kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
ÜÇÜNCÜ DAİRE 1997 4438 1996 5654 10/12/1997
 
LİMİTED ŞİRKETİN ORTAĞI VE KANUNİ TEMSİLCİSİ OLAN DAVACININ ŞİRKETE A-
İT AMME BORCUNDAN 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNUNUN 10. VE 6183 SAYILI
AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNUN 35 VE MÜKERRER 35.
MADDELERİ UYARINCA SORUMLU TUTULARAK TAKİBİNE ANCAK KENDİSİ ADINA DÜ-
ZENLENMİŞ BİR ÖDEME EMRİ İLE BAŞLANABİLECEĞİ USULÜNE UYGUN DÜZENLENMİŞ
BİR ÖDEME EMRİ OLMADAN DAVACININ ŞAHSİ MALVARLIĞINA HACİZ UYGULANAMA-
YACAĞI;
DAVA DİLEKÇESİNDE KALDIRILMASI TALEP EDİLMEYEN HACZİN İDARENİN SAVUN-
MASINA VERİLEN CEVAP DİLEKÇESİNDE KALDIRILMASININ TALEP EDİLMESİ DAVA-
NIN GENİŞLETİLMESİ MAHİYETİNDE OLDUĞU HK.<
Ortağı ve müdürü bulunduğu ... Gıda San. ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin vergi
borçları nedeniyle davacının özel otomobillerine uygulanan haciz işle-
mine karşı açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi
ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mü-
kerrer 35. maddesi hükümlerine göre,şirketin ödenmeyen vergi borcundan
kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmeleri, vergi yasalarına göre
vergi ödevlerini yerine getirmemiş olmalarına bağlı olduğu, uyuşmazlık
konusu dönemde %90 hisse ile şirket ortağı ve müdürü olduğu anlaşılan
davacının, kanuni temsilcisi bulunduğu şirket adına tahakkuk eden amme
alacaklarının zamanında ödenmemiş olmasından sorumlu olduğunun açık
bulunduğu, olayda, ... Gıda San. ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin muhtelif dö-
nemlere ilişkin vergi borcunun öncelikle şirket tüzel kişiliğinden
tahsili amacıyla şirketin kanuni temsilcisi davacı tarafından teminat
olarak gösterilen menkul mallara ... günlü ve ... sayılı haciz tutana-
ğı ile haciz tatbik edilerek yediemin sıfatıyla şirket yetkilisine
teslim edildiği, ancak, haczedilen mallar teslim alınmak üzere, şirke-
tin bilinen adresine muhtelif tarihlerde gidildiğinde, şirketin taşın-
mış olduğunun, bilen ve tanıyana rastlanılmadığının ve haczedilen mal-
ların teslim alınmasının mümkün olmadığının mahalle muhtarı nezdinde
düzenlenen tutanakla tespiti üzerine haczedilen menkul malların satı-
şının yapılamaması nedeniyle davacının adına kayıtlı ... ve ... plaka-
lı özel araçlarına haciz uygulandığının anlaşıldığı, davacı her ne ka-
dar kanuni temsilci olması sıfatıyla kendisine ödeme emri tebliğ edil-
mediğini ileri sürmekte ise de; 6183 sayılı Kanunun 8. maddesinde, hi-
lafına bir hüküm bulunmadıkça tebliğin yapılmasında Vergi Usul Kanunu
hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup Vergi Usul Kanununun 94.
maddesinde ise, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine,
umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağının, tüzel
kişilere yapılacak tebliğin bunların başkan,müdür veya kanuni temsil-
cisine yapılmasının yeterli olduğunun hükme bağlandığı, bu durumda
vergi borçlarının şirketten tahsili imkanı ortadan kalktığı gerekçe-
siyle şirket müdürü ve sorumlu kişi olan davacı,şirketin bir ortağı
gibi düşünülerek adına ayrıca, kesinleşmiş kamu alacağının bildirimi
sayılan ödeme emri düzenlenmesine ve tebliğ edilmesine gerek bulunma-
dığından bu yöndeki iddialarının yerinde görülmediği, bu nedenle dava-
cının araçlarına uygulanan haciz işleminde yasaya aykırılık bulunmadı-
ğı gerekçesiyle reddeden İçel Birinci Vergi Mahkemesinin ... günlü ve
1996/380 sayılı kararının; ödeme emirlerinin ve haciz varakasının şir-
ket adına düzenlendiği, davacı adına yapılmış bir işlemin bulunmadığı
ileri sürülerek bozulması istemidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. ve 6183 sayılı Amme Alacak-
larının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35. maddesine göre, tü-
zel kişinin vergi borçlarından kanuni temsilcinin sorumlu tutulabilme-
si için öncelikle, kamu alacağının boçlu olan tüzel kişiliğin malvar-
lığından tahsilinin kısmen veya tamamen imkansız hale gelmiş olması,
bu durumun 6183 sayılı Kanunun 75. maddesine göre düzenlenecek aciz
fişi ile saptanması, daha sonra aynı Kanunun 54,55,58 ve 62. maddele-
rindeki düzenlemeye uygun olarak kanuni temsilci adına ödeme emri dü-
zenlenerek amme alacağının cebren tahsiline başlanması gerekmektedir.
Kendisine ödeme emri tebliğ edilen kanuni temsilci 7 gün içinde
amme borçlarını ödeyebileceği gibi mal bildiriminde de bulunabilir.
Borcun ödenmemesi halinde tahsil dairesi, mal bildiriminde gösterilen
veya kendisinin tespit ettiği menkul ve gayrimenkul mallar ile alacak
ve haklarını amme alacağının miktarına uygun bir şekilde haczedebilir.
Bir başka anlatımla, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen vergi
borcunun tahsili için önce ödeme emri düzenlenerek kanuni temsilciye
tebliğ olunması, ödeme emrinde gösterilen hususların yerine getirilme-
mesi halinde ödeme emrinden sonraki aşamada kanuni temsilcinin malla-
rına haciz uygulanması gerekmektedir. Ödeme emri düzenlenmeden doğru-
dan kanuni temsilcinin malvarlığına haciz konulmasına hukuken olanak
bulunmamaktadır.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; ... Gıda San.ve Dış Tic.
Ltd. Şti'nin ortağı ve kanuni temsilcisi bulunan davacı adına ödeme
emri tanzim edilmediği, haciz varakası ile haciz tutanağının da davacı
adına değil adı geçen şirket adına düzenlendiği anlaşıldığından, dava-
cının ... plakalı özel otomobiline uygulanan haciz işleminde kanuna u-
yarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan; davacı dava dilekçesinde sadece ... plakalı ö-
zel otomobiline uygulanan haciz işleminin kaldırılmasını istemiş, daha
sonra idarenin savunmasına verdiği cevapta, ... plakalı özel aracı ü-
zerindeki haczin de kaldırılmasını talep etmiş ise de, bu talep dava-
nın genişletilmesi mahiyetinde olduğundan mahkemece bu hususun da dik-
kate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İçel Birinci
Vergi Mahkemesinin 28.6.1996 günlü ve 1996/380 sayılı kararının bozul-
masına, karar verildi. (MT/ES)



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA