kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DÖRDÜNCÜ DAİRE 1994 3493 1993 2866 08/06/1994
 
KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 43 SERİ NOLU GENEL TEBLİĞİNİN 4-1 BÖLÜMÜ VE
ÖRNEK B'NİN, KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN MÜKERRER 25.MADDESİNE AYKIRI
OLMADIĞI HK.<
Maliye Bakanlığınca 20..1993 günlü ve 21502 sayılı Resmi Gazete'de ya-
yımlanan 43 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 4.1. bölümünün
ve örnek B'nin Kurumlar Vergisi Kanununun mükerrer 25.maddesine aykırı
olduğu iddiasıyla iptali isteminden ibarettir.
Kurumlar Vergisi Kanununa 3824 sayılı Kanunla eklenen mükerrer 25.mad-
dede, "Kurumların, kurumlar vergisinden muaf veya müstesna kazançları
ile Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39.maddesine göre indirim konusu
gelirlerinin bulunması halinde ödeyecekleri vergi; kurumlar vergisin-
den muaf veya müstesna tutulacak kazançları ile Gelir Vergisi Kanunu-
nun mükerrer 39.maddesine göre indirim konusu yapılacak gelirleri (iş-
tirak kazançları hariç) toplamına ve kurumlar vergisi matrahına, bu
kanunun 25.maddesinde yazılı oranın uygulanması suretiyle hesaplanan
verginin % 50 sinden az olamaz. Bu şekilde hesaplanan vergiden bu Ka-
nunun 25.maddesine göre hesaplanan vergi ile Gelir Vergisi Kanununun
94.maddesinin (A) fıkrasının 8 ve 15 numaralı bentlerine göre hesapla-
nan tevkif suretiyle ödenecek vergiler toplamı düşülerek, kurumların
ödeyecekleri asgari vergi farkı hesaplanır. Asgari vergi farkının doğ-
ması halinde, bu vergi bu Kanun hükümlerine göre beyan edilerek öde-
nir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Maliye ve Gümrük
Bakanlığınca tayin ve tesbit edilir" hükmü yer almıştır.
Sözü edilen maddenin verdiği yetkiye dayanılarak "asgari kurumlar ver-
gisi" nin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 43 seri nolu Kurumlar
Vergisi Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Bu tebliğin 4.1.bölümünün
ikinci parağrafında "Öte yandan vergi farkı, hesaplanan asgari kurum-
lar vergisinden, ilgili yıla ait kurumlar vergisi ile üzerinden asgari
kurumlar vergisi hesaplanan istisna ve indirim konusu yapılan gelirle-
re ilişkin olarak ödenen veya ödeyecek gelir vergisi tevkifat tutarı
düşülerek bulunacaktır. Sıfır nispette asgari kurumlar vergisine tabi
istisna ve indirim konusu kazançlar için daha önce tevkif suretiyle ö-
denen veya bundan böyle ödenecek olan gelir vergisinin asgari kurumlar
vergisinden indirilemeyeceği tabiidir" denilmektedir. Bu düzenlemeyle,
Bakanlar Kurulu tarafından asgari kurumlar vergisi oranı sıfır olarak
tespit edilen kazancın elde edildiği sektör ve faaliyetin konusu iti-
bariyle asgari kurumlar vergisine tabi olamayacağı anlaşılmakta olup,
verginin matrahına dahil edilmeyen bir tutarın üzerinde bulunan vergi
yükümünün diğer gelir kalemleri nedeniyle hesaplanacak asgari kurumlar
vergisinden mahsubunun kabul edilmemesinde Kurumlar Vergisi Kanununun
25.maddesinde yer alan hükme aykırı bir durum görülmemektedir.
Anılan 43 seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 4.2.bölümünde
yer alan düzenlemenin iptali istemine gelince; 4.2.bölümün birinci
kısmında, kurum kazancının (ticari bilançoları) bulunması ve indirim-
ler sonucu kurumlar vergisi matrahının teşekkül etmemesi halinde asga-
ri kurumlar vergisi ve vergi farkının nasıl hesaplanacağı kanuna uygun
olarak ve verilen yetki sınırları içinde düzenlenmiştir.
Ancak bölümün ikinci kısmında, genel ve objektif kurallar içermesi ge-
reken bir genel tebliğde yer alması düzenleme tekniği yönünden uygun
görülmeyecek şekilde, uygulamacılara ve idari personele, birinci kıs-
mında yer alan kuralın nasıl uygulanacağını ve varsayılan bir subjek-
tif durumdan hareketle asgari kurumlar vergisinin ve vergi farkının
nasıl hesaplanacağını gösteren bir örnek yer almaktadır. Bu örnekte
varsayılan durumda yapılan hesaplamada idare kanunda öngörülmeyen an-
cak kendi anlayışını yansıtan bir görüşü açıklamaktadır. Hernekadar bu
örneğin incelenmesinden idarenin anlayışı açıkca anlaşılmakta ise de,
bu hesaplamadan hareketle idare tarafından öngörülmek istenen kuralın
yargı yerince saptanarak ifadelendirilmesi, sonra bu kuralın yasaya
uygun bulunup bulunmadığının irdelenmesi mümkün görülmemiştir.
Tebliğdeyer alan örneğe göre işlem tesis edildiği takdirde, bunun yü-
kümlünün hukukunu etkileyeceği açık olmakla birlikte, varsayılan bir
örneğin hatalı olduğundan bahisle tebliğin kanuna aykırılığı saptana-
mayan 4.2.maddesinin tümünün iptali düşünülemez. Yükümlü, kanun ve ona
uygun olan tebliğ hükümlerine ve kendi hukuki ve fiili durumuna göre
yapacağı hesaplama üzerine beyanda bulunduğu zaman, bu beyanının teb-
liğde yer alan örnek nedeniyle kabul edilmeyerek tarhiyatın ikmal
edilmesi halinde, bu tarhiyata karşı dava açmak ve örnekte yer alan ve
davacının hukuki ve fiili durumuna göre belirlenen idare anlayışını
yargı yerine incelettirmek ve hukukunu korumak olanağına sahiptir.
Bu nedenlerle davanın reddine karar verildi.




(MT/ES)



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA