tevkifatı yapılacağı açıklanmış bulunmakta-
dır.
Dava konusu cezalı tarhiyatın yükümlünün gelir (stopaj) vergisinden ka
çınmak amacıyla sahte fatura aldığı gerekçesiyle yapıldığından ihtila-
fın çözümü için öncelikle yükümlünün başka şahıslardan belgesiz olarak
defter kayıtlarına sahte ve içeriği itibariyle yanıltıcı belge ile in-
tikal ettirdiği derilerin zirai mahsul olup olmadığının tayini gerek-
mektedir.
Gelir Vergisi Kanununun 52.maddesinde zirai mahsulün, zirai faaliyet
neticesinde istihsal olunan madde olduğu şeklinde tanımlanmasına kar-
şın maddede ayrıntılı bir açıklama yapılmış değildir. Konu ile ilgili
olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yayımlanan 128 nolu Gelir Vergisi
Genel Tebliğinde, zirai kazanç ölçülerini tesbit eden kararnamelerde
yer alan zirai mahsullerin çiftçilerden satın alınması sırasında tevki
fat yapılacağı açıklanmış ve 1987, 1988, 1989 yıllarında uygulanmak
üzere yayımlanan 88/12646 sayılı Bakanlar Kurulu kararında yer alan
mahsuller arasında ise, hayvan derisinin bulunmadığı görülmüştür.
Açıklanan esaslar çerçevesinde, derinin küçük ve büyükbaş hayvanların
kesimi sonucu elde edilen bir yan ürün olduğu, esasen bu hayvanların
kendisinin zirai mahsul olup çiftçilerden satın alınması sırasında be-
deli üzerinden vergi tevkifatı yapılacağı, yan ürünler üzerinde tekrar
tevkifat yapılmasının aynı üründen mükerrer vergi alınması sonucunu do
ğuracağı, derinin bir hayvan mahsulü olmayıp, doğrudan doğruya hayva-
nın bir parçası olduğu, çifçilerin (kürk hariç) deri elde etmek için
hayvan yetiştirmedikleri sonucuna varıldığından deriyi bir zirai ürün
olarak değil ticari bir emtia olarak kabul etmek gerekmektedir.
Kaldı ki 1200 ve 55.000 adet koyun derisinin çiftçilerden alındığının,
ülkemizdeki alışkanlıklar ve kasaplık hayvanların ne şekilde tüketildi
ği gözönünde bulundurulduğunda, kabulüne olanak görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İzmir İkinci Vergi
Mahkemesinin 11.11.1993 gün ve 1993/779 sayılı kararının bozulmasına
karar verildi.

ŞT/NÇ


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA