kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 2003/887 E.N , 2006/767 K.N.


Özet
YARGI KARARIYLA DAĞITILMASINA KARAR VERİLEN VAKFIN, ŞUBELERİYLE İLGİLİ OLARAK AÇTIĞI DAVANIN REDDİ YOLUNDAKİ DAİRE KARARININ TEMYİZİ İSTEMİNİN İNCELENMESİNE OLANAK BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

Temyiz İsteminde Bulunan ( Davacı): Milli Gençlik Vakfı

Vekili: Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): Vakıflar j'enel Müdürlüğü

Vekili: Av. ...

İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 24 6.2003 günlü, E:2001/158, K:2003/2662 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut'un Düşüncesi: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi : Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulu Bulunan Vakıfların Yurt İçinde Şube Temsilcilik, İrtibat Bürosu veya Birim Açması, Bunların Çalışması, Denetlenmesi ve Kapatılması ile İlgili Yönetmeliğin 26 inci maddesi A bendinin ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün 16.1.2(01 tarih ve 360 (2000-123)-

60 sayılı işleminin iptali talebiyle açılan davayı red eden Danıştay 10 uncu Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir.

Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulu Bulunan Vakıfların Yurtiçinde Şube, Temsilcilik, İrtibat Bürosu veya Benzeri Adlarla Birim Açması, Bunların Çalışması, Denetlenmesi ve Kapatılmasıyla İlgili Yönetmeliğin 26 inci maddesi A bendi ".faaliyetlerinde vakıf senedine, mevzuata aykırı usulsüz, işlemleri tespit edilen birimler duruma göre temelli veya geçici olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünce kapatılabilir" hükmünü amir bulunmaktadır. Bu hükmün verdiği yetkiye istinaden davacı vakfın merkez yurtiçi şube, temsilcilik ve iktisadi işletmeleri hakkında İçişleri Bakanlığı mülkiye başmüfettişi, polis müfettişi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişi tarafından müştereken yürütülen inceleme neticesinde 30.5.2000 tarih ve 107-5.3135-20 sayılı rapor tanzim edilmiş ve bu rapora istinaden adı geçen vakfın birimlerinin temelli olarak kapatılması yoluna gidilmiştir.

Daha önce Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulunca tanzim edilen rapora istinaden Vakıflar Ankara Bölge Müdürlüğünce davacı vakıftan yöneticisinin azli ve vakfa kayyum tayini talep edilmiştir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulunca tanzim edilen bir diğer rapora istinaden Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğünce vakıf aleyhine vakfın dağılması, mal varlığının tespiti ile üzerine tedbir konulması, mal varlığının devri ve kayyum tayinine karar verilmiştir.

Davacı Vakıf hakkında Ankara DGM Başsavclığınca kamu adına Ankara 2 inci Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1999/37 esasına kayıtlı olarak merkez yöneticileri hakkında açılan anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçuna ilişkin davada devam etmektedir.

Dava dosyasından mevcut dava konusu işlemin tesisini gerektiren raporda davacı Milli Gençlik Vakfınca;

1)Vakıf birimlerinin açılmasında Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait yetkinin izinsiz kullanıldığı, açık kanuni düzenlemelere rağmen izinsiz açılan birimleri yasal göstermek amacı ile resmi makamların yanıltıldığı,

2)Vakfın örgütlenme çalışmalarında, denetimler sonucu sorunlar yaşanmaya başlanması üzerine hizmet mekanı olan okuma salonu ve kütüphanelerin, vakıf birimleri bünyesinde olması gerekirken vakıf birimlerinin bulunmadığı ilçe ve beldelerde açılarak birim gibi çalıştırıldığı bu yolla kanuna karşı örgütlenmeye devam edildiği,


3)İzinsiz açılan temsilcilik, irtibat bürosu ve bazı birimlerine vakıfça ek hizmet mekanı, okuma salonu adları ile meşrulaştırılmaya ve ısrarlı şekilde illegal örgütlenme çabasının vakıf kurumu çatısı altında sürdürülmeye çalışıldığı,

4)Geçici süreli kapatma işlemi üzerine yapılan tespitlerde; İllerde sorumlular ve görevlerinin tayini suretiyle Medeni Kanuna aykırı şekilde örgütlenmede ısrar edildiği,

5)Vakıfça sürdürülen örgütlenme çalışmalarında öğretimin her düzeyini hedef alan faaliyetlerle model olarak, siyasi partilerin örnek alındığı bir yapılaşmaya gidildiği, sahip olunan mekanların kanun dışı örgütlerce kullanılmasının sağlandığı, yurt içi yapılanma stratejisinin; benimsedikleri siyasi organizasyon kanalı ile iktidarı ele geçirme ve devletin siyasi kadrolarını şer'i esaslarına göre değiştirme yönünde olduğu, bu örgütlenme modeli ışığında bir kısım dokümanların bazı vakıf birimlerinde yapılan aramalarda ortaya çıktığı, bir kısım yazışmaların resmi olmadığı, bu dokümanların vakfın hukuki teşkilatlanması dışında gizlenen veya gizlenmeye çalışılan bir yapısının olduğunu gösterdiği,

6)Vakfın gelir gider ve taşınmazlarının gizlenmeye çalışıldığı, merkez ve bir kısım illerdeki şubelere mali yardım yapıldığı,


7)Ülke genelinde yurt işletmeciliği ve misafirhane açısından mevzuata uyulmadığı, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bilgi verilmediği, yurt listelerinin gerçeği yansıtmadığı hususları tespit edilmektedir.

Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar,Hakkında Tüzüğün Ek-3 üncü maddesi " Şubelerin, temsilciliklerin, irtibat bürolarının veya birimlerin açılmasında,

kapatılmasında ve çalışmasında gözönünde bulundurulacak esaslar Vakıflar Genel Müdürlüğünce çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir." hükmünü amirdir.

Dava konusu yönetmelik, Vakıflar Genel Müdürlüğünün Türk Medeni Kanununun 903 sayılı Kanunla değişik 78 inci maddesinde yer alan teftiş yetkisinin, mezkur tüzüğün Ek-3 üncü maddesinde düzenlenen vakfa bağlı şube ve diğer birimler yönünden nasıl kullanılacağını tayin ve tespit etmek amacıyla çıkarılmıştır.

Kamu yararına kullanılan teftiş yetkisinin tüzük ve yönetmeliklerle düzenlenmesi anayasal bir zorunluluk iken bu durumu özel hukuk tüzel kişiliğine aşırı bir müdahale saymak mümkün değildir. Kaldı ki kamu adına ve yararına kullanılan bir yetkinin sınırlarının mevzuatla tayin ve tespiti de kamu yararı gereğidir.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında 227 sayılı Kanun Hükmünde Kararnanenin 2 inci maddesinin (g) bendi Vakıflar Genel Müdürlüğünün görevleri arasında kanun, tüzük ve yönetmeliklere kendisine verilen diğer görev ve hizmetleri de yapmak yer almaktadır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıflar hakkında Medeni Kanunun 78 inci maddesinden doğan teftiş yetkisi aynı zamanda Vakıflar Genel Müdürlüğüne mezkûr KHK'nin 2/(g) maddesi gereğince teftiş ve denetleme görevi de yüklemektedir.

Türk Medeni Kanunun 903 sayılı Kanunla değişik 73 üncü ve devamındaki maddeler vakıf için idare uzvu dışında bir teşkilatlanmanın öngörülmediği mezkur Kanunun uygulanmasını göstermek için çıkarılan Tüzüğe 19.03.1982 tarihinde eklenen Ek-3 üncü madde ile vakıflara işlerini yürütmek için yurt içinde şube, temsilcilik. irtibat bürosu veya benzeri birim açmak imkanı da getirilmiştir.

Açıklanan sebeplerle İptali talep edilen Yönetmeliğin Î6 inci maddesi A bendi ile bu maddeye dayalı işlem Medeni Kanunun 903 sayılı Kanunla değişik 78 inci maddesi amir hükmüne uygun bulunduğundan davayı red eden Danıştay 10 uncu Dairesi karan yerinde bulunduğu cihetle hukuki mesnedi bulunmayan temyiz talebinin reddi ile Danıştay 10 uncu Dairesi kararının tasdiki gerekeceği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: Dava; Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulu (Bulunan Vakıfların Yurt İçinde Şube, Temsilcilik, İrtibat Bürosu veya Birim Açması, Bunların Çalışması, Denetlenmesi ve Kapatılması ile İlgili Yönetmeliğin 26. maddesinin (a) bendinin ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün 16.1.2001 günlü, 360 (2000-123)-60 sayılı işlen in iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onuncu Dairesinin 24.6.2003 günlü, E:2 301/158, K:2003/2662 sayılı kararıyla; Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vahflar Hakkında Tüzük'ün Ek 3. maddesi, Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulu B Jİunan Vakıfların Yurt İçinde Şube, Temsilcilik, İrtibat Bürosu veya Benzeri Adlarla Birim Açması, Bunların Çalışması, Denetlenmesi ve Kapatılmasıyla İlgili Yönetmeliğin 26 ncı maddesi kurallarına yer verilerek, Tüzüğün Ek 3 üncü maddesi ile yurt içindeki birimlerin açılışına izin vermeye ve birimlerin açılmasında ve kapanmasında uygulanacak esasların belirlenir esi ile İlgili olarak yönetmelik çıkarmaya yetkili kılınan Vakıflar Genel Müdürlüğünün, Medeni Kanunun 78 inci maddesinin verdiği denetim yetkisini kullanarak, mevzuata aykırı faali/etlerini saptadığı birimlerin kapatılmasında da yetkili olduğunu kurala bağlayan Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın Vakıflar Genel Müdürlüğünün 6.1.2001 günlü, 360 (2000-123)-60 sayılı işleminin iptali istemine ilişkin kısmına gelince; yukarıda da aktarıldığı üzere yönetmeliğin 26 ncı maddesine göre Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan denetlemelerde iki yıl üst üste yetersiz görülen veya faaliyetleri ide vakıf senedine, mevzuata aykırı usulsüz işlemler, yolsuzluklar saptanan birimlerin duruma göre temelli veya geçici olarak kapatılabileceğinin öngörüldüğü, olayda; yapılan incelme sonucunda, hukuki bir görünüm altında yasal olmayan bir örgütlenmenin vakıf çatış altında bilerek ve isteyerek ısrarlı bir şekilde sürdürüldüğünün, hakkın kötüye kullanıldığının, yasayla Vakıflar Genel Müdürlüğüne verilen denetim görevinin tüzük ve yönetmeliklerle somutlaşan uygulamasına karşı sistemli ve ısrarlı şekilde direnildiğinin, örgütlenmenin denetim dışında sürdürülebilmesi, Örgütlerin denetim dışında tutulabilmesi için her yolun denendiğinin, dava konusu edilen işlemle izinsiz temsilcilik açan, denetim raporlarındaki ikazlara rağmen hatalı işlemlere devam eden ve hukuk dışı faaliyetlerde bulunduğu ileri sürülen vakfın şubelerinin, Vakıf ve Vakıf yöneticileri hakkında açılan davaların sonuçlanmasına kadar geçici olarak kapatılmasının istenildiğinin, aksi takdirde mülki amirlikler kanalıyla kapatılacağının duyurulduğunun, daha sonra da geçici olarak kapatılan Vakıf şube ve birimlerinin dava konusu işlemle temelli olarak kapatılmasının istenildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, söz konusu davaların açılmasına yol açan belirlemelere dayanan davalı idare tarafından, vakıf şubelerinin kapatılmasının davacı vakıftan istenilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, anılan kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Temyiz aşamasında, davacı Vakfın dağıtılmasıyla ilgili olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın sonucunun araştırılması gerekli görülmüş olup, buna göre, davacı Vakfın Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.6.2004 günlü, E:2004/189, K:2004/232 sayılı kararı ile dağıtılmasına karar verilmiş, anılan karar Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 30.11.2004 günlü, E:2004/8403, K:2004/8889 sayılı kararı ile onanmış ve karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 26.4.2005 günlü, E-.2005/2784, K:2005/4284 sayılı kararı ile reddedilmiş ve Vakfın, Türk Medeni Kanununun 101. maddesinin dördüncü fıkrası ve 116. maddesinin ikinci fıkrası ile Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 31. maddesi gereğince dağıtıldığı ve merkezi sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacı Vakıf yargı kararıyla dağıtıldığından, Vakfın şubeleriyle ilgili olarak açılan davanın reddi yolundaki Daire kararının temyizi isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, 23.6.2006 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞIOY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26/1. maddesinde, dava esnasında tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği kuralı bulunmaktadır.

Olayda, davacı Vakfın dağıtılması istemiyle Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda, Vakfın dağıtılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ilgili mevzuat uyarınca da Vakfın dağıtıldığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacı Vakfın tüzel kişiliğinde değişiklik meydana geldiğinden, anılan Yasa kuralı uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA