kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
YEDİNCİ DAİRE 1992 5649 1988 3330 20/11/1992
 
KATMA DEĞER VERGİSİNİN, YANSITMALI VERGİ OLMA ÖZELLİĞİ NEDENİYLE İZA-
LE-İ ŞUYU İÇİN AÇIK ARTIRMA YOLUYLA SATIŞ SONUCUNDA TAŞINMAZI SATIN
ALAN DAVALI ÜZERİNDE VERGİ YÜKÜ KALACAĞINDAN, VERGİNİN YÜKÜMLÜSÜ BAŞ-
LANGIÇTA SATIŞI YAPAN İCRA MEMURU İSE DE; KESİN SATIŞ BEDELİ ÜZERİNDEN
TAHAKKUK ETTİRİLEN KATMA DEĞER VERGİSİNİ YÜKLENEN DAVALININ DAVA AÇMA
HAKKI BULUNDUĞU HK.<
Davacının paydaşı bulunduğu taşınmazın, izale-i şuyu (ortaklığın gide-
rilmesi) yoluyla açık artırma ile satışı sonucunda, kesin satış bedeli
üzerinden ihtirazi kayıtla ödediği katma değer vergisinin red ve iade-
si istemiyle açtığı davayı; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
1/3-d maddesinde, müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan
satışların katma değer vergisine tabi olduğu, 8.maddesinde de, katma
değer vergisi mükellefinin kimler olduğunun tek tek sayıldığı ve aynı
Kanunun 23/d maddesinde ise, gümrük depolarında ve müzayede salonların
da yapılan satışlarda kesin satış bedelinin katma değer vergisinin
matrahı olacağı hükmünün yer aldığı, 15 seri Nolu Katma Değer Vergisi
Genel Tebliğinin müzayede mahallinde yapılan satışlar başlığını taşı-
yan 1.fıkrasında, cebri icra, izale-i şuyu, ipoteğin paraya çevrilme-
si, pazarlık ve diğer şekillerdeki satışların katma değer vergisine
tabi olduğu, müzayede mahallinde yapılan bu satışlarda verginin mükel-
lefinin satışları düzenleyen özel veya resmi kişi ve kuruluşlar oldu-
ğunun belirtildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 2686 sayılı Kanu-
nun 50.maddesiyle değişik 377.maddesinde, mükellefler ve kendilerine
vergi cezası kesilenlerin tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara
karşı vergi mahkemesinde dava açabileceğinin hükme bağlandığı, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idari davaların idarenin
yürütülmesi zorunlu idari işlemleri aleyhine açılabileceği, olayda ise
idarece yükümlü adına davaya konu olabilecek idari işlem niteliğinde
tesis edilmiş bir işlem olmadığı gibi, davacı tarafından da işlem te-
sisi yolunda idareden istemde bulunulmadığı, bu nedenle açılan davanın
incelenemeyeceği, bu durumda, mükellef olmayan davacı tarafından dava
açılmasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle incelemeksizin reddeden
İstanbul 7.Vergi Mahkemesinin 25.2.1988 günlü ve 1988/253 sayılı kara-
rının; vergiyi ödeyen ve menfaati ihlal edilen kişi olarak davayı aç-
mada haklı bulunduğu, Kanun hükmüne dayanmayan ve ancak Bakanlık teş-
kilatını bağlayıcı nitelikte bulunan katma değer vergisi genel tebli-
ğine dayanılarak mükellefiyet tesis edilemiyeceği, izale-i şuyu sure-
tiyle yapılan satışlar, daha önceden belirlenmiş bir mahalde yapılma-
dığı gibi, devamlılık arzetmediğinden, müzayede mahallinde yapılan sa-
tışların kapsamı dışında kaldığı, bu nedenle katma değer vergisine ta-
bi tutulamayacağı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Uyuşmazlık; İzale-i şuyu (Ortaklığın giderilmesi) amacıyla yapılan
açık artırma sonucunda paydaşı bulunduğu taşınmazı satın alan davacı-
dan, kesin satış bedeli üzerinden katma değer vergisi tahsil edilmesi
üzerine açılan davaya ilişkin bulunmaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1.maddesinin 3/d.bendinde
"müzayede mahallinde yapılan satışların" katma değer vergisine tabi
olduğu belirtilmiş, "mükellef" başlığını taşıyan 8/1.maddesinde, ver-
ginin mükellefi ayrı ayrı bentlerde gösterildiği halde, müzayede ma-
hallinde satışlara bu bentlerde yer verilmemiştir.
Aynı Kanunun "vergi sorumlusu" başlığını taşıyan 9.maddesinde ise,
mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezinin
ve merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde
Maliye ve Gümrük Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınma-
sı amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları veya diğer ilgili
bir şahsı verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hükme bağlanmış-
tır.
Nitekim, sözü geçen Bakanlığın 15 seri numaralı genel tebliğinin "mü-
zayede mahallinde yapılan satışları" başlığını taşıyan bölümünün 4.
bendinde, "söz konusu satışlar dolayısıyla kanunun 40.maddesi gereğin-
ce sürekli beyanname veren mükellefler dışında kalan resmi kuruluşlar
tarafından bu şekilde tahsil edilen katma değer vergisinin, yetki ala-
nı içerisinde bulunan vergi dairelerine en geç 7 (yedi) gün içinde
ödeneceği, ancak tahsilat tutarının 50.000 lirayı aşması halinde, bu
süre beklenilmeksizin ertesi gün mesai saatinin bitimine kadar ödenme-
sinin zorunlu olduğu öngörülmüş; sürekli katma değer vergisi beyanna-
mesi veren mükellefler dışında kalan resmi kuruluşların sorumlu olaca-
ğı kabul edilmek suretiyle uygulamaya yön verilmiştir.
Genel olarak, müzayede mahallinde, açık artırma suretiyle yapılan sa-
tışlarda, satışı yapan kişi veya kuruluşun mükellef sayılması doğal-
dır. Ancak, olayda olduğu gibi, bir kamu görevlisi durumunda olan icra
memurunun yaptığı kamu hizmetinden dolayı mükellef tutulmasının "mü-
kellefiyet" kavramı ile bağdaşmayacağı kuşkusuzdur. Böyle bir durumda
satışı yapan memur ile kurulan işlem arasında bir menfaat ilişkisi de
bulunmamaktadır.
Katma değer vergisi yansıtmalı bir vergidir. Verginin yükümlüsü baş-
langıçta satışı yapan icra memuru ise de, verginin "yansıtılabilirlik"
özelliği nedeniyle vergi yükü, izale-i şuyu (ortaklığın giderilmesi)
için açık artırma yoluyla yapılan satış sonucunda taşınmazı satın alan
davacının üzerinde kalmaktadır. Bu durumda, kesin satış bedeli üzerin-
den tahakkuk ettirilen katma değer vergisini yüklenen ve ihtirazı ka-
yıtla ödeyen davacı, mükellef durumundadır.
Öte yandan, Verginin tarh, tahakkuk ve tahsili birer idari işlemdir.
Satış bedeli üzerinden tahakkuk ettirilen ve bu tahakkuka dayanılarak
tahsil edilmiş katma değer vergisinin geri verilmesi istenildiğine gö-
re, mahkemece yazılı gerekçe ile ortada yürütülmesi zorunlu bir işle-
min bulunmadığı sonucuna varılmasında da isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi ka-
rarının bozulmasına karar verildi.
(MT/NÇ)
 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA