kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ONUNCU DAİRE 1985 1156 1982 3130 03/06/1985
 
TARSUS İLÇESİNDE MEYDANA GELEN TAHRİP VE YAĞMA OLAYLARINDA, HALKIN CAN
VE MAL GÜVENLİĞİNİN KORUNMASI ŞEKLİNDEKİ KAMU HİZMETİNİN DÜZENLENMESİ
VE İŞLEYİŞİNDEKİ YETERSİZLİK NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARLARIN İDARECE
TAZMİNİ GEREKTİĞİ HK.<
Davacı, Tarsus İlçesinde meydana gelen toplu olaylar sırasında saldır-
gan gruplarca evinin tahrip ve yağma edildiğini, traktörünün yakıldı-
ğını, toplam 668.000 lira zarara uğradığını ileri sürerek, uğradığı bu
zararın olaylarda hizmeti kusurlu işlettiğini iddia ettiği davalı ida-
rece tazminine karar verilmesini istemektedir.
Devletin başta gelen en önemli görevi kişilerin can ve mal güvenliği-
nin korunmasıdır. İdare kendisine verilen bu görevin yerine getirile-
bilmesi amacıyla önce yeterli örgütleri kurmak, bu örgütlere olayların
üstesinden gelebilecek gerekli personel ile hizmetin gereği araç ve
olanakları sağlamakla yükümlüdür. Yine idare can ve mal güvenliğine
tecavüzlerin yapılabileceği kuvvetle muhtemel olan durumlarda bu teca-
vüzlere karşı engelleyici yeterli ve etkin önlemleri de almak zorunda-
dır.
Herne kadar davalı idare, savunmasında gerekli önlemlerin alındığını,
buna rağmen olayların meydana gelmesinin önlenemediğini ileri sürmekte
ise de, güvenlik kuvvetlerinin olayların gelişmesini engelleyememiş
olmaları hali bile, gerekli önlemlerin zamanında alınmadığını veya
alınan önlemlerin yeterli ve etkin olmadığını göstermektedir.
Bu haliyle bakılan davada, meydana gelen olaylarda, halkın can ve mal
güvenliğinin korunması şeklindeki kamu hizmetinin düzenlenmesinde ve
işleyişindeki yetersizlik olarak ortaya çıkan hizmet kusurunun kabulü
zorunlu olmakta, bundan doğan zararların da hizmeti yürütmekle görevli
idarece tazmini gerekmektedir.
Davacıya ait evin, Tarsus İlçesinde meydana gelen olaylar sırasında
tahrip edildiği, yine bu olaylar sırasında davacıya ait traktörün tü-
müyle yakıldığı davalı idarece yapılan inceleme sonucu saptanmıştır.
Ayrıca davacı, olaylar sırasında evindeki bir kısım eşya ve maddelerin
de yağma ve tahrip edildiğini ileri sürmekte; adliye mahkemesinde yap-
tırdığı tesbit sırasında isimlerini verdiği tanıkların ifadelerini ka-
nıt olarak göstermektedir. Dava konusu olayın gelişimini, yağma olayı-
nın başka türlü kanıtlanmasının olanaksızlığını gözönüne alan Kurulu-
muzca, davacının, tanık ifadelerine dayanan bir kısım eşyasının yağma
edilmiş olduğu yolundaki iddiasına itibar edilmesi gerektiği sonucuna
varılmıştır.
Fakat, davacının uğradığı zarar miktarı açık biçimde saptanmış değil-
dir. Davalı idare, yerinde yaptığı inceleme sonucu, sadece evin tahri-
bi nedeniyle 15.000 lira zarar meydana geldiğini belirlemiş; diğer za-
rar kalemleri konusunda herhangi bir tesbite gitmemiştir. Davacının,
Tarsus Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırdığı tesbit sonucu düzenlenen bi-
lirkişi raporunda da, davacıya ait yanan traktörün römorkuyla birlikte
çalışır vaziyette değerinin 350.000 lira olduğu, şu anda traktör ve
römorkunun hurda demir haline geldiği belirtilmekle yetinilmiş, yanan
traktör nedeniyle meydana gelen zarar tesbit edilmemiştir. Davacı ta-
rafından adliye mahkemesinde yapılan tesbit sırasında ibraz edilip,
tanık ifadelerine dayanan listede ise, tahrip ve yağma edilen eşyala-
rın değeri 318.500 lira olarak gösterilmiş olmakla birlikte, tanıkla-
rın evdeki eşya ve maddeleri ayrıntılı biçimde bilmelerinin olanaksız
olması karşısında, bu belgeye de tümüyle itibar etmeye olanak görülme-
miştir.
Davacının uğradığı zararın bu aşamada net olarak saptanmasının olanak-
sızlığı nedeniyle Kurulumuzca, adliye mahkemesinde davacı tarafından
yaptırılan tesbite ilişkin dosyadaki tüm bilgiler ve davalı idarece
yapılan tesbit sonucu dikkate alınıp bir değerlendirme yapılması zo-
runlu görülmüş; davacının, evinin tahribi, traktörünün yakılması, bir
kısım ev eşyasının tahrip ve yağma edilmesi nedeniyle, takdiren
400.000 lira zarara uğradığı kabul edilerek, bu meblağın olayda hizmet
kusuru bulunan davalı idareden tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu olaydaki hizmet kusuru nedeniyle da-
vacının uğradığı zararların davalı idarece karşılanması gerektiğinden,
davanın kısmen kabulü ile 400.000 lira tazminatın davalı idareden alı-
nıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine
karar verildi.



(MS/MÜ)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA