kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2004/152 E.N , 2004/199 K.N.


Özet
KOMİSYON KARŞILIĞI İÇERİĞİ İTİBARIYLA YANILTICI BELGE DÜZENLENDİĞİNİN TESPİTİ ÜZERİNE, KOMİSYON GELİRİNİN HESAPLANMASI SIRASINDA, BEYAN EDİLEN KATMA DEĞER VERGİSİ MATRAHINA, HESAPLANAN KATMA DEĞER VERGİSİNİN DE İLAVESİNDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞINDAN AKSİ YÖNDEKİ MAHKEME KARARININ BOZULMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Komisyon karşılığı içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle elde ettiği geliri beyan etmediğinden bahisle, yükümlü adına 1998 yılının Ocak-Aralık dönemleri için salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada; Ankara 5.Vergi Mahkemesi 25.4.2001 günlü ve E:2001/38, K:2001/287 sayılı kararıyla matrahı azaltmış, tarafların temyiz istemi üzerine Danıştay Yedinci Dairesi 26.9.2002 günlü ve E-.2001/3694, K:2002/2968 sayılı kararıyla; yükümlünün temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığı, vergi mahkemesi kararının vergi idaresinin temyizine konu olan hüküm fıkrasının, komisyon gelirinin hesaplanmasında, ilgili dönemde beyan edilen katma değer vergisi matrahına hesaplanan katma değer vergisinin ilave edilmesinin, vergiden vergi alınması anlamına geleceği ve mükerrer vergilemeye yol açacağı gerekçesine dayandığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş olup, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığı tespit edilen bir şirketin elde ettiği komisyon gelirinin hesaplanmasında, düzenlenen sahte faturaların katma değer vergisi dahil toplam tutarlarının, diğer bir ifadeyle, katma değer vergisi beyannamesinde gösterilen katma değer vergisi matrahına hesaplanan katma değer vergisinin ilavesi suretiyle bulunacak toplam tutarın, esas alınması gerektiği, olayın niteliği itibarıyla, sadece beyan edilen, ödenmemiş fıktif bir verginin komisyon geliri matrahına dahil edilmesi nedeniyle vergiden vergi alınmasından ya da mükerrer vergilendirmeden söz edilemeyeceği, bu bakımdan, davacı şirketin komisyon karşılığı düzenlediği sahte faturalar nedeniyle elde ettiği komisyon gelirinin hesaplanmasında, söz konusu faturalarda gösterilen katma değer vergisinin de matraha ilave edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, mahkeme kararının aksi yoldaki iptale ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmediği gerekçesiyle yükümlünün temyiz istemini reddetmiş, vergi dairesinin temyiz istemini kabul ederek kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Ankara 5.Vergi Mahkemesi 16.4.2004 günlü ve E:2004/311, K:2004/479 sayılı kararıyla; verilen sürede defter ve belgeler ibra: edilmediğinden re'sen takdir sebebinin mevcut olduğu, mal alış ve satışlarının gerçek olmaması nedeniyle komisyon karşılığında sahte faturalar düzenlendiği, düzenlenen bı belgeler üzerinden %2 komisyon geliri elde ettiğinin tespiti üzerine davacı adına ilgi dönemler için kaçakçılık cezalı katma değer vergisi tarhiyatları yapıldığının anlaşıldığı, ancak Danıştay kararlarında, düzenlenen sahte fatura karşılıklarından %2 komisyon geliri elde edileceği kabul edildiğinden, dönemler itibarıyla beyan olunan katma değer vergi matrahları üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarları ilave edilerek toplam tutarları üzerinden komisyon geliri hesaplanması ve hesaplanan bu tutarlar üzerinden yeniden katma değer vergisi hesaplanmasının mükerrer vergilendirmeye yol açacağı, gerekçesiyle matrahın azaltılması yolundaki ilk kararında direnmiştir.

Direnme kararı vergi dairesi müdürlüğünce temyiz edilmiş ve inceleme raporuna dayalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Ali ALPAN'ın Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin bozma kararındaki esaslar uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Emel CENGİZ'in Düşüncesi: 1998 yılına ait defter ve belgelerini ibraz etmeyen davacı şirket adına komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığından bahisle salınan katma değer vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; ilgili dönemlerde beyan edilen katma değer vergisi matrahlarına hesaplanan katma değer vergilerinin ilavesiyle bulunan tutarlar üzerinden komisyon geliri hesaplanması ve bu komisyon geliri üzerinden de yeniden katma değer vergisi hesaplanmasının vergiden vergi alma anlamına geldiği gerekçesiyle kısmen kabul, kısmen reddeden vergi mahkemesi kararının; söz konusu faturalarda gösterilen katma değer vergisinin matraha ilave edilmesiyle mükerrer vergilendirmenin söz konusu olmadığından bahisle bozulması üzerine ilk kararında ısrar eden vergi mahkemesi kararı temyiz edilmektedir.

Uyuşmazlık, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığı tespit edilen davacı şirketin elde ettiği komisyon gelirinin hesaplanmasında, ilgili dönemde beyan edilen katma değer vergisi matrahına, hesaplanan katma değer vergisinin ilave edilmesinin vergiden vergi alınması anlamına gelip gelmeyeceği, yani mükerrer vergilendirmeye konu olup olmayacağına ilişkin bulunmaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiştir. Buna göre sahte fatura ticaretini sahte fatura karşılığında yaptığı belirlenen davacı şirketin bu şekilde elde ettiği komisyon gelirinin hesaplanması sırasında, sahte faturaların katma değer vergisi dahil toplam tutarlarının yani, katma değer vergisi beyannamesinde gösterilen katma değer vergisi matrahına, hesaplanan katma değer vergisinin -ilavesi suretiyle bulunacak toplam miktar üzerinden komisyon tutarının hesaplanması gerekmektedir.Esas olarak beyan edilen, ancak ödenmemiş fiktif bir verginin varlığı karşısında, katma değer vergisi matrahına, hesaplanan bu katma değer vergisinin ilave edilmesinde isabetsizlik görülmemekle, aksi yolda verilen mahkeme kararı yerinde bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulüyle, vergi mahkemesince verilen ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Komisyon karşılığı içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle elde ettiği geliri beyan etmediğinden bahisle yükümlü adına salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada matrahın azaltılması yolundaki ısrar kararı temyiz edilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu kurala bağlanmış, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılmasının vergiyi doğuran olay olduğu, "teslim ve hizmet işlemlerinde matrah" başlıklı 20 nci maddesinin 1 inci fıkrasında da, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu kuralı getirilmiştir. Buna göre vergiyi doğuran olay teslimle gerçekleşecek, matrahı da teslime konu işlemin bedeli olacaktır.

Olayda, yapılan karşıt inceleme sonucu davacı şirketin komisyon karşılığında içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenlediğinin tespiti üzerine, 1998 Ocak-Aralık dönemlerinde verdiği katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilen katma değer vergisi matrahına, hesaplanan katma değer vergisi de eklenerek bulunan toplam fatura bedeli üzerinden komisyon geliri elde ettiği kabul edilerek katma değer vergisi tarhiyatı yapılmıştır.

Salınan katma değer vergisine esas alınan teslim, içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek olduğuna göre, bu teslimin karşılığı olan gelir de, katma değer vergisini içeren tüm fatura bedeli üzerinden elde edilmiştir.

Bu durumda, içeriği itibarıyla tümüyle yanıltıcı bir belge olan bu faturada gösterilen ve beyan edildiği iddia edilen katma değer vergisinin, aslında fıktif bir değer olduğu ve gerçekte ödenmediği de göz önüne alındığında, komisyon geliri matrahına dahil edilmesi gerekmekte olup yapılan teslimin niteliği itibarıyla ortada vergiden vergi alınması şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Ankara 5.Vergi Mahkemesinin 16.4.2004 günlü ve E:2004/311, K-.2004/479 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 24.12.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

X- Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.

XX- Her ne kadar ısrar hükmü komisyon karşılığı düzenlendiği iddia edilen faturalar nedeniyle elde edilen komisyon geliri matrahına faturada yer alan katma değer vergisi miktarının dahil olup olmadığı yolunda ise de, davacının komisyon karşılığı belge düzenlemek ve satmak yoluyla kazanç elde ettiği yolunda hukuken geçerli ve yeterli bir tespit bulunmadığından, yapılan tarhiyat bu nedenle yerinde olmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşü ile karara katılmıyorum.


 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA