kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DOKUZUNCU DAİRE 1988 2175 1988 1623 07/06/1988
 
EMLAK VERGİSİNİN, BEYANNAMENİN VERİLMESİNİ İZLEYEN YILLARDA OTOMATİK-
MAN TAHAKKUK ETMESİ NEDENİYLE, GENEL BEYAN DÖNEMİNDE VERİLEN BEYANNAME
ÜZERİNE YAPILAN TAHAKKUKA VE GENEL BEYAN DÖNEMİNİ KAPSAYAN YILLARA AİT
VERGİLERİN TAMAMINA KARŞI TEK DİLEKÇE İLE DAVA AÇILABİLECEĞİ GİBİ BE-
YANNAMENİN VERİLMEMESİ SEBEBİYLE HER YIL İÇİN AYRI AYRI DÜZENLENEN İH-
BARNAMELERLE TAHAKKUK ETTİRİLEN EMLAK VERGİSİNE KARŞI TEK DİLEKÇE İLE
DAVA AÇILABİLECEĞİ HK. <
Yükümlünün maliki bulunduğu taşınmazlar için 1977 genel beyan dönemin-
de verilmesi gereken Emlak Vergisi beyannamesinin verilmediğinden De-
ğerleme ve inceleme raporuyla tesbit olunan rayiç bedel üzerinden 1977
1978 ve 1979 yılları için tarh olunan Emlak Vergisi ile 1979 yılı ver-
gisine bağlı olarak kesilen kusur cezasının kaldırılması istemiyle açı
lan davada, işin esasını inceleyerek yapılan tarhiyatta kanuni isabet
bulunmadığından bahisle kabul eden Vergi Mahkemesi Hakimliğinin kararı
na karşı, Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından yapılan itirazı her yıl
için ayrı ayrı düzenlenen ihbarnamelere karşı 2577 sayılı İdari Yargı-
lama Usulü Kanununun 3. ve 5. maddeleri hükümlerine aykırı olarak tek
dilekçe ile açılan davada, aynı Kanunun 14. ve 15.hükümleri uyarınca
dilekçe ret kararı verilmesinin gerektiği gerekçesiyle usulden bozan
Bölge İdare Mahkemesi kararının; Emlak Vergisinin özelliği itibariyle
bayannamenin verilmesini izleyen yıllarda her yıl otomatik tahakkuk et
tiği, genel beyan dönemini kapsayan yıllara ait vergilerin tamamına
karşı tek dilekçe ile dava açılabileceği gibi, beyanname verilmemesi
sebebiyle her yıl için ayrı ayrı düzenlenen ihbarnamelerle tahakkuk et
tirilen Emlak Vergisine karşı tek dilekçe ile dava açılmasında usul ve
mevzuat hükümlerine aykırılığın olmadığı, olayda, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 5.maddesinde açıklanan anlamda, idarece her
yıl için ayrı ayrı düzenlenen ihbarnameler arasında maddi ve hukuki
bağlılık olduğu iddiasıyla Danıştay Başsavcılığı tarafından temyizen
kanun yararına bozulması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5.maddesinin 1.bendinde,
her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında
maddi ve hukuki bakımdan bağlılık varsa, aynı şahsı ilgilendiren bir-
den fazla işlem aleyhine bir dilekçe ile dava açılabileceği hükme bağ-
lanmıştır.
Madde hükmüne göre, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması
kural olmakla beraber aralarında maddi ve hukuki bağlılık bulunan bir-
den ziyade işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi de mümkün-
dür.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 25.maddesinde, vergi kanunlarına göre
beyan üzerine alınan vergilerin tahakkuk fişi ile tarh ve tahakkuk et-
tirileceği belirtildikten sonra aynı Kanunun mükerrer 30.maddesinde,
verginin idarece tarhı 29. ve 30.maddeler dışında kalan hallerde, mü-
kelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda
müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mec
buriyetleri yerine gerirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilmeyen
verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir
şeklinde tanımlanmış ve bu şekilde tarh olunan vergilerle cezalara
ilişkin ihbarnamelerin mükellefin bilinen adresine posta ile yollana
cağı öngörülmüş bulunmaktadır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 10. ve 20.maddelerinde Emlak Vergi
sinin (Bina-Arazi) mükelleflerin yazılı beyanı üzerine tarh ve tahak-
kuk ettirileceği, 11. ve 21.maddelerinde ise; mükelleflerin beyanı üze
rine yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirilen Emlak Vergisinin, yapı-
lan bu tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, her bütçe yılının birin-
ci (dahil) ayından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılacağı hükme
bağlanmış olup aynı Kanunun 32.maddesinde de, ek süreye rağmen beyanna
menin verilmemesi halinde verginin bu Kanun hükümlerine göre idarece
tarh edileceği kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında olay incelendiğinde; Em-
lak Vergisinin özelliği itibarıyla, beyannamenin verilmesini izleyen
yıllarda her yıl otomatikman tahakkuk etmesi karşısında, genel beyan
döneminde verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuka karşı genel be-
yan döneminde verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuka karşı genel
beyan dönemini kapsayan yıllara ait vergilerin tamamına karşı tek di-
lekçe ile dava açılabileceği gibi, (Örneğin 1977 genel beyan döneminde
verilen beyanname ile tahakkuk ettirilen 1977, 1978 ve 1979 yılları
için) beyannamenin verilmemesi sebebiyle her yıl için ayrı ayrı düzen-
lenen ihbarnamelerle tahakkuk ettirilen Emlak Vergisine karşı tek di
lekçe ile dava açılmasında da usul ve mevzuat hükümlerine aykırılık
yoktur. Çünkü olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5.mad
desinde açıklanan anlamda idarece tesis edilen işlemler (her yıl için
ayrı ayrı düzenlenen ihbarnameler) arasında maddi ve hukuki bakımdan
bağlılık bulunmamaktadır.
Zira ortada aynı taşınmazlar için aynı kanun hükmü uygulanarak ayrı ay
rı yılları kapsayan aynı miktarda Emlak Vergisi tahakkuku da söz konu-
sudur.
Açıklanan nedenlerle Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan temyiz is-
teminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 51.maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün
hukuki sonuçlarına etkili olmamak koşulu ile bozulmasına, kararın bir
örneğinin Adalet Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine
ve Resmi Gazetede yayımlanmasına karar verildi.
(7.7.1988 GÜN VE 19865 SAYILI RESMİ GAZETEDE YAYIMLANMIŞTIR.)





RD/YÖ
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA