kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2005/1547 E.N , 2005/2291 K.N.


Özet
DAVACININ, DAVANIN DEVAM ETTİĞİ SIRADA VEFAT ETMİŞ OLDUĞU, ATAMA İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİYLE AÇILAN BU DAVADA VERİLECEK KARARIN YALNIZCA ÖLEN DAVACIYI İLGİLENDİRDİĞİ VE MİRASÇILARIN HUKUKU BAKIMINDAN TEREKEYE DEVREDİLEBİLECEK BİR MENFAATİN BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesine göre davacının mirasçıları vekilinin duruşma istemi kabul edilmeyerek ve dosyanın tekemmül etmiş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki talebi görüşülmeksizin dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, davanın açıldığı 31.8.2000 tarihinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabifim Dalı Öğretim üyesi olan Prof.Dr. ... tarafından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalında Yardımcı Doçent kadrosuna Dr. ...'un atanmasına ilişkin İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İstanbul 2. İdare Mahkemesi 25.6.2003 günlü, E:2000/1054, K:2003/825 sayılı kararıyla; davacı Prof.Dr. ...'ün 28.11.2002 günü vefat ettiği anlaşılmakla İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.1.2003 günlü Veraset İlamında belirtilen yasal mirasçılarının 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi hükmü uyarınca davacı yerine ikamesine, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneğinin de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 53 ve 57. maddeleri uyarınca davacılar yanında müdahil olarak davaya katılmasına karar verilerek, Yrd.Doç.Dr. ...'un doktora tezi dışında en az beş özgün çalışmasının incelenmesi gerekirken, doktora tezi ile birlikte dört çalışmasının incelenmesinin usul yönünden hukuka aykırı olarak eksik çalışmaların incelenmesi suretiyle oluşan iki olumlu bir olumsuz görüşü inceleyerek adayın yayınlarının atama kriterlerine bilimsel yönden uymadığı yönündeki ... günlü, ... sayılı Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun olumsuz görüşüne rağmen İstanbul Üniversitesi Rektörü tarafından Yardımcı Doçentlik kadrosuna atanmasının hukuka aykırı bulunduğu, öte yandan, ilgilinin bilimsel yeterliliğinin belirlenmesi yönünde İstanbul Bölge İdare Mahkemesince talimat yoluyla Ankara 6. İdare Mahkemesine yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda da, adayın incelenen çalışmalarının bilimsel yönden yetersiz olduğu ve Dr. ...'un herhangi bir hukuk fakültesinde öğretim üyeliğine atanmasının yerleşik akademik standartlar bakımından uygun olmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı idarece adayın mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle üniversitede 10 yıl süreyle çalışması gerektiği ileri sürülmekte ise de, bilimsel yeterlilik ve kriterlerin arandığı akademik kariyer yükselmelerinde bu durumun dikkate alınması mümkün bulunmadığından, davalı idarenin bu yöndeki iddiasına da itibar edilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.

Anılan karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Danıştay Sekizinci Dairesinin 20.5.2004 günlü, E:2003/5336, K:2004/2341 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. maddesinin birinci bendinde, "dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmüne, aynı maddenin 2. bendinde de, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği hükmüne yer verilmiş olduğu, dosyanın incelenmesinden, davanın 31.8.2000 tarihinde açıldığı, davacının dava sürerken 28.11.2002 tarihinde vefat etmesi üzerine 28.1.2003 günlü veraset ilamında belirtilen yasal mirasçılarının başvuruları üzerine davacı < yerine davayı ikamelerine Mahkemece karar verilerek, davanın esastan incelendiğinin anlaşıldığı, olayda, davanın devam ettiği sırada davacının ölmesi nedeniyle terekeye devredilebilecek kişisel bir menfaat ihlali bulunmadığından, davanın yasal mirasçılar tarafından takip edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda, davanın yalnız ölen davacıyı ilgilendirdiği gözönüne alınarak dilekçenin iptaline karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesinde usul hukukuna uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de; İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak aynı gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.
Davalı idare, İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E:2004/2246, K:2004/2686 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Temyiz aşamasında, davacının mirasçıları vekili tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasında bulunulmuş ise de, bu iddia ciddi bulunmayarak, temyiz incelemesine geçilmiştir.
Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararında belirtildiği gibi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesinin 1. ve 2. bentlerine göre, dava esnasında davacının ölümü halinde, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptaline hükmedileceği, bakılan bu davada, davacının, davanın devam ettiği sırada 28.11.2002 tarihinde vefat etmiş olduğu, davaya konu olan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalında Yardımcı Doçent kadrosuna, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünce yapılan atama işleminin, yalnızca davanın açıldığı tarihte aynı Anabilim Dalında Öğretim Üyesi bulunan davacı ile ilgisi bulunduğu, bu davada verilecek kararın yalnızca ölen davacıyı ilgilendirdiği ve mirasçıların hukuku bakımından terekeye devredilebilecek bir menfaatin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın yalnız ölen davacıya ilgilendirmesi nedeniyle dilekçenin iptaline karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince davanın ölen davacı yerine mirasçıların ikame edilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenerek verilen ısrar kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, davaya konu işlemin iptali istemiyle dava açma hakkına sahip olduğu anlaşılan Öğretim Üyeleri Derneğinin de bu davayı takip hakkının bulunduğundan sözedilemeyeceği açıktır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 31.12.2004 günlü, E:2004/2246, K:2004/2686 sayılı kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın adıgeçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6.10.2005 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Dava, davanın açıldığı tarihte İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı öğretim üyesi olan Prof. Dr. ... tarafından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalında yardımcı doçent kadrosuna ...'un atanmasına ilişkin istanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nün ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Davanın devamı sırasında davacının vefatı üzerine mirasçıları, 28.1.2003 tarihinde kayda giren dilekçelerinde; ..,'ün açtığı bu davanın, davalı idarenin murisleri aleyhine tesis ettiği bir dizi disiplin cezasının sebebi ve başlangıç noktası olduğunu, önce yönetim görevinden ayırma cezası verildiğini, yine bu dava ile bağlantılı olarak olumsuz sicil işlemi tesis edildiğini, daha sonra uyarma cezası verildiğini, sonrasında davalı Rektörlüğün bunlarla yetinmeyip Yüksek Disiplin Kurulundan üniversite öğretim üyeliğinden çıkarılmasını talep ettiğini, ancak Kurulun bu yönde bir karar almadığını, verilen disiplin cezalarına ve olumsuz sicil raporuna yönelik açılmış davalar olduğunu belirterek, ...'ün kişilik haklarını zedeleyen ve kendisini hasta iken ağır ve haksız ithamlara maruz bırakan bu işlemlere karşı mirasçıları olarak maddi ve manevi tazminat haklarını kullanacaklarını ifade etmiş olup, İdare Mahkemesince, davacının mirasçılarının, miras hukukundan kaynaklanan maddi ve manevi hakları bulunduğu gerekçesiyle 2577 sayılı Kanunun 26. maddesine göre davayı takip ve yenileme taleplerini yerinde bularak, mirasçılarının ...'ün yerine davacı olarak ikame edilmesine karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın esası incelenmiştir.
Bakılan davanın yalnız ölen davacıya değil, maddi ve manevi tazminat davası açma hakları bulunan mirasçılarını da ilgilendirmesi nedeniyle, İdare Mahkemesince, davacı ...'ün yerine mirasçıları davacı olarak ikame edilmek suretiyle uyuşmazlığın esasının incelenmesi hukuk ve usule uygun olup, uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararının temyizen incelenmek üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyu ile aksine verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA