kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY Karar Yılı Karar No Esas Yılı Esas No Karar Tarihi
DOKUZUNCU DAİRE 1993 35 1992 2668 12/01/1993
 
FATURA DÜZENLENMEDİĞİNE İLİŞKİN SOMUT BİR TESPİT OLMADAN ÖZEL USULSÜZ-
LÜK CEZASI KESİLEMEYECEĞİ HK.<
Teneke kutu imalatı işiyle uğraşan davacının 1986 dönemi hesaplarının
incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna göre re'sen salınan Da
hili Tevkifat ile kesilen kaçakçılık ve özel usulsüzlük cezasının ter-
kini istemiyle açılan davanın; yükümlünün imzasını taşıyan tutanakla 8
adet nakliye faturasına dayanılarak 16.735 kg. levha tenekeyi fatura-
sız aldığı ve imalatında kullanıldığı, teneke imalatındaki firenin biz
zat kendi beyannameye göre ve lehine hareket edilerek bildirdiği nis-
pet üzerinden hesaplama yapıldığı, Ege Sanayi Odasınca bildirilen fire
nispetlerinin standart ölçülere göre belirlendiği, oysa davacının ken-
di işyerindeki üretimle ilgili olarak ne miktar fire verildiğini en
iyi kendisinin bileceği, ibraz ettiği ve kayıt dışı kaldığını ileri
sürdüğü farturaların incelenmesinden faturalardaki alınan malın mikta-
rı, alış tarihi gibi hususlar dikkate alındığında, bu faturaların taşı
ma faturalarıyla belirlenen mal alışına ilişkin faturalar olmadığının
anlaşıldığı, netice itibariyle 13.330.615 liralık hasılat farkı için
hasılat belgesi (fatura, perakende satış fişi) düzenlemediği ve dolayı
sıyla bu hasılatla ilgili olarak hesaplanan katma değer vergisine bağ-
lı olarak bulunan 677.639 lira dahili tevkifatın zamanında tahakkuk
ettirilmeyerek vergi ziyaına sebebiyet verildiği, ayrıca 13.330.615
liralık hasılat ve dönem içinde satın aldığı 6.024.600 liralık emtia
için belge düzenlenmediği gerekçesiyle kesilen özel usulsüzlük cezasın
da da yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile reddine ilişkin Ver
gi Mahkemesi kararının bozulması isteminden ibarettir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesinin (B) fıkrasında; ger-
çek usulde gelir vergisine tabi ticari, zirai ve mesleki kazanç sahip-
leri ile adi ortaklıklar, kollektif şirketler ve adi komandit şirketle
rin aşağıda belirtilen esaslara göre dahili tevkifat yaparak vergi dai
resine ödeyecekleri belirtilmiş ve dahili tevkifatın uygulanma esasla-
rına yer verilmiştir.
94.maddenin sözü edilen (B) fıkrasının son bentlerinde cari vergilen-
dirme dönemi içinde elde edilen, ticari, zirai ve mesleki kazanç üze-
rinde bu maddenin (A) fıkrası uyarınca tevkif edilmiş bulunan gelir
vergisinin, ödendiği belgelendirilmek kaydıyla ödenmesi gereken dahili
tevkifattan mahsup edileceği, mükelleflerin bu madde uyarınca dahili
tevkifata ait ödemelerinin toplamının cari takvim yılına ait yıllık ge
lir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup
edileceği, mahsubu yapılan miktarın hesaplanan gelir vergisinden fazla
olması halinde de aradaki farkın müteakip dönemlere ilişkin olarak ya-
pılması gereken dahili tevkifata ait ödemeye mahsup edileceği hükme
bağlanmıştır.
Madde hükmünde belirtildiği üzere, yapılması öngörülen dahili tevkifa-
tın, cari vergilendirme dönemi ile ilgili olarak verilen beyanname üze
rine hesaplanan gelir vergisinden mahsubuna cevaz verilmekte, bu haliy
le dahili tevkifat, mükelleflerin "vergi sorumlusu" sıfatıyla değil,
kendileri tarafından ödeyecekleri peşin bir vergiden ibaret bulunmakta
dır. Madde hükmünde, geçmiş dönemlere ait işlemler üzerinden dahili
tevkifat yapılacağı öngörülmediği gibi, cari vergilendirme dönemindeki
işlemler üzerinden yapılan dahili tevkifatın cari vergilendirme dönemi
ni takip eden dönemlere ait gelir vergisinden mahsup edileceğine dair
bir hüküm de yer almamıştır.
Bu hale göre, peşin bir vergi niteliği taşıyan dahili tevkifatın sonuç
ta yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan
gelir vergisinden mahsubu gerekli olup, mahsup edilemeyen bir dahili
tevkifatın vergi mükerrerliğine yol açacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan yıllık kurumlar ve gelir vergisi yönünden ikmalen veya re'
sen tarhiyat yapılması hallerinde dönem matrahı yeniden oluşacağı ci-
hetle, sonradan dahili tevkifat adı altında bir ek vergi salınmasının
aynı şekilde vergi mükerrerliği doğuracağı kaçınılmazdır.
Olayda, uyuşmazlık dönemine ilişkin olarak yükümlü adına cezalı olarak
yapılan gelir vergisi tarhiyatının vergi mahkemesince 7.306.015 lira
matrah üzerinden kaçakçılık cezalı olarak onanmış olması nedeniyle bu
dosyadaki uyuşmazlık konusu kaçakçılık cezalı dahili tevkifatın onanma
sı mükerrerliğe yol açacağından vergi mahkemesince tarhiyatın onanma-
sında yasal isabet görülmemiştir.
Vergi mahkemesi kararının temyize konu olan özel usulsüzlük cezası ile
ilgili hüküm fıkrasına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3239 sayılı Kanunun 26.maddesiyle deği
şik 353/1.maddesinde, 232,234,235 ve 236.maddeler gereğince verilmesi
ve alınması icap eden fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile
serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan her birine, her fa-
tura, gider pusulası, müstahsil makbuzu için 5000 liradan (çiftçilerde
500 liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken mebla
ğın yüzde üçü (çiftçiler için yüzde biri) nispetinde özel usulsüzlük
cezası kesileceği ve aynı fıkranın son paragrafında da, bir takvim yı-
lı içinde her bir belge nev'ine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda
yazılı usulsüzlükler için kesilecek ceza toplamının 2.500.000 lirayı
geçemeyeceği açıklanmıştır.
Madde hükmünde açık olarak belirtildiği üzere, özel usulsüzlük cezası
kesilebilmesi, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest
meslek makbuzu verilmediğinin ve alınmadığının açık, mükellef bağlaya-
cak, hukuken itibar edilebilecek biçimde somut olarak tespiti zorunlu-
dur.
Olayda ise, teneke kutu imalatı işiyle uğraşan davacının, ilgili dönem
hesaplarının incelenmesi sonucu randıman yöntemi uygulanarak bulunan
hasılat farkının defter ve kayıtlarına intikal ettirilmemesinin fatura
düzenlenmediğine de kanıt olacağı varsayımından hareketle özel usulsüz
lük cezası kesilmiş olup, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerekti-
ren eylemin varlığını kanıtlar biçimde herhangi bir somut tespit yapıl
madığından kesilen cezayı onayan vergi mahkemesi kararında bu yönden
de yasaya uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Aydın Vergi Mahkemesinin 7.10.1988 gün ve 1988/
839 sayılı kararının bozulmasına karar verildi.

BŞ/SE



 

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA