kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1994 2915 1993 2963 04/10/1994
 
EKMEK İMALİYLE UĞRAŞAN DAVACI ADINA, O.K.H. CETVELİNDE İMALATÇILAR
İÇİN ÖNGÖRÜLEN % 14 KAR HADDİ UYGULANMAK SURETİYLE TESBİT EDİLEN FARK
MATRAH ÜZERİNDEN YAPILAN İKMAL TARHİYATTA, RESMİ KURULUŞ OLAN BELEDİYE
TARAFINDAN DA KAR HADDİNİN % 14 OLARAK BİLDİRİLMESİ KARŞISINDA YASAL
İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI HK.<
Ekmekt imali ve satışıyla uğraşan davacı adına 1991 yılı için Ortalama
Kar Haddi esasına göre ikmalen salınan gelir ve gelir geçici vergileri
ne karşı açılan davayı; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 111.madde-
sinde, kısmen veya tamamen perakende satış yapan ticaret erbabı ile
imalatçıların gösterdikleri gayrisafi kazançların Vergi Usul Kanununa
göre tesbit olunan ortalama kar hadlerinin perakende satılan emtianın
maliyet bedeline uygulanması suretiyle bulunacak miktarlara göre düşük
olduğu takdirde beyan edilen gayrisafi kazançlar yerine bu suretle bu-
lunan miktarların ikmalen vergi tarhına esas alınacağının hükme bağlan
dığı, bu maddeye göre tarhiyat yapılabilmesi için tesbit edilen farklı
lık nedeniyle mükelleften izahat talep edilmesine rağmen mükellefin sü
resi içinde izahat vermemiş olması veya verdiği izahatın yeterli görül
memesi gerektiğinin hükme bağlandığı, Ortalama Kar Hadleri Cetvelinde
ekmek imalatçıları için % 14 kar oranı belirtildiği, ancak, anılan cet
velde yeralan pozisyonlar için resmi kuruluşlarca veya amirlerince kar
oranlarının belirlendiği durumlarda cetvelde yer alan kar oranı yerine
resmi kuruluşlarca veya amirlerince belirlenen kar oranlarının uygula-
nacağı, olayda ise ekmek fiyatları belediyece belirlendiğinden, Gebze
Belediye Başkanlığınca mahkemelerinin ara kararı üzerine gönderilen ce
vabi yazılarında ilgili dönemde kar oranlarının imalatçılar için % 14,
bayiler için % 9 olduğunun belirtildiği, ekmek imalatçısı olduğu tar-
tışmasız bulunan davacı adına % 14 kar oranı uygulanmak suretiyle sap-
tanan matrah farkında isabetsizlik bulunmadığı, Gelir Vergisi Kanunu-
nun mükerrer 120.maddesinde, geçici verginin yıl içinde verilen beyan-
nameler üzerinden hesaplanan vergi olduğunun belirtildiği, ikmalen ve
re'sen yapılan tarhiyatlarda geçici vergi alınacağına ilişkin ayrıca
bir düzenleme de bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul ederek gelir
vergisini onayan gelir geçici vergisini terkin eden Kocaeli Birinci
Vergi Mahkemesinin 14.9.1993 gün ve 1993/568 sayılı kararının, davacı
tarafından, tarhiyatın tamamen terkini gerektiği, Vergi Dairesi Müdür-
lüğü tarafından da, ikmal tarhiyatlarda da geçici vergi uygulanmasının
yasa gereği olduğu ileri sürülerek bozulması istemidir.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Ko-
caeli Birinci Vergi Mahkemesinin kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Da
iremizce de uygun görülmüş olup, taraflar temyiz istemlerine ilişkin
dilekçelerde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağ
layacak durumda bulunmadığından taraflar temyiz istemlerinin reddine
ve kararın onanmasına karar verildi.
AYRIŞIK OY:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120.maddesinde düzenlenen
geçici vergiyi, sıkı sıkıya beyanname verilen hallere ve beyannamede
gösterilen matraha bağlamak şeklinde tezahür eden görüşe katılmak imka
nı yoktur. Çünkü vergiye tabi gerçek gelirini doğru olarak beyan eden
mükellefe geçici vergi yüklerken hiç beyanda bulunmayan veya eksik be-
yanda bulunanı bu verginin dışında bırakmak vergi adaleti ve vergide
eşitlik ilkesi ile bağdaşmaz. Bir başka anlatımla gerçek usulde gelir
vergisine tabi ticari ve mesleki kazanç sahiplerinden gerçek gelirini
doğru olarak beyan edenleri beyan ettikleri matrah üzerinden geçici
vergi mükellefi kabul edip gelirini hiç beyan etmeyen veya eksik beyan
edenleri bu verginin yükümlüsü saymamak dolayısıyla onları bu vergiden
muaf veya müstesna tutmak anlamına gelir ki, bu konuda açık Kanun hük-
mü olmadıkça böyle bir sonuç çıkanmak hukuken de mümkün değildir.
Mükerrer 120.maddede yıllık gelir vergisi beyannamesinden söz edilmiş
olması, aynı Kanunun ticari kazanç ile serbest meslek kazançlarının
vergilendirilmesine ilişkin hükümleriyle parelellik sağlamak amacına
yöneliktir. Zira Kanunun bu kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin
hükümlerinde, bu kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen
mükelleflerin söz konusu kazançlarını yıllık olarak beyan etmeleri esa
sı yer almıştır. Kanun ticari ve mesleki kazançlarını beyan etmeyen ve
ya eksik beyan edenleri gelir vergisi dışında bırakmadığına göre aynı
Kanunun bu vergiye bağlı olarak uygulanmasını öngördüğü ve aynı Kanun-
da yer alan geçici vergiyi bundan farklı olarak düşünmek mümkün değil-
dir. Bu bakımdan sözü edilen mükerrer maddede ikmalen ve re'sen tarh
edilen vergilerin de geçici vergiye tabi olacakları yolunda ayrıca bir
hüküm aramaya da gerek yoktur. Zira Gelir Vergisi Kanunda beyana tabi
olupda eksik beyan edilen veya hiç beyan edilmeyen gelirlere de gelir
vergisi uygulancağına dair ayrıca bir hüküm yoktur.
Eksik beyan edilen veya hiç beyan edilmeyen gelirlerin ikmalen veya
re'sen vergilendirilmesi ve bunun yöntemleri 213 sayılı Vergi Usul Ka-
nununda düzenlenmiştir. Geçici vergi de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanu-
nunda yer aldığına göre geçici verginin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu-
nun kapsamı dışında olduğunu düşünmek olanaksız bulunduğundan geçici
verginin de bu Kanunun ikmalen ve re'sen tarhları düzenleyen 29 ve 30.
maddelerine tabi olması gayet doğal olduğundan mahkeme kararının geçi-
ci vergiye ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde
verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.

ŞT/ES






 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA