kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
İDARİ DAVA DAİRELERİ 1988 37 1988 37 03/06/1988
 
NAKLEN ATANMA TARİHİNDEN İTİBAREN ÜÇ YILI AŞKIN BİR SÜRE İÇİNDE HERHAN
Gİ BİR OLUMSUZ DURUMU SAPTANMADIĞI VE GENEL OLARAK MEMURİYETE ALINMA
KOŞULLARINA SAHİP OLDUĞU HALDE KAMU GÖREVLİSİNİN ASALETİ ONAYLANMAYA-
RAK KURUMU İLE İLİŞİĞİNİN KESİLMESİNDE MEVZUATA UYARLIK GÖRÜLMEDİĞİ
HK. <
Belediye Zabıta Memurluğundan, Ziraat Bankası takip memurluğuna 7.2.
1983 tarihinde naklen atanan davacının, Ziraat Bankası Personel Yönet-
meliğinin 19,40 ve 146.maddelerine göre Banka ile ilişiğinin kesilmesi
üzerine açılan dava sonucunda İdare Mahkemesi kararıyla işlemi iptal
etmiş; Ancak bu karar temyiz incelemesi sonucu Danıştay Beşinci Daire-
sinin kararı ile bozulmuştur.
İdare mahkemesinin bozma kararına uymayarak iptal kararında ısrarı üze
rine, davalı idare ısrar kararının bozulmasını ve davanın reddini iste
mektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden Hassa belediyesinden 7.2.1983 tarihin-
de davalı bankanın Hassa şubesine naklen atanan davacının, daha sonra
Muş, Malazgirt ve son olarak Niğde-Aksaray Şubesine tayin edildiği, bu
şubede görev yaparken, Bankaya naklen atanmadan önceki görevi olan Has
sa Belediyesi Zabıta Memurluğu sırasında yapmış olduğu bazı eylemlerin
den dolayım aldığı aylık kesimi ve kıdem indirimi cezalarına ve güven-
lik soruşturmasına ilişkin, özlük dosyasındaki bazı belgelerin davacı-
nın kayınpederi olan, Bankanın Hassa Şubesi Müdürü tarafından naklen
atama sırasında Genel Müdürlüğe gönderilmediği ve bu belgelerin özlük
dosyasından alındığının, soruşturma sonucu tesbit edilmesi üzerine de
dava konusu edilen işlemle görevine son verilerek Banka ile ilişiğinin
kesildiği anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi, Ziraat Bankası Personel Yönetmeliğinin 34.maddesinde,
adaylık süresinin en az altı ay en çok iki yıl olmak üzere hizmetin
özelliklerine göre tesbit edileceğinin hükme bağlandığı, buna parelel
bir hükmün daha genel bir düzenleme getiren 657 sayılı Kanunun 54.mad-
desinin 2.bendinde de yer aldığı ve "aday olarak atanmış devlet memuru
nun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz" kuralının geti
rildiği, adaylık süresinin belirli sürelerle sınırlanmasının memurun
güvenceye kavuşturulması amacıyla konulduğu ve bu sürelere uyulmasının
zorunlu olduğunu belirterek, davacının üç yılı aşkın süredir çalışmak-
ta olduğu Bankada, bu süre içinde herhangi bir olumsuz davranışı oldu-
ğuna dair bir iddia veya belge de olmadığına göre adaylııının aklktığı
nın kabulü gerektiği; Ayrıca da davacının Yönetmeliğin 18.maddesinde
sayılan şartları taşıdığı anlaşıldığından, ve davalı idarece öne sürü-
len hususların ancak ilk aşamada takdir konusu edilebileceği belirtile
rek, adaylık süresi sona erdikten sonra göreve son vermeyi gerektiremi
yeceği gerekçesiyle, dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesi ise, adaylık süresinin belirli bir süre ile
sınırlandırılmış olmasının, süre sonunda memurun kendiliğinden asaleti
nin onaylanmış sayılması sonucunu doğurmayacağı ve Ziraat Bankası Per-
sonel Yönetmeliğinin 40.maddesinde aday memurun tüm çalışma durumu,
hal ve davranışları ile memur olarak hizmetinden yararlanılıp yararla-
nılamayacağının değerlendirileceğinin öngörüldüğünden bahisle ve İdare
Mahkemesinin, davacının belediyede görev yaptığı döneme ait olan ve
idarece öne sürülen hususların, ilk atamada takdir konusu edilebilece-
ği yolundaki gerekçesini de isabetli bulmayarak idarece öne sürülen hu
susların araştırılması gerekirken, mahkemece bu konuya ilişkin belge-
ler getirtilmeden verilen kararın noksan incelemeye dayalı olduğu ge-
rekçesiyle, idare mahkemesi kararını bozmuştur.
Davalı İdare, Personel Yönetmeliğinin 40.maddesinde düzenlenen, aday
memurun tüm çalışma durumu, hal ve davranışları ile memur olarak hizme
tinden yararlanılıp yararlanılamayacağı konularında davacı ile ilgili
olarak olumsuz herhangi bir hususu öne sürmemekte, ve davacının görevi
ne son verilerek Banka ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin sebe
bini, davacının Hassa Belediyesinden naklen kurumlarına alınması sıra-
sında, bilgi fişinin gerçek dışı beyanlarla doldurulması, Belediyeden
gelen özlük dosyasındaki bazı belgelerin davacının bir yakını tarafın-
dan yok edilmesi, bu durumun da daha sonra yapılan soruşturma sonucu
Genel Müdürlüğe ulaşan özlük dosyasından anlaşılmış olduğunu açıklamak
ta ve bu halin işe alınma sırasında Bankaca yapılan değerlendirmeyi et
kilediğini belirtmektedir.
Ziraat Bankası Personel Yönetmeliğinin 18.maddesi "İşe alınmada arana-
cak genel şartlar'ı saymakta, "işe alınmada aranacak özel şartlar" baş
lığını taşıyan 19.maddesi ise "yeni alınacakların, madde 18 de sayılan
genel şartlar dışında, öğrenim derecesi, eğitim ve tecrübe, yaş haddi
ve diğer niteliklerle ilgili olarak, hizmet görecekleri kadroların gö-
rev özelliklerinde belirtilmiş olan özel şartları da taşımaları gerek-
mektedir." hükmüyle ilk atama sırasında, özel şartlar arama konusunda
Bankaya takdir hakkı vermektedir.
Esasen bir başka kamu kurumundan naklen atanan davacının, 18.maddede
sayılan genel şartları taşıdığı tartışmasızdır. Naklen atanma sırasın-
da davacının durumu ile ilgili olarak Bankanın yanıltıldığı hususuna
gelince; Davalı Bankanın savunmalarına ek olarak gönderdiği belgelerin
incelenmesinden, davacının kendi doldurduğu bilgi fişinin Belediyede
çalıştığı dönemde ve Belediye yetkili organlarınca verilen disiplin ce
zalarını belirtmediği görülmekte ise de; Bu durumun Genel Müdürlüğün
emirleri gereği inceleme yapan, Ziraat Bankası Akdeniz Bölgesi Müdürlü
ğünce hazırlanan inceleme raporu ile belirlendiği ve Genel Müdürlüğe
naklen atanma sırasında gönderilmediği öne sürülen belgelerin ve güven
lik soruşturması ile ilgili belgenin bu yazı ekinde gönderildiği anla-
şılmaktadır. Davacının, 7.2.1983 tarihinde naklen atanmasından kısa
bir süre sonra durumu anlaşıldığı halde, Banka tarafından üç yılı aş-
kın süre çalıştırıldığı ve bu arada Muş-Malazgirt Şubesindeki çalışma
ları nedeniyle kendisine Genel Müdürlük tarafından takdirname verildi-
ği de yine dava dosyasında bulunan belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda işe alındıktan kısa bir süre sonra davacının durumundan ha-
berdar olan davalı idarece, aradan üç yıllık bir süre geçtikten sonra,
Personel Yönetmeliğinin 19,40 ve 146.maddelerine dayanılarak davacının
görevine son verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, İdare
Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verildi.
KARŞI OY: Dava dosyasının incelenmesinden, davacının aday memur olarak
işe alındığı ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte de henüz
asaletinin onaylanmadığı anlaşılmaktadır.
Adaylığın belirli süre ile sınırlandırılmış olması, süre sonunda memu-
run asaletinin kendiliğinden onaylanması sonucunu doğurmayacağından;
adaylık süresi içinde, kurumun "aday memuru değerlendirme" yetkisi bu-
lunmaktadır.
Bakılan davada, davalı idarece değerlendirmeye alınan ve sonuç olarak
davacının banka ile ilişiğinin kesilmesi işleminin sebebini oluşturan
hususların yargılama yapan mahkemece de değerlendirilmesi gereklidir.
İdari Yargı yerinin bu değerlendirmeye yapabilmesi için ise konu ile
ilgili soruşturma dosyalarının incelenmesi zorunludur. Danıştay Beşin-
ci Dairesi kararında açıklandığı üzere İdare mahkemesi kararı noksan
incelemeye dayalı olduğundan, bozulması gerektiği oyu ile karara kar-
şıyız.
KARŞI OY: Dava dosyasının incelenmesinden davacının naklen atanma sıra
sında kendisinin doldurduğu bilgi fişinin gerçeğe aykırı bilgiler içer
diği, özlük dosyasında atanma sırasında aleyhine sonuç doğuracak belge
lerin kayınpederi aracılığıyla yok edildiği ve davalı kurumun bu şekil
de yanıltılarak atama işleminin gerçekleşmesinin sağlandığı anlaşılmak
tadır.
Ziraat Bankası Personel Yönetmeliğinin 146.maddesi ise herhangi bir sü
re kaydı koymadan ve memurun, aday memur olup olmaması durumunda da
herhangi bir ayrım getirmeden, işe alınma şartlarından birini taşımadı
ğı sonradan anlaşılan personelin banka ile ilişiğinin kesileceğini hük
me bağlamaktadır.
Bu durumda davacının gşrevine son verilmesine ilişkin işlem mevzuata
uygun olup davanın reddi gerekirken İdare Mahkemesince iptali yerinde
görülmediğinden, kararın bu nedenle bozulması oyuyla onanmasına karşı-
yız.



RD/YÖ
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA