kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
BİRİNCİ DAİRE 1951 25 1951 23 26/09/1951
 
5677 SAYILI AF KANUNUNUN 1.MADDESİNİN KAPSAMINA GİREN CEZA MAHKUMİYET-
LERİ NEDENİYLE DÜŞMÜŞ OLAN EMEKLİLİK HAKLARININ GERİYE GELECEĞİ HK.
(*)<
Türk Ceza Kanununun 97.maddesi (umumi af, hukuku amme davasını ve
hükmolunan cezaları bütün neticeleriyle birlikte ortadan kaldırır)
hükmünü koymuş olup 5677 sayılı Kanunun (15/Mayıs/1950 tarihinden önce
işlenen suçlar hakkında takibat yapılmaz ve (ve hükmedilmiş cezalar
infaz olunmaz), bu madde hükmü fer'i ve mütemmim cezalarla ceza mahku-
miyetlerinin neticelerinede şamildir.) ibarelerini muhtevi olan birin-
ci maddesi de aynı vechile umumi af mahiyetini haizdir. Bu maddenin
umumi af karakterini taşıdığı Yargıtay tevhidi içtihat kurulunun 11/
12/1950 gün ve II/12 sayılı kararında açıklanmış olduğu gibi bu husus,
3/8/1951 gün ve 1739 sayılı Büyük Millet Meclisi karariyle de teyit
olunmuştur.
Ceza hukuku esaslarına göre umumi af, fiile matuf olduğu için bu afla;
işlenmiş olan fiilin suç olmak vasfı zail olacağı gibi asıl ve ek ce-
zalar ve bütün ehliyetsizlikler de ortadan kalkmış olur. Yine bu kai-
denin neticesi olarak umumi afdan faydalanmış olan bir kimsenin ileri-
de tekrar bir suç işlemesi halinde mükerrir sayılmaması, affın şumulü-
ne giren bir mahkumiyetin, işlenecek yeni bir suçtan dolayı hükmoluna-
cak cezanın teciline mani olmaması lazım gelir.
Ancak, umumi affın şumulü dışında bırakılan ve esas kaidesinin istis-
nasını teşkil eden hususlar Ceza Kanununun 100 ve 110.maddelerinde
olduğu üzere kanunlarımızda tasrih ve tesbit olunmuştur. Bundan başka
inzibati bakımdan yapılan takibat ayrı bir mahiyeti haiz olduğu ci-
hetle umumi affın, bu gibi cezalara da şamil ve müessir olmaması ica-
beder. Maliye Bakanlığının tezkeresinde de işaret olunduğu üzere 1632
sayılı Askeri Ceza Kanununun 52. ve 5627 sayılı Af Kanununun 7.madde-
lerindeki tekaüt hak ve maaşlarına müteallik hükümler de ayrıca birer
istisna teşkil etmektedir.
Binaenaleyh, esas kaideye göre herhangi bir mahkumiyet sebebi ile
emeklilik hakkı sakıt olanların bu mahkumiyetleri, umumi affın şumulü-
ne girmiş iken kanuni bir hüküm ile affın mahkumiyet neticelerine sari
olamıyacağı tasrih edilmemişse, bu kimselerin ehliyetlerinin avdetini
ve emeklilik haklarının tanınmasını kabul etmek icabeder.
5677 sayılı Af Kanununun 7.maddesinin mevzuumuzla olan münasebet ve
irtibata gelince:
Kanunun 7.maddesinde, (bu Kanun hükümlerinin hakimler ve memurin ka-
nunlariyle bunlara ek Kanunda ve sair husus kanunlara tevfikan veril-
miş ve verilecek idari ve inzibati karar ve yapılmış ve yapılacak iş-
lemlere ... şumulü olmadığı) tasrih edilmiştir.
Birinci madde ile 7.maddenin yorumlanmasına mahal olmadığına dair olan
1739 sayılı Büyük Millet Meclisi kararında; hadiseye vuzuh vermek için
788 sayılı Memurin Kanununun inzibati cezalara mütedair bulunan 26 ve
memuriyetten ihracı müstelzim mahkumiyetlerden bahis olan 49.maddele-
riyle Türk Ceza Kanununun 34.maddesinin tahlil ve münakaşası yapıla-
rak, 49.madde ile 34.maddeler arasında tenazur ve irtibat bulunduğuna
işaret olunmuş ve 26.maddedeki inzibati ceza müeyyidelerinin bahsi ge-
çen maddelerle irtibat halinde olmadığı ve bu itibarla Ceza Kanunu hü-
kümlerine göre haklarında mahkumiyet kararı verilenlerden herhangi bi-
rinin aynı zamanda fer'i cezalardan mahdut olan memuriyetten mahrumi-
yet cezasına çarptırılmış da olsa haklarında Af Kanununun birinci mad-
desinin uygulanması gerekeceği ve fakat Memurin Kanununun 26.maddesi
delaletiyle verilen ihraç kararlarının idari sisteme bağlı muameleler-
den bulunması itibariyle affın şumulüne giremiyeceği neticesine varıl-
mıştır.
Görülüyor ki, 1739 sayılı kararda; Af Kanununun 7.maddesinde bahsolu-
nan kanunlardan yalnız Memurin Kanununa göre olan idari ve inzibati
karar ve işlemler mevzuu bahsedilmiş ve bu karar ve işlemlerin Af Ka-
nununun birinci maddesinin şumulüne girip girmiyeceği keyfiyeti de,
Türk Ceza Kanunundaki ceza mahkumiyetlerinin neticelerine mütedair hü-
kümlerle olan münasebet ve irtibatlarına göre tahlil ve tayin olunmuş-
tur.
Memurin Kanunu gibi mevzuu bakımından hususi bir mahiyet taşıyan Emek-
lilik Kanununa tevfikan cezai bir mahkumiyet neticesi olarak tekaütlük
hakkı sakıt olanların, Af Kanunu muvacehesindeki durumlarını inceler-
ken tekaütlük kanunlarının mahkumiyet sebebi ile iskatı hakka ve Memu-
rin Kanununun memuriyetten mahrumiyete müteallik olup yukarıda zikre-
dilen 49.maddelerini gözönünde bulundurmak faydalı görülmüştür.
1683 sayılı mülga Askeri ve Mülki Tekaüt Kanununun 2071 sayılı Kanunla
muaddel 53.maddesinde, (Alelıtlak ağır hapis cezasiyle yahut hırsızlık
emniyeti suiistimal, sahtekarlık, dolandırıcılık, yalan yere şahadet,
yalan yere yemin, cürüm tasnii, iftira, irtikap, irtişa ve ihtilas
suçlarından birinden dolayı altı ay veya daha ziyade hapis cezasiyle
ve yahut ... mahkum olan memur veya mütekaitlerin tekaüt hak ve maaş-
ları sakıt olur.) denilmiş ve Memurin Kanununun 49.maddesinde de, bir
memurun muhulli haysiyet ve namus bir cürüm ile ve alelıtlık ağır ha-
pis veya o derecede cezayı müstelzim bir fiil veya vazifesinden dolayı
laakal altı ay hapis cezasiyle mahkum olması halinde memuriyetten çı-
karılacağı yazılmıştır.
Şu hale göre, 5677 sayılı Kanunun umumi af hakkındaki birinci maddesi-
nin şumulüne giren ceza mahkumiyetleri, hem Memurin Kanununun 49. ve
hem de Tekaüt Kanununun muaddel 53.maddelerinde birbirine yakın ifade-
lerle yer almış bulunmaktadır. Maddelerin ihtiva ettikleri hükümlere
göre birisinde yazılı olan mahkumiyetler memuriyetin zevalini, diğe-
rindeki ise memur veya mütekait olması itibariyle bir taraftan memuri-
yetin zevalini, diğer taraftan da tekaüt hak ve maaşlarının iskatını
intaç etmektedir.
Yine 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 92.maddesinde de mezkur
Af Kanununun birinci maddesi şumulüne girebilecek miktar ve mahiyette
mahkumiyetlerden de bahsolunmaktadır.
Her ne kadar 1739 sayılı kararda, ceza mahkumiyetlerinin neticeleri
bakımından Memurin Kanununun 49.maddesinde yazılı mahkumiyetlere müs-
teniden memuriyetten ihraç edilenlerin ceza mahkumiyetlerinin netice-
leri itibariyle aftan istifadeleri kabul edilerek sair husus kanunlara
göre olan idari karar ve muameleler hiç mevzuu bahs edilmemiş ide de,
yukarıda arzedildiği üzere Tekaüt Kanunlarına göre emeklilik hakkının
sükutunu istilzam etmekte olup mahiyetleri itibariyle Af Kanununun bi-
rinci maddesine girebilecek cezalarla mahkum olanların durumları dahi
Memurin Kanununun 49.maddesindekilerin vaziyetlerine mümaselet arzet-
mektedir.
Çünkü, aynı nev ve mahiyette bir mahkumiyet sebebi ile tekaütlük ehli-
yetini kaybetmiş olan bir memur veya mütekaidin maruz kaldığı cezalar-
dan bir diğeri de memuriyetten mahrumiyet halidir ki, bu da Türk Ceza
Kanununun 34. maddesiyle alakalı bir hadisedir. Bu itibarla, bu kabil
kimseler hakkındaki karar ve işlemlerin Memurin Kanununun 49. madde-
sinde yazılı olanlar gibi Af Kanununun 7.maddesindeki istisnalar hari-
cinde ad ve telakki edilmesi, 1739 sayılı Büyük Millet Meclisi kararı-
nın ruh ve maksadına uygun görülmektedir.
Kaldı ki, sözü geçen Af Kanununun birinci maddesinin ikinci fıkrasında
yalnız (fer'i ve mütemmim cezalar)dan bahsedilmekle iktifa edilmiş ol-
mayıp bu tabirden sonra ayrıca (ile ceza mahkumiyetlerinin neticeleri-
ne de şamildir) ibaresi kullanılmak suretiyle Kanunun umumi af hakkın-
daki hükmü daha şumulü bir tesir husule getirecek şekilde tedvin edil-
miş bulunmaktadır.
Arzedilen sebeplere binaen, 5677 sayılı Af Kasnununun birinci maddesi-
nin şumulüne giren mahkumiyetler sebebi ile sukut etmiş olan emeklilik
haklarının avdeti lazım gelir.
Genel Kurul'un 1.10.1951 gün ve E:51242,K:51/236 sayılı kararıyla
onanmıştır. (BŞ/SE)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA