kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2004/1166 E.N , 2007/352 K.N.


Özet
İDARİ PARA CEZASININ İPTALİ İSTEMİYLE, İDARE MAHKEMESİNDE AÇILAN DAVANIN, DAHA ÖNCE AYNI PARA CEZASINA KARŞI SULH CEZA MAHKEMESİNDE AÇILAN VE RED İLE SONUÇLANIP KESİNLEŞEN KARAR NEDENİYLE İNCELENEMEYECEĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :.,.

Vekili:Av. ..

Karşı Taraf (Davalı) : Kastamonu Valiliği

İstemin Özeti: Kastamonu, İnebolu İİçesi, ... Köyü Çarşı içi mevkiinde 3621 sayılı Kıyı Kanununa aykırı olarak yapı yapıldığından bahisle anılan Yasanın 15. maddesi uyarınca verilen para cezasına ilişkin 11.12.2000 günlü, 3671 sayılı Valilik işleminin iptali istemiyle açılan davada; Zonguldak İdare Mahkemesince, Danıştay 6. Dairesinin 17.12.2003 günlü, E2002/3557, K;2003/6920 sayılı bozma kararına uyulmayarak verilen ve davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrara ilişkin bulunan 31.3.2004 günlü, E:2004/400, K:2004/355 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir,

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir

Danıştay Tetkik Hakimi Emin Smmaz'in Düşüncesi; Davacın temyiz isteminin reddi ile Zonguldak İdare Mahkemesinin ısrar kararının kesin hüküm nedeniyle gerekçe deriştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir,

Danıştay Savcısı Sedat Larlar'ın Düşüncesi: Zonguldak İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin, davanın reddine dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 31,3.2004 günlü ve E:2004/400, K:2004/355 sayılı kararın, Danıştay 6. Dairesince verilen 17,12.2003 günlü ve E:2002/3557, K:2Ü03/6920 sayılı bozma kararında belirtilen hukuki ve yasal nedenler karşısında yerinde görülmediğinden, temyiz isteminin kabulüyle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MÎLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay idari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:

Dava, Kastamonu, İnebolu İlçesi, ... Köyü, Çarşı içi Mevkiinde 3621 sayılı Yasaya aykırı olarak yapı yapıldığından bahisle anılan Yasanın 15. maddesi uyarınca verilen para cezasına ilişkin 11.12.2000 günlü, 3671 sayılı valilik işleminin İptali İstemiyle açılmıştır.

Zonguldak İdare Mahkemesi, 30.1.2002 günlü, E:2001/612, K:2002/20l sayılı kararıyla, 27.10.2000 günlü tutanakla 3521 sayılı Kıyı Yasasına aykırı olarak sahil şeridinin ilk 50 metrelik kısmında yapı yapıldığının tespit edildiği, tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir,

Bu karar temyiz İncelemesi aşamasında, Danıştay Altıncı Dairesinin 17,12.2003 günlü, E:2002/3557, K:2003/6920 sayılı kararıyla bozulmuş ise de, Zonguldak İdare Mahkemesi 31.3.2004 günlü, E:2004/400, K:2004/355 sayılı kararıyla bozma kararına uymayarak davanın reddine İlişkin ilk kararında ısrar etmiş olup, davacı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Yargı kararlarının değişmez kuvvet ve niteliğine kesin hüküm denir. Kesin hükmün mevcudiyeti için iki tarafın, müddeabihin ve dava sebebinin aynı olması gereklidir.

Olayda, davacının 3194 sayılı İmar Kanunundan hareketle Kastamonu Valiliğince verilen idari para cezasına karşı Kastamonu Sulh Ceza Mahkemesine itiraz ettiği, anılan Mahkemenin 7.8,2001 günlü, 2001/134 D.iş Müt kararı ile kesin olarak davacı istemini reddettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, başka bir yargı düzeninde olsa dahi var olan kesin hüküm karşısında davacının temyiz istemi yerinde görülmemiş olup, İdari Mahkemesi ısrar kararının bu gerekçeyle onanması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddiyle, Zonguldak İdare Mahkemesinin 31.3.2004 günlü, E:2004/400, K:2004/355 sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, 15.3.2007 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davaların görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğunda kuşkuya yer bulunmamaktadır. Davacının aynı tarihli dilekçesi ile hem idare mahkemesine hem de Sulh Ceza Mahkemesine ayrı ayrı dava açması üzerine. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın daha hızlı sonuçlanmasının da uyuşmazlığın İdari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği hususunu değiştirmeyeceği açıktır. Oluşan bu durumun "kanun yararına bozma", "hüküm uyuşmazlığı" çıkarılarak çözümlenebileceği de düşünüldüğünde, davacının temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, idare mahkemesi kararının kesin hükmün varlığı sebebiyle gerekçe değiştirilerek onanması kararına karşıyız.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA