kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BİRİNCİ DAİRE 1949 20 1949 13 24/05/1949
 
İL ÖZEL İDARELERİNE, KÖY VE BELEDİYELERE BIRAKILAN MADEN SULARININ Kİ-
RAYA VERİLEMEYECEĞİ, ANCAK İSTEKLİLERİ BULUNDUĞU TAKDİRDE MAKTU YERİNE
% 1 NİSBİ RESİM ALINMAK SURETİYLE 4268 SAYILI YASANIN 13.MADDESİNE GÖ-
RE İHALELERİ YAPILARAK İŞLETME RUHSATNAMESİ VERİLEBİLECEĞİ VE VERİLE-
CEK RUHSATNAMEDE YER ALACAK KOŞULLARI DA BU İHALEYİ YAPMAYA YETKİLİ MA
KAMLARIN HAZIRLAMASI GEREKTİĞİ, MADEN SULARINDAN ALINACAK RÜSUM VE TE-
METTÜ HİSSELERİNİN DE İL ÖZEL İDARELERİNE AİT OLACAĞI HK. (*)<
1- İl Özel İdarelerine terkedilen maden sularının kiraya verilemiyece-
ğine dair Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı yazısının (4). bendinin (1). pa
rağrafında ileri sürülen gerekçe yerinde ve kanun hükümlerine uygun gö
rülmesine ve binaenaleyh, İl Özel İdarelerince bizzat işletilmek isten
meyen maden sularının, bu idareler tarafından ihaleleri ancak işletme
ruhsatnamesi verilmesine bağlı tutulmuş olmasına ve halbuki (4268) sa-
yılı Kanunun (19) .maddesinin ilk fıkrasında "İşletme ruhsatnamesine
tabi madenlerin kiraya verilemiyeceği" tasrih edilmiş bulunmasına göre
İl Özel İdarelerince taliplerine ihale edilmek istenilen maden suları-
nın ancak (İşletme ruhsatnamesi) verilmek suretiyle ihaleleri mümkün o
lup kiraya verilmek suretiyle ihalelerine kanunen imkan bulunmadığına
oybirliği ile karar verildi.
İller tarafından belediye veya köylere terkedilen maden sularına gelin
ce: Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı bu gibi maden sularının bizzat beledi
ye veya köyler tarafından işletilmesi ve bu makamlar tarafından işleti
meyen suların muattal kalması lazım geleceğini düşünmekte ise de hey'e
timizce yapılan inceleme ve görüşme neticesinde: Bu gibi suların Bele-
diye veya köylerce bizzat işletilebilecekleri hususundaki görüşe oybir
liğiyle iştirak edildikten sonra belediye veya köylerce işletilmeyen
suların tamamen muattal bırakılması, kıymeti az dahi olsa ekonomik bir
varlığın ihmaline müncer olacağından caiz görülememiş ve bundan başka
kanun, bu gibi maden sularının (rüsum ve temettü hisselerini) belediye
veya köylere terk imkanını vermiş ve rüsum ve temettü hisseleri ise,
suların belediye veya köyler tarafından bizzat işletildikleri takdirde
değil, ancak başkasına ihale edildikleri takdirde düşünülebileceğine
göre kanun vazıının (rüsum ve temettü hisseleri vilayetçe belediye ve-
ya köylere terk edilebilir) şeklinde ifadesini bulan iradesinde, bu gi
bi suların daha ziyade başkasına ihale edilerek işletilmesi kendisini
taşıyan bir işaret mahiyetinde telakkiye müsait bulunmuş olduğundan be
lediye veya köylerce bizzat işletilmeyen bu gibi suların muattal bıra-
kılmıyarak talipleri bulunduğu takdirde başkasına ihale suretiyle işle
tilmeleri lazım geleceğine karar verilmiştir.
Maden mevzuatını bütün madenler ve bu arada maden suları için tayin ey
lediği işletme rejimi üç kategoriden ibaret olup bunlar da:
1- Bizzat Devlet veya Devlet camiasına dahil otoriteler tarafından iş-
letilmek,
2- Devletçe imtiyaza bağlanmak,
3- İşletme ruhsatnamesine bağlanmak,
şeklinde tertip edilmişlerdir.
Bu katagorilerden hiç birisine dahil olamıyacak kadar kıymetsiz görü-
len ve bu sebeble belediye veya köylere terkedilen maden suları artık
maden rejimine tabi tutulmalarını gerektirecek karekteri taşımadıkları
kanun vazıınca kabul edilmiş telakki edilmeleri zaruri bulunmasına, ni
tekim Kanun vazıı bu suları belediye veya köylere terkederken bunların
işletilmeleri için hiç bir rejim göstermemiş bulunduğuna göre bunların
işletilmeleri için her hangi bir maden rejimi aramağa ve düşünmeğe im-
kan yoktur. Binaenaleyh, belediye ve köylere bırakılan maden suları,
tamamen serbest olup işletmeleri belediye veya köylerin menfaatlerinin
icaplarına bağlı bulunduklarından belediye veya köyler tarafından biz-
zat işletilmelerine veya bu makamlar tarafından umumi hükümler daire-
sinde kiraya verilmek suretiyle taliplerine ihale edilmelerine kanuni
bir engel bulunmadığı,...
2- Maden suları için İl Özel İdarelerince verilecek (İşletme ruhsatna-
meleri) nin taliplerine verilmesine ait ihale işlemlerinin, (2490) sa-
yılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanunu hükümlerine göre değil,(4268)
sayılı Kanunun (13). maddesinde yazılı şekil ve esaslar dairesinde ya-
pılması lazım geleceği hakkında Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı yazısının
(4). bendinin (2). parağrafında ileri sürülen gerekçe yerinde ve Kanun
hükümlerine uygun görülmesine ve bundan başka (2490) sayılı Kanunun he
def ve gayesi, en çok arttıran veya eksilten şahsa ihalenin yapılması
esasına istinat ettirilmiş olduğu halde mekşuf madenlerin ve bu arada
maden sularının işletme ruhsatnamesine bağlanmak suretiyle taliplerine
yapılacak ihale şeklini belirten (4268) sayılı Kanunun (13). maddesi,
en çok artıran veya eksilten şahsa değil, tamamen bunun aksine olarak
madeni en iyi işletebileceğine kanaat getirilen talibine ihale edilme-
si prensibine istinat ettirilmiş bulunduğuna göre bu bakımdan da maden
sularının İl Özel İdarelerince işletme ruhsatnamesi verilmek suretiyle
yapılacak ihalelerinde (2490) sayılı Kanunun değil, zikredilen (13).
maddenin uygulanması lazım geleceğine...
3- Maden suları için İl Özel İdaresince verilecek (İşletme ruhsatname-
leri) ne derci gereken şartların Ekonomi ve Ticaret Bakanlığınca mı,
yoksa Özel İdarelerce mi belirtileceği meselesinin müzakeresinde: ...
Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı yazısının (4). bendinin (3). parağrafında
da söylendiği gibi işletme ruhsatnamesini vermek gibi idari bir tasar-
rufu ifaya yetkili kılınan bir makamın bu idari tasarrufun feri şart-
larını da tayin ve tesbit etmek hususundaki yetkisinin kabulü zaruri
bulunduğuna ve esasen işletme şartları, işletme ruhsatnamesini veren
makam ile alan şahıs arasında, mevzuun mahiyetine ve mahalli icaplara
göre ayarlanması gereken konulardan bulunmasına ve bu bakımlardan
(4268) sayılı Kanunun (16).maddesindeki hükmü, maden suları dışındaki
madenlerle manalandırmak hukuken tabii bulunmasına göre İl Özel İdare-
lerince verilecek işletme ruhsatnamelerine derci gereken işletme şart-
larının yine asıl ihale yetkisini taşıyan bu idarelerce belirtilmesi
lazım geleceğine kani olmakla beraber memlekette mevcut maden suları-
nın mümkün olduğu kadar aynı şartlar dahilinde işletilmelerindeki fay-
dalar gözönünde tutularak (Umumi şartları belirtilmiş ve mahalli şart-
ları da suyun bulunduğu yerin icaplarına göre doldurulmak üzere açık
bırakılmış) tip işletme ruhsatnamelerinin Ekonomi ve Ticaret Bakanlı-
ğınca hazırlanarak illere bir tavsiye ve yardım mahiyetinde verilmesi
faydalı olacağı ...
4- (4268) sayılı Kanunun (17).maddesi gereğince işletme ruhsatnamele-
rinden alınması gereken (20) liralık harcın hazineye mi, yoksa İl Özel
İdarelerine mi ait olduğu meselesinin müzakeresinde: ...
Kanun, bu gibi maden sularının rüsum ve temettü hisselerini İl Özel İ-
darelerine bıraktığına ve harçlar da mahiyetleri itibariyle hizmet kar
şılığında alınan bir nev'i resim mahiyetinde olup işletme ruhsatnamesi
ni vermek suretiyle yapılan hizmet de özel idarelerce yapılacağına gö-
re ruhsatname harçlarının da İl Özel İdarelerine ait olması lazım gele
ceğine ve Kanunda sarahat bulunmaması bunun tasrihe ihtiyaç olmayacak
kadar tabii görülmesinde neşet etmiş bulunduğuna ...
5- İşletme ruhsatnamesine tabi sulardan, mukarrer veya nisbi resimler-
den hangisinin alınması lazım geleceği meselesinin görüşülmesinde ...
Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı yazısının (4). bendinin (5). parağrafında
ileri sürülen gerekçelere binaen özel idareler tarafından taliplerine
işletme ruhsatnamesi verilmek suretiyle ihale edilen maden sularından
yalnız (% 1) nisbi resim alınması lazımgeleceğine ...
6- Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı yazısının (5). bendinde: "İçme maden
sulariyle kaplıcaların varidat menbaı yapılması mülahazasından ziyade
umumi sağlığın korunması yönünden ele alınması ve bu şifa kaynakları-
nın diğer muasır memleketlerde olduğu gibi tedavi ve istirahat şeklin-
de teşkilatlandırılıp bu günkü acınacak hallerinden bir'an evvel kurta
rılması" hakkında izhar olunan temenniye heyetimizce de tamamen işti-
rak edilmektedir.
Bu temenni vesilesiyle hey'etimiz, şu noktaların da Ekonomi ve Ticaret
Bakanlığının dikkat nazarına arzına lüzum görmüştür:
1- Bugünkü maden mevzuatımızın esası, yarım asra yaklaşan bir hayata
malik olan ve artık bu günün ne hukuki ne de iktisadi görüş ve düşünüş
lerine cevap veremiyecek bir hale gelmiş olan bir tüzüğe dayanmakta-
dır. Gerçekten bu tüzük üzerinde sonradan bir çok kanuni tadiller ya-
pılmış ise de zaman zaman yapılan tadillerle maden mevzuatımız, çok ka
rışık ve tatbikatta hemen hemen her adımda birçok tereddütler doğuran
ahenksiz bir hal almıştır.
Bu bakımlardan tabiatın memleketimize büyük bir cömertlikle verdiği bu
milli serveti bugünün ve yarının ekonomik prensip ve ihtiyaçlarına ve
işletmeciliğin rasyonel icaplarına uygun bir şekilde işletmek imkanla-
rını sağlayacak yeni bir kanun tedvin edilmek suretiyle eski mevzuatın
tamamen tasfiye edilmesi,
2- Maden sularıyle kaplıcaların, mahiyetleri icabı olarak diğer maden-
lerin tabi bulundukları maden rejimine uymadıkları şimdiye kadar geçen
tatbikattan alınan tecrübelerle anlaşıldığı gibi yukarıda yazılı hadi-
selerde rastlanan tatbikat zorlukları ile bir kere daha sabit olmuş-
tur. Bu bakımdan Maden sulariyle kaplıcaların sağlık ve sosyal hayatta
ki rolleri gözönünde tutularak bunların diğer madenler gibi iktisadi
birer kıymet olmaktan ziyade sıhhi birer unsur ve vasıta telakki edil-
mek suretiyle gerek işletilmelerine ve gerek idare ve murakabelerine
ilişkin olmak üzere maden mevzuatında mevcut bütün yetkilerin tamamen
sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına verilmesi hususunun yeni yapılacak
kanunla sağlanması temenniye şayan görülmüştür.
GENEL KURUL : E:1949/151, K:1949/151
.........................
6- Ve maden suları hakkında gerek bakanlıkça izhar edilen ve gerek tu-
tanakta dermeyan olunan temenniyata bu suların maden rejiminden çıka-
rılması temennisinin de ilavesile iştirak edilmiştir.
Tutanakta temas olunmıyan, umumiyetle suya takdir edilecek kıymetin
nisbi resmin tahakkukuna esas tutulup tutulamıyacağı meselesine gelin-
ce bu husus daha ziyade teknik bir mesele mahiyetinde olduğu ve tatbi-
katta bu hususta müşkilat ve tereddüt görüldüğü takdirde mali hususata
taalluku itibariyle kıyas yolile bir tatbik şekli tayin edilmesi caiz
olmadığından teşrii yollarla meselenin halli lazım geldiğine 20.6.1949
tarihinde karar verildi.


RD/ÖB
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA