kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2004/93 E.N , 2007/2254 K.N.

İlgili Kavramlar

MALULİYET DURUMU
DUL-YETİM VE ŞEHİT AYLIKLARI

Özet
5434 SAYILI T.C. EMEKLİ SANDIĞI KANUNU'NUN EK 13. MADDESİYLE, 5 YIL FİİLİ HİZMETİ DOLDURDUKTAN SONRA VEFAT EDEN İŞTİRAKÇİLERİN, ÖLÜM TARİHİNDE MALÛL VE MUHTAÇ OLAN EŞ VE ÇOCUKLARINA AYLIK BAĞLANMASI ESASI GETİRİLMİŞ OLUP; DUL EŞİN, İŞTİRAKÇİNİN ÖLDÜĞÜ TARİHTEN SONRAKİ BİR TARİHTE MALÛL VE MUHTAÇ DURUMA DÜŞMESİ HALİNDE, EK: 13. MADDE UYARINCA DUL EŞE AYLIK BAĞLANMASI OLANAĞININ BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Davacının muhtaç olduğundan bahisle kendisine dul aylığı bağlanması yolundaki isteminin reddine ilişkin 26.11.1997 günlü işlemin iptali istemiyle açılan davada; Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onbirinci Dairesinin 3.5.2001 günlü, E:2000/6106, K:2001/1096 sayılı bozma kararına uyulmayarak, dava konusu işlemin iptali, bu işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve davanın açıldığı tarihten itibaren faiz uygulaması yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan 11,7.2003 günlü, E:2003/862, K:2003/990 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Pınar Kara'nın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile, Mahkeme ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ülkü Özcan'ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'ncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, gereği görüşüldü;

Dava; davacının muhtaç olduğundan bahisle kendisine dul aylığı bağlanması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin 26.11.1997 günlü işlemin iptali ile bağlanacak aylığın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Ankara 7. İdare Mahkemesi 8.10.1998 günlü, E:1998/69, K: 1998/823 sayılı kararıyla; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunun 1239 sayılı Kanunla getirilen EK 13.maddesinde, fiili hizmet süresi 5 yılı doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin ölüm tarihinde; başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl ve muhtaç bulunan dul eşleri ile çocuklarına yazı ile Sandığa müracaatlarını takip eden aybaşından itibaren 15 yıl hizmet süresi üzerinden 69. maddedeki esaslara göre dul ve yetim aylığı bağlanacağının hükme bağlandığı, dava dosyasının incelenmesinden, davacının 16.10.1971 tarihinde vefat eden eşi nedeniyle, 29.8.1996 tarihinde Konya Devlet Hastanesinden aldığı sağlık kurulu raporu ile dul aylığı bağlanması istemiyle davalı idareye yaptığı başvurusunun, davalı idarece anılan sağlık kurulu raporunun 1239 sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve davanın bu işleme karşı açıldığınım anlaşıldığı, sözü edilen yasa hükmündeki "ölüm tarihinde" ibaresinin dar anlamda yorumlanmaması gerektiği, sınırlı bir yorum benimsenmesinin sosyal güvenlik ve eşitlik kavramıyla da bağdaşmayacağının açık olup, burada önemli olan hususun davacının çalışamayacak durumda olduğunun doğru ve kesin olarak saptanması olduğu, yasadaki "ölüm tarihinde" anlatımının ölüm üzerine gelişen bir zaman süreci olarak kabulünün zorunlu olduğu, hal böyle olunca muhtaç ve malullüğü hususlarında herhangi bir tartışma ve çekişme bulunmayan davacının yukarıda sözü geçen yasa hükmü gereğince adına muhtaçlık maaşı bağlanmaması yolunda düzenlenen dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine uyarlık bulunmadığı, öte yandan dava konusu işlem nedeniyle uğradığı zararların davalı idarece davacıya ödenmesinin Anayasanın 125. maddesi gereğince zorunlu olduğu gerekçeleri ile, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle uğranılan zararın tazminine, davanın açıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar vermiştir.

Anılan karar temyiz incelemesi sonucunda; Danıştay Onbirinci Dairesinin 3.5.2001 günlü, ; E:2000/6106, K:2001/1096 sayılı kararıyla; 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasasının, 1239 sayılı Yasanın 1. maddesi ile eklenen ek 13. maddesine göre; dul ve yetim aylığı bağlanması için, iştirakçinin ölüm tarihinde aylık bağlanacak dul ve yetim yönünden, ölüm tarihinde başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl ve muhtaç olma koşulun bir arada bulunmasının gerektiği, bununla iştirakçi hayatta iken de malûl ve muhtaç olan (örneğin ağır akıl hastalığı, felç vb. nedenle) ve hayatlarını iştirakçinin bakım ve yardımı ile sürdüren ancak, iştirakçinin ölümüyle başkalarının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek hale gelen dul eş ve yetim çocukların sosyal güvenliklerinin sağlanmasının amaçlandığı bu itibarla, ek 13.madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, dul ve yetim aylığının bağlanabilmesinin; dul eş ve yetim çocukların, iştirakçinin ölüm tarihinde başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl ve muhtaç durumcjla olmaları koşuluna bağlandığı, başka bir deyişle, fiili hizmet süresi 5 yılı doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin dul ve yetimlerine aylık bağlanabilmesi için "başkalarının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl" ve ayrıca "muhtaç" olmaları ve bu iki koşulun, iştirakçinin "ölüm tarihinde" birlikte mevcut olması koşullarının arandığı, buna göre dul eş ve yetim çocukların, iştirakçinin ölüm tarihinden daha sonraki bir tarihte başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malûl ve muhtaç durumda olmalarının, dul ve yetim aylığı bağlanması için yeterli bir neden teşkil etmediği, bu durumda davacının, eşinin ölüm tarihinde çalışarak hayatını kazanamayacak veya başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede malûl plduğu yolunda hukuken geçerli ve yeterli bir kanıt sunulmadığından dava konusu işlemi iptal eden idare mahkemesi kararında yasal isabet görülmediği, diğer yandan, 5434 sayılı Yasanın EK 13. maddesi hükmüne göre, "başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede malûl" ve "muhtaç" olma koşulunun bir arada gerçekleşmiş olması gerekirken, davacının muhtaç durumda olduğu yolunda hukuken geçerli bir belge veya kanıtın da ibraz edilmediğinin saptandığı gerekçesi ile bozulmuştur.

Ankara 7. İdare Mahkemesinin, bozma kararına uymayarak dava konusu işlemin iptali yolundaki kararında ısrarına ilişkin olarak verdiği 11.7.2003 günlü, E:2003/862, K: 2003/990 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararında da belirtildiği gibi, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Ek 13. maddesiyle 5 yıl fiili hizmeti doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin ölüm tarihinde malûl ve muhtaç olan eş ve çocuklarına aylık bağlanması esası getirilmiştir. Dul eşin iştirakçinin öldüğü tarihten sonraki bir tarihte malûl ve muhtaç duruma düşmesi halinde Ek 13. maddeye göre dul eşe aylık bağlanması olanağı bulunmamakta olup, aksi yolda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 11.7.2003 günlü, E:2003/862, K:2003/990 sayılı ısrar kararının Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine 8.11.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar Ankara 7. İdare Mahkemesinin 11.7.2003 günlü, E:2003/862, K:2003/990 sayılı ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddiyle anılan kararın onanması oyuyla, karara karşıyız.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA