kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1992 2160 1991 2865 03/06/1992
 
KOMİSYONCULARIN 3. KİŞİLERE SATILMAK ÜZERE GÖNDERİLEN ZİRAİ ÜRÜNLER
İÇİN GELİR (STOPAJ) VERGİSİ TEVKİFATI YAPMAK SORUMLULUĞU BULUNMADIĞI
HK.<
Davacının 1986-1987 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu saptanan mat-
rah farkı üzerinden 1986 Kasım, Aralık, 1987 Ocak dönemi için re'sen
salınan gelir (stopaj) vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı
açtığı davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2574 sayılı Kanunla
değişik 94.maddesinin 12.bendi uyarınca çiftçilerden satın alınan
zirai mahsullerin alış bedeli üzerinden tevkifat yapmaya mecbur olan-
ların zirai ürün alım satımı ile uğraşmaları gerektiği, olayda dava-
cının kayısı sahiplerince gönderilen kayısıları komisyoncu sıfatıyla
sattığı hususunda ihtilaf ihtilaf bulunmadığı; alım satım komisyonculu
ğunun, Borçlar Kanununun 416/1.maddesinde düzenlendiği, bu madde hük-
müne göre komisyoncunun kendi adına fakat başkası hesabına üçüncü ki-
şilerle işlem yapan kişi olduğu, komisyonculuk faaliyetinde gizli bir
vekalet bulunduğu, görünüş itibariyle üçüncü kişilerle yapılan işlem-
lerde taraf olmakta ise de; komisyoncunun elde ettiği hak ve borçların
hesabına hareket ettiği müvekkile ait bulunduğu ve elde ettiği mal ve
hakları müvekkiline devretmekle yükümlü olduğu, bu durumda komisyoncu
kendi adına ve hesabına mal alım satımı yapan bir tüccar gibi kabul
edilemiyeceği, özellikle üçüncü kişiye satılmak üzere gönderilen malın
alıcısı durumunda olmadığı, zirai ürün komisyonculuğu ile uğraşanların
satılmak üzere gönderilen ürünlerin kendileri tarafından satın alındık
ları saptanmadıkça, zirai ürünlerin satış bedeli üzerinden vergi tev-
kif etme sorumluluklarının bulunmadığı; genel tebliğle stopaj yapma so
rumluluğu düzenlenmişse de, mali konulara ilişkin yükümlülüklerin Yasa
ile konulabileceği, bu durumun vergide kanunilik ve belirlilik ilkesi-
nin doğal bir sonucu olduğu, faaliyetin tanımı ve niteliğinin Borçlar
Kanununa göre belirlenmesi gerektiği, nitekim 31.3.1988 günlü ve 19771
sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3418 sayılı Kanunla, 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 11.maddesine dördüncü fıkradan sonra gelmek üzere ekle-
nen fıkra ile Maliye ve Gümrük Bakanlığına, alım satıma aracılık eden
komisyonculardan, çiftçiler yada tüccarlar tarafından satılmak üzere
gönderilen tarım ürünlerinin satış bedeli üzerinden tevkifat yapma
sorumluluğu getirme yetkisinin verildiği, ancak benzer bir düzenleme-
nin bulunmadığı, ihtilaflı yılda Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, alım
satıma aracılık eden komisyonculardan, çiftçiler yada tüccarlar tara-
fından satılmak üzere gönderilen mahsullerin satış bedeli üzerinden
gelir vergisi tevkifatı yapmalarının istenemeyeceği, bu durumda ko-
misyonculukla uğraştığı tartışmasız bulunan davacı adına gelir (sto-
paj) vergisi salınmasında, kaçakçılık cezası kesilmesinde Yasaya uyar-
lık görülmediği gerekçesiyle kabul ederek, kaçakçılık cezalı tarhiyatı
terkin eden Vergi Mahkemesi kararının bozulması istemidir.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan İz-
mir 1.Vergi Mahkemesinin 7.3.1991 gün 1991/226 sayılı kararı, aynı ge-
rekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemine
ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulması-
nı sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddine ve kara
rın onanmasına karar verildi.
AYRIŞIK OY:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2574 sayılı Kanunla değişik 94.mad-
desinin 1.fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şekilde, "Kamu
idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri sair kurumlar, tica-
ri şirketler, dernekler, vakıflar, dernekler ve vakıfların iktisadi
işletmeleri, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve
serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme
hesabı esasına göre tesbit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerdeki öde-
meleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları
sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yap-
maya mecburdurlar." hükmü yer almış, aynı maddenin müteakip 12.bendin-
de ise; çiftçilerden satın alınan zirai mahsullerin alış bedeli üzerin
den stopaj yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlerin birlikte incelenmesinden; müstahsilden zirai ürün alın-
ması halinde, ürün bedellerinin ödenmesi sırasında, ürün alış bedeli
üzerinden ödemeyi yapan tarafından stopaj yapılması gerektiği anlaşıl-
maktadır.
Olayda; üretici tarafından gönderilen kayısıların komisyoncu sıfatıyla
tüccarlara satıldığı, kayısıların satılması sırasında alıcıya komisyon
cu faturası düzenlendiği, bu faturada ürün bedeli, nakliye, hamaliye
gideri ve ayrıca komisyon tutarının gönderildiği, faturada gösterilen
bedellerin tamamının komisyoncu tarafından tahsil edildiği, tahsil edi
len bedelden, nakliye, hamaliye komisyon tutarı düşülerek kalan mebla-
ğın üreticiye ödendiği ve bu ödeme ile ilgili olarak ayrıca kayısının
sahibine Emtia Satış Tasfiye Faturası adı altında bir belge verildiği,
bu belgede ürün bedeli nakliye, ardiye giderleri ve komisyon tutarla-
rının gösterildiği, komisyoncunun hem alıcı hem satıcıdan komisyon al-
dığı, ürün bedelini önce alıcıdan tahsil ettiği, sonra ürün sahibine
ödendiği, bu şekilde yapılan kayısı satışları ile ilgili olarak gerek
alıcı gerekse ürün sahibi tarafından düzenlenmiş herhangi bir belge
bulunmadığı, alıcı adına düzenlenen komisyon faturası alıcının emtia
alışını belgelendirdiği bir belge; Emtia Satış Tasfiye Faturası ise
kayısı sahibinin satış hasılatını belgelendirdiği bir belge olarak kul
lanıldığı; kayısı sahibinin alıcıyı alıcınında satıcıyı bilmediği,
aralarında bağlantı kurulmadığı, alım satım faaliyetinin tamamen komis
yoncu tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Yasanın yukarıda açıklanan hükmü uyarınca; zirai ürün alış bedelleri
üzerinden vergi tevkif etme sorumluluğu, hesaben veya nakden ödeme ya-
pıldığı sırada ödemeyi yapana ait olduğuna göre; komisyoncu tarafından
yapılan zirai ürün satışlarında üreticiye ürün bedeli komisyoncu tara-
fından ödenmekte olduğundan; ödemeyi yapan sıfatıyla stopaj yapma so-
rumluluğu komisyoncuya ait bulunmaktadır.
Bu bakımdan, Vergi Mahkemesince Davacının stopaj yapma sorumluluğu bu-
lunmadığı gerekçesiyle cezalı tarhiyatın bu kısmının terkinine karar
verilmesinde isabet görülmediği cihetle, Mahkeme kararının bu kısmının
bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

CP/SE


 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA