kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2004/2551 E.N , 2007/854 K.N.


Özet
3096 SAYILI KANUNUN 3,5 VE 9'NCU MADDELERİNDE ÖNGÖRÜLEN USULE UYGUN OLARAK, BAKANLAR KURULU KARARI İLE GÖREVLENDİRİLEN ŞİRKET İLE BAKANLIK ARASINDA İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN İMZALANDIĞI HALLERDE DEVREDEN KURULUŞUN; BAKANLAR KURULU KARARI VE İMTİYAZ SÖZLEŞMESİ ELE BELİRLENEN ÇERÇEVE İÇİNDE KALMAK KOŞULU İLE İŞLETME HAKKININ DEVRİ VE ENERJİ SATIŞ ANLAŞMALARINI İMZALAMAK ZORUNDA OLDUĞU, SUNULAN SAĞLIK RAPORUNUN TEMYİZ SÜRESİNİ UZATMAYACAĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1-Enerji ve Tabu Kaynaklar Bakanlığı

2-Tiirkiye Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü

Vekili: Av. ..

3-Tûrklye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Vekili: Av. ..

4-Türkiye Elektrik İletim A,Ş.

Vekili: Av. ..

Kargı Taraf (Davacı):... Elektrik üretim ve TicAŞ,

Vekilleri: Av..., Av, ...

İşlemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 10-2,2004 günlün E:2001/4&90, K:2004/15GI sayılı kararı temylzen incelenerek bozulması davalı idareler taralından İstenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır,

Danıştay Tetkik Hakimi Yakup Bal'ın Düşüncesi: Kamu yararın aykırı olan imtiyaz sözleşmesi nedeniyle işletme hakkı devri sözleşmesi ve enerji satış anlaşması imzalanmamasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır, Açıklanan nedenle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir

Danıştay Savcısı Metin Çetinkaya' nın Düşüncesi :Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen İncelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49, maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi İle temyiz edilen Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MÎLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurutunca dosyanın tekemmüıl etmiş olduğu anlaşıldığından davalı idarelerden Türkiye Elektrik Üretim A,Ş, Genel Müdürlüğü ile Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş.'nin yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki talepleri görüşülmeksizin dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, davacı şirket ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında Danıştay İncelenmesinden geçirilerek aktedilmiş ve 15.12.1999 tarihinde yürürlüğe girmiş olan imtiyaz Sözleşmesine istinaden İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve Enerji Satış Anlaşması imzalanması talebiyle TEAŞ Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddine İlişkin işlemin İptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onuncu Dairesi 10.22004 günlü, E;2001/4e90, K:2004/1501 sayılı kararıyla, 309& sayılı Kanunun 3,5 ve 9 ncu maddelerinden bahsederek, Kanunun 5 ve 9 uncu maddelerinde öngörülen usule uygun olarak bir şirkete Bakanlar Kurulu kararı ile görevli şirket statüsünün verildiği, üretim tesislerinin işletme hakkının devri ve devreden kuruluş ite enerji satış anlaşması yapılmasının öngörüldüğü, bu karar çerçevesinde görevli şirket ile bakanlık arasında imtiyaz sözleşmesinin imzalandığı hallerde devreden kuruluşun; Bakanlar Kurulu karan ve imtiyaz sözleşmesi ile belirlenen çerçeve içinde kalmak koşulu İle işletme hakkının devri ve enerji satış anlaşmalarını imzalamak zorunda olduğu, devreden kuruluşun, anılan sözleşmelerin imzalanması aşamasında, imtiyaz sözleşmesi ile belirlenen sınırlar içerisinde kalmak koşulu ile bazı hak ve yükümlülüklerin tarafı olduğu alt sözleşmelerde yer almasını istemesi mümkün olmakla birlikte, tarafı olmadığı imtiyaz sözleşmesinin değiştirilmesi koşulunu ileri sürmesi yada imtiyaz sözleşmesi harici yükümlülükler ihdas etmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla imtiyaz söyleşmesi harici bir sebebe dayalı olarak tesis edilen dava konusu zımni ret işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline katar vermiştir.

Davalı idareler, anılan kararın yerinde olmadığını iteri sürerek temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 46h maddesinin İkinci fıkrasında, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri İle idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu kararın davalı İdarelerden Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketine 13.9.2Û04 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen davalı idarenin 15.10.2004 tarihinde kayıtlara geçen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 13,10.2004 tarihinden sonra kayıtlara geçen dilekçe ile yapılan temyiz istemini süre aşımı nedeniyle İnceleme olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı idare vekili 13 ve 14 Ekim 2004 tarihlerinde raporlu olduğuna İlişkin sağlık raporu ibraz etmekte ise de temyize konu kararın sağlık sorunlarının ortaya çıkmasından önce tebliğ edilmiş olması, vekaletname kapsamında başka avukatların da temyiz dilekçesi verebilecek olması ve idari yargıda surenin kamu düzenine ilişkin olması karşısında İtibar edilmemiştir.

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın İncelenmesinden, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, diğer davalı İdarelerce ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle davalı idarelerden Türkiye Elektrik İletim ArŞ,'nin temyiz isteminin süre yönünden reddine oybirliği ile. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğünün temyiz istemlerinin reddi ile Danıştay Onuncu Dairesinin 10.2.200* günlü, E:200l/4690, K;2Ü04/1501 sayılı kararının onanmasına oyçokluğu ile 3.5.2007 günü karar verildi.

KARŞI OY

X-İdare hukukunda imtiyaz kavramı, kamu hizmetinin yürütülmesi yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kamu hizmetinin uzun süreli bir "idarî sözleşme" uyarınca, sermayesi, karı, hasar ve zararı kendilerine ait olmak üzere özel hukuk kişilerince yerine getirilmesine İmtiyaz denir. Gereksinimler karşında yönetimin işinin çokluğu yada kaynak bulmadaki güçlükler, kimi zaman bu yöntemin uygulanmasını zorunlu kılmakta ve kamu hizmetinin özel girişime gördürül meşine olanak sağlamaktadır. Konusu, kamu hizmetinin kurulmasını ve/veya işletilmesini bir özel kişiye devretmek olan sözleşmeler "kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri" olarak tanımlanmaktadır.

Konusunun bir kamu hizmetinin kurulması ve/veya İşletilmesi olması, hizmetin yürütülmesini sağlamak için hizmeti yapanlara kamu gücüne dayanan kimi yetkiler tanıması ve idarenin hizmetin düzenli ve istikrarlı biçimde yürütülmesini sağlamak için denetim ve gözetim yetkisine sahip olması, imtiyaz süresince hizmetten yaralananlardan alınacak bedelin yasa ile verilen yetkiye göre bir tarife üzerinden tahsil edilecek olması ve bu hizmet devrinin, uzun ve belli bir sûre için yapılması, kamu hizmeti İmtiyaz sözleşmelerinin temel özelliklerindendir.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin 9.12.1994 günlü, E:1994/43, K:1994/42-2 sayılı kararıyla elektrik üretimi iletimi ve dağıtımı ile ilgili etkinliklerin kamu hizmeti olduğu, çünkü bu etkinliklerin kamu yararına dönük, toplumun ortak gereksinmesinin karşılanmasına yönelik, düzenli ve sürekli etkinlikler olduğu vurgulanmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; 8.12.1994 günlü, 1955/6415 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Kahramanmaraş görev bölgesinde davacı şirketin Afşin- Elbistan (AJ Termik Santralinin 1-4 üniteleri ve sahalarının rehabilitasyonu, tevsii mahiyetindeki 5-6 ünitelerinin yapımı ile 1-6 ünitelerinin ve kömür sahalarının İşletilmesi, elektrik üretimi ile ticareti görevi verilmesi ve Afşin- Elbistan (A) Termik Santralinin işletme haklarının, santrale kömür temin eden saha ile birlikte devredilmesi, şirket İle üretilen enerjiyi satın alacak kurum (TEAŞ) arasında 20 yıl süreli enerji satış anlaşması yapılmasına karar verildiği, TEAŞ taralından; kömür sahasında yapılacak yatırımlar hariç 1,101 milyar ABD Doları olarak verilen santralın tevsii bedelinin çok yüksek olduğu, toplam tutarı 1993 yılı fiyatlarıyla 2,376,440.000 ABD Dolan olarak verilen rehabilitasyon, yenileme ve tevsii yatırımlarına ait geri ödemelerin imtiyaz sözleşmesi eki tarife tablolarında, İlgili yatırımların tamamlanmasından önce, devrin İlk gününden başlayarak şirkete ödenmesini sağlayacak şekilde yer aldığı, bu yatırımların tamamlanmasından ünce imtiyaz sözleşmesinin feshi veya bu yatırımların bir bölümünden veya tamamından vazgeçilmesi halinde, şirkete bu şekilde sağlanmış olan ön finansmanın geri alınmasına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, fazla üretim için şirkete sadece üretim bedeli ödenmesi gerekirken bu hususun göz önünde bulundurulmadığı, santralin ilgili çevre mevzuatına göre alınmış izin ve ruhsatlarının bulunmadığı, santralin bu nedenle kapatılması halinde ''Cam tarife" üzerinden yapılması öngörülen ödemelerin kabulünün mümkün olmadığı, şirket tarafından "İşletme Hakkı Devir Bedeli" adı atanda bir ön ödeme yapılmasının öngörülmediği, TEAŞ'ın uhdesinde bulunan ve yöredeki tüm linyit havzasını İçme alan maden sahasının Afşin-Elbistan (B) santralı için gerekli olacak sahalar dikkate alınmaksızın şirkete devrinin öngörüldüğü gibi değişik çekinceler ortaya konulmasına karsan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca bu çekinceler dikkate alınmaksızın davacı sirkede imtiyaz sözleşmeği İmzalandığı anlaşılmaktadır.

Temyiz aşamasında ise; 20 yılda şirkete ödenecek enerji bedelinin 12.075,519.059 Dolar olduğu, söz kokusu enerjinin kendileri tarafından üretilmesi durumunda 20 yıllık enerjinin kendilerine toplam maliyetinin 4,056.390.590 Dolar olduğu, sonuçta şirkete fazladan B.01S.62S.469 Dolar ödeneceği ileri sürülmekte olup, gerek İmtiyaz sözleşmesi imzalanmadan önce ortaya konulan çekinceler gerekse temyiz aşamasında "İleri sürülen hususlar birlikte değerlendirildiğinde Enerji Bakanlığı ile davacı şirket arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesinde kamu yararının gözetilrnediği sonucuna ulaşılmıştır,


Bu durumda kamu yararına aykırı olan imtiyaz sözleşmesine dayalı olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve Enerji Satış Anlaşması imzalanmamasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA