kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BEŞİNCİ DAİRE 1990 3083 1990 628 19/12/1990
 
2368 SAYILI YASA GEREĞİNCE SAĞLIK PERSONELİ HAFTADA 45 SAAT ÇALIŞMA
SÜRESİNE TABİ BULUNDUĞUNDAN, BUNLARA HAFTADA 40 SAATİ AŞAN KISIM İÇİN
FAZLA MESAİ ÜCRETİ VERİLMEMESİNDE MEVZUATA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK.<
Davacı, davalı kurumda günde dokuz saat çalıştırıldığından bahisle gün
de bir saatlik fazla çalışma ücreti ödenmesi istemiyle yaptığı başvuru
nun yanıt verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali ile geri
ye doğru beş yıllık fazla çalışma ücretinin tazminat olarak ödenmesine
hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.
İdare Mahkemesi kararıyla; 657 sayılı Yasanın 36.maddesinin VIII.ben-
dinde Yardımcı Hizmetler Sınıfının, anılan maddenin III.bendinde ise,
Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri sınıfının düzenlendi-
ği, III.bende göre bir memurun bir sınıftan sayılabilmesi için "mesle-
ki eğitim görerek yetişmiş olma" koşulunun arandığı, davacının mesleki
eğitim görerek yetişmiş olmadığı, yardımcı sağlık hizmetleriyle ilgili
herhangi bir yan ödeme almadığı, yaptığı işin ise nitelik itibariyle
tedavi kurumlarında hastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakı
mı ile ilgili hizmetleri değil yardımcı hizmetler sınıfına dahil oldu-
ğunun anlaşıldığı, öte yandan anılan Yasanın 99.maddesinde belirlenen
çalışma süresinin günde bir saat aşıldığı ve 178.maddesindeki koşulla-
rın oluştuğu dolayısıyla günde bir saat fazla çalıştığı saptanan dava-
cıya fazla mesai ücreti verilmesi gerekirken aksine tesis edilen işlem
de hukuka uyarlık bulunmadığı, 1985, 1986, 1987, 1988 ve 1989 yılı büt
çelerinde Tıp Fakültelerinde çalıştırılan hastabakıcılara bu tür bir
ücret verilmesi öngörülmediği gibi üniversite olanaklarıyla verilebile
cek sınırlı miktardaki fazla çalışma ücretinin de geçmiş yıllarda ola-
naklar ölçüsünde dağıtıldığıve böylece davacının isteminin karşılanma-
sına olanak bulunmadığı, kaldı ki maddi tazminatın yapılan işlem ya da
eylem nedeniyle kişilerin malvarlıklarında meydana gelen eksilmeyi kar
şılamaya yönelik olduğu hususunun Danıştay'ın çeşitli kararlarında vur
gulandığ, bu nedenle adı geçenin geçmişe yönelik 5 yıllık fazla çalış-
ma ücretinin tazminat olarak ödenmesi isteminin haklı dayanağının bu-
lunmadığı gerekçeleriyle davacılara fazla çalışma ücreti verilmemesi
yolunda tesis edilen işlemin iptaline, geçmişe yönelik 5 yıllık fazla
çalışma karşılığının tazminat olarak ödenmesine hükmedilmesi isteminin
ise reddine karar verilmiştir.
Davacı, 657 sayılı Yasanın 99.maddesine göre haftada 40 saat çalışması
gerektiği halde, yardımcı sağlık personeli olduğundan bahisle günde do
kuz saat haftada 45 saat çalıştırıldığının ve bu nedenle günde 1 saat-
lik fazla çalışma ücretini hakettiği hususunun Mahkeme kararıyla sap-
tandığını, buna karşılık, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık fazla
çalışma ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu üniversite-
nin tazminatı ödeyebilecek durumda bulunduğunu öne sürerek; davalı ida
re ise, davacının hastabakıcı olarak sağlık kuruluşunda sağlıkla ilgi-
li görev yaptığı, özel bir yasa olan 2368 sayılı Yasanın 2.maddesinde
Kamu sağlık hizmetlerinde çalışan personelin haftalık çalışma süresi-
nin 45 saat olarak belirlendiği, ayrıca mahkemece vekalet ücretinin ta
raflar üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla kararın
bu hususlara ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulmasını is-
temektedirler.
657 sayılı Yasanın 99.maddesinde; memurların haftalık çalışma süresi-
sinin genel olarak 40 saat olduğu ancak özel kanunlarla yahut bu kanu-
na veya özel kanunlara dayanılarak çıkarılacak tüzük ve Yönetmelikler-
de kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle
farklı çalışma sürelerinin tesbit olunacağına işaret edilmektedir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu, Devlet memurlarının
haftalık çalışma sürelerini tüm kamu personeli yönünden mutlak ve or-
tak bir esasa bağlanmamış, kurumların ve hizmetlerin özelliklerine gö-
re genel esastan ayrılınmasına ve farklı çalışma süreleri saptanmasına
izin vermiştir.
Kamu sağlık hizmetlerinin önemi düşünülerek bu hizmetlerde çalışan per
sonel yönünden, 657 sayılı Yasayla Devlet memurları için genel olarak
öngörülen haftada 40 saatlik çalışma süresinden farklı bir düzenlemeye
gidilmesinin hizmetin bir gereği olduğu duraksamaya yer bırakmayacak
kadar açıktır. Nitekim 2368 sayılı Sağlık Personelinin Tazminat ve Ça-
lışma Esaslarına Dair Kanunun 2.maddesinde; kamu sağlık hizmetlerinde
çalışan personelin haftalık kanuni çalışma süresinin 45 saat olduğu
açıkca belirtilerek hizmetin özelliği vurgulanmıştır. Anılan maddede
kamu sağlık hizmetlerinde çalışan görevlilerin mensup olduğu sınıf ve
sağlık hizmetlerine katkının doğrudan ya da dolaylı olması yönünden
bir ayrım yapılmamış, sağlık hizmetinin bütünlüğü gözönünde tutularak,
özel kanunlarının verdiği hak ve yetkiye dayanarak mesleklerini ser-
best olarak icra edenler hariç tüm personel ortak çalışma düzenine ta-
bi kılınmıştır.
Öte yandan 2162 sayılı Yasa kapsamında bulunan personele en yüksek Dev
let memuru aylığının %50'sini geçmemek üzere aylık tazminat verileceği
öngörüldüğü halde bu yasayı yürürlükten kaldıran 2368 sayılı Yasada
anılan personele 1.1.1981 tarihinden itibaren 657, 926 ve 1765 sayılı
yasalara göre hak edilen aylık, yakacak yardımı, iş riski, iş güçlüğü,
teminindeki güçlük zammı ve mahrumiyet yeri ödeneği verilmesi hükme
bağlandığından, davacının kendisine sağlık tazminatı verilmediği yolun
daki iddiasının geçerli yönü bulunmamaktadır. Hastabakıcı kadrosunda
ve yardımcı hizmetler sınıfında bulunan davacının tedavi kurumunda has
taların ve hastanenin temizliği ile ilgili hizmetleri yaptığı ve 2368
sayılı Yasanın 1.maddesinde öngörülen iş riski zammından yararlandığı
dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden anlaşılmak
tadır.
Belirtilen yasal duruma göre haftada 45 saat çalışma süresine tabi bu-
lunan davacı hakkında, ortada fazla sayılabilecek bir çalışması bulun-
madığı için fazla mesai ücreti verilmemesinde mevzuata aykırılık bulun
madığından bu yolda tesis edilen işlemin iptaline ilişkin mahkeme kara
rında hukuki isabet görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine gelince;
Davacının geçmiş 5 yıllık süreye ait fazla mesai ücretlerinin ödenmesi
ne karar verilmesi yolundaki istemi Mahkemece "... 1985-1986-1987-1988
ve 1989 yılı bütçelerinde Tıp Fakültelerinde çalıştırılan hastabakıcı-
lara bu tür bir ücret verilmesi öngörülmediği gibi, üniversite olanak-
larıyla verilebilecek sınırlı miktardaki fazla mesai ücreti de geçmiş
yıllarda olanaklar ölçüsünde dağıtıldığından davacıların bu istemleri-
nin karşılanması olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki maddi tazminatın ya
pılan işlem ya da eylem nedeniyle kişilerin mal varlıklarında meydana
gelen eksilmeyi karşılamaya yönelik olduğu" gerekçesiyle reddedilmiş
olup yasaların kamu görevlileri için öngördüğü hakların kurum bütçesin
de yeterli ödenek bulunmadığı gerekçesi ile engellenmesinin mümkün ol-
maması ve mahrum kalınan yasal hakların da mal varlığındaki eksilme
kavramı içinde yer alması nedenleriyle belirtilen gerekçeye katılmaya
hukuken olanak yok ise de, mahkemenin dava konusu işlemle ilgili ola-
rak yukarıda belirtilen hukuki durumu dikkate alarak vereceği karar so
nucuna göre, geriye doğru 5 yıllık fazla çalışma ücretinin tazminat
olarak ödenmesi isteği hakkında yeniden karar vermesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz isteminin kabulü ile İdare Mah-
kemesince verilen kararın 2577 sayılı Yasanın 49.maddesinin 1.fıkrası
uyarınca bozulmasına, anılan maddenin 3622 sayılı Yasayla değişik 3.
fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar gözönünde bulundurul-
mak suretiyle yeniden karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme-
ye gönderilmesine, karar verildi.

(DAN-DER, SAYI:82-83)
BŞ/YÖ

 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA