kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DÖRDÜNCÜ DAİRE 1994 216 1993 622 18/01/1994
 
BİR KİMSENİN SATMAK ÜZERE KENDİ NAM VE HESABINA YAPTIĞI ÖZEL İNŞAATTAN
DOLAYI ALICIDAN TAHSİL ETTİĞİ BEDEL, İSTİHKAK BEDELİ DEĞİL ANCAK SATIŞ
BEDELİ OLARAK İSİMLENDİRİLECEĞİNDEN 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN
42.MADDESİ KAPSAMINDA DÜŞÜNÜLEMEZ. BU NEDENLE DE BELİRTİLEN TÜRDE İN-
ŞAAT YAPAN YÜKÜMLÜ HAKKINDA GELİR VERGİSİ KANUNUNUN MÜKERRER 116 NCI
MADDESİNİN BEŞİNCİ FIKRASI HÜKMÜNÜN UYGULANMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI
HK.<
İnşaat-taahhüt işiyle uğraşan davacının 1989 yılına ait yıllık gelir
vergisi beyannamesini, arsa karşılığı yapmakta olduğu inşaatın bitme-
mesi nedeniyle boş olarak vermesi üzerine adına hayat standardı esa-
sına göre gelir vergisi ve geçici vergi salınmış, ağır kusur cezası
kesilmiştir. Eskişehir 1 inci Vergi Mahkemesinin 27.11.1992 günlü ve
1992/510 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun birden
fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleriyle ilgili
42 ve müteakip maddelerindeki hükümlerde inşaat işinin resmi yada özel
inşaat işi olması yolunda bir ayırım bulunmadığı dikkate alındığında
aynı kanunun mükerrer 116 ncı maddesine göre yapılacak uygulamada
inşaat işinin bitim tarihinin gözönünde bulundurulması gerektiğinden
davacının yapmakta olduğu özel inşaatın devam ettiği 1989 yılıyla il-
gili olarak yapılan cezalı tarhiyatta isabet bulunmadığı gerekçesiyle
salınan vergiler ve kesilen ağır kusur cezası kaldırılmıştır. Vergi
Dairesi Müdürlüğü, davacının yapmakta olduğu inşaat işinin Gelir Ver-
gisi Kanununun 42 nci maddesi kapsamında olmadığını ileri sürerek
kararın bozulmasını istemektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun sözü edilen 42 nci maddesi, birden
fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde, kazancın
tespit esaslarını özel şekilde düzenlemiş, diğer faaliyetlerinin ak-
sine kazancın yıllık olarak değil işin sonunda tespit edileceğini
açıklamıştır. Kanunun sonraki maddelerinde konuyla ilgili diğer özel-
likler belirtilmiştir. 43 üncü maddesinde, müşterek genel giderlerin
ve amortismanların, çeşitli işler nedeniyle dağıtılması konusu düzen-
lenirken tahsil olunan "istihkak bedellerinin" bir ölçü olarak kul-
lanıldığı görülmektedir. 94 üncü meddesinde de 42 nci madde kapsamına
giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara ödenen "istihkak bedel-
leri" nden söz edilmektedir. Bu düzenlemeler, 42 nci maddede öngörülen
rejimin uygulanmasında inşaat ve onarım işinin, başkası hesabına bir
taahhüt uyarınca yapılması gereğini ortaya koymaktadır. Zira istihkak
bedeli ödemesi, bir taahhüde bağlı olarak yapılan inşaat ve onarım
işlerinde söz konusu olabilir.
Bir kimsenin satmak üzere kendi nam ve hesabına yaptığı özel inşaattan
dolayı alıcıdan tahsil ettiği bedel, istihkak bedeli değil ancak sa-
tış bedeli olarak isimlendirilir ve 42 nci madde kapsamında düşünüle-
mez. Satışın arsa payı üzerinden yapılıp inşaatın alıcı ile akdedilen
inşaat sözleşmesine göre tasarlanması yada bu inşaatın müteahhit ile
arsa sahibi arasında kat karşılığı olarak yapıldığına dair bir anlaş-
ma olması da durumu değiştirmez. Özel inşaatlar hangi şartlarla yürü-
tülürse yürütülsün fiilen yapılan iş, inşa edilen dairelerin satışın-
dan ibarettir. Bu tür inşaatların herhangi bir kıymet imali ve satı-
şından farkı bulunmadığından, kazanç tespitinin yıllık olarak ve ma-
liyetle satış bedeli karşılaştırılmak suretiyle yapılması gerekir.
İnşaatın bağımsız bölümleri, muhtelif yıllarda satıldığında satılan
kısımla ilgili kazancın,satışın yapıldığı yılda tespiti ve beyanı gere
kecektir.
Bu durumda, kendi nam ve hesabına inşaat yapıp sattığı hususunda te-
reddüt bulunmayan davacının, yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yap-
tığı kabul edilemiyeceğinden hakkında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanu-
nunun 2772 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle eklenen mükerrer 116 ncı
maddenin beşinci fıkrası hükmünün uygulanmasına olanak bulunmadığından
hayat standardı esasına göre uygulama yapılmasında isabetsizlik gö-
rülmemiştir.
Açıklanan nedenle Eskişehir 1 inci Vergi Mahkemesinin 1992/510 sayılı
kararının bozulmasına karar verildi.
CP/ES






 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA