kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2004/2303 E.N , 2007/842 K.N.


Özet
1211 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI KANUNU İLE 4059 SAYILI KANUN'UN VERDİĞİ YETKİ DAHİLİNDE,. ÜLKE EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER GÖZÖNÜNDE BULUNDURULARAK BELİRLENEN "KUR VE PARA POLİTİKASI" ÇERÇEVESİNDE DÖVİZ KUR SEPETİNİN ÖNCEDEN AÇILANMASI UYGULAMASINDAN VAZGEÇİLMESİ VE DÖVİZ KURLARININ SERBEST DALGALANMAYA BIRAKILMASI KARARIN M ALINMASINDA MEVZUATA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :...

Karşı Taraf (Davalılar) : l-Başbakanlık

2-Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı

3-Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Vekili: Av...

İstemin Özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15.10.2003 günlü, E:2001/2313, K:2003/4002 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir,

Davalı İdarelerin Savulmalarının Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasına gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Muhsin Yıldiz'ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Metin Çetin kaya'n in Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen İncelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MÎLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşürdü:

Dava, döviz kurlarının serbest dalgalanmaya bırakılması yönünde uygulanan "dalgalı kur rejimine geçiş kararının iptali İstemiyle açılmıştır.

Danıştay Onuncu Dairesi 15.10,2003 günlü, E:2001/23İ3, K:2003/4002 sayılı kararıyla; 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 4. maddesinde, Bankanın teme] görevlerinin bu Kanun hükümlerine göre ve ekonomik gelişmeye yardım etmek amacıyla. Hükümetle birlikte milli paranın iç ve dış değerini korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak ve milli para ile altın ve yabana paralar arasındaki muadeleti Hükümetçe belirlenecek esaslar dairesinde tayin etmek olarak belirlendiği; sozkonusu Kanun'da değişiklik yapan 4651 sayılı Kanunun l. maddesiyle de önceki düzenlemeye koşut hükümlere yer verildiği; 4059 sayılı Kanunun 2/a maddesiyle de Türk parasının dolaşımı ve istikrarını sağlamaya yönelik politıkaları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile birlikte oluşturmak ve uygulamak görevinin Hazine Müsteşarlığının görevleri arasında sayıldığı; değinilen yasa hükümlerinin verdiği yetki dahilinde ülke ekonomisindeki gelişmeler güzönünde bulundurularak belirlenen kur ve para politikası çerçevesinde döviz kur sepetinin önceden açıklanması uygulamasından vazgeçilmesi ve döviz kurlarının serbest dalgalanmaya bırakılması kararının alınmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Davan, dava konusu kararın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yasasına ve Anayasanın kurallarına aykırı olduğunu, idari işlemlerde yazılı şekil şartının esas olmasına karşın ortada yazılı bir kararın olmadığını öne sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Onuncu Dairesinin 15.10.2003 günlü, E:2001/2315, K:2003/40ü2 sayılı kararının ONANMASINA, 3.5.2007 günü esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, idari işlemler hakkında menfaati ihlal edilenler iptal davası açabilirler. Bu durumda, menfaat İhlalinin objektif bir dava türü olan iptal davalarının esasının görülebilmesi için gerekli bir ön koşul olduğu açıktır. İhlal edilen menfaatin ise, kural olarak kişisel olması gerekmektedir. Mevcut yasal düzenlemeye göre, vatandaşlara, her idari işlem aleyhine, özellikle Hükümetin ekonomik kararlarına karşı, salt vatandaş olma sıfatıyla iptal davası açabilme hakkı tanınmamıştır.

Dava konusu uyuşmazlıkta ise, davacı bu davada vatandaşlık sıfatının ötesinde kişisel menfaatim açıkça ortaya koyamamaktadır.

Açıklanan nedenle, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken işin esasının incelenmesi suretiyle davanın reddi yolunda verileri Daire kararında sonucu İtibariyle isabetsizlik bulunmadığından kararın belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA