kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 1992/470 E.N , 1992/189 K.N.


Özet
DAVACININ, BAKILAN DAVADA TALEP ETTİĞİ YOL MASRAFI, YEVMİYE VE TOPLU KONUT KESİNTİSİNİN ÖDENMEMESİNİN HUKUKİ DAYANAĞI, ÜNİVERSİTE YÖNETİM KURULUNUN BELİRTİLEN KARARLARIDIR VE BU KARARLARIN UYGULANMASI NEDENİYLE KENDİSİNE 6245 SAYALI KANUNUN 59 UNCU MADDESİ GEREĞİNCE PEŞİN YA DA AVANS OLARAK HERHANGİ BİR ÖDEME YAPILMADIĞI GİBİ, DAVACI DA YURDA DÖNDÜKTEN SONRA, BU UYGULAMANIN SONUCU OLARAK VE ONU KABULLENEREK, AYNI MADDENİN 3 ÜNCÜ FIKRASINDA ÖNGÖRÜLEN BİR AYLIK SÜRE İÇİNDE HARCIRAH BEYANNAMESİ VERMEMİŞTİR. DAVANIN İSE, YOL MASRAFI, YURT DIŞI GÜNDELİKLER VE TOPLU KONUT KESİNTİSİNDEN DOĞAN ZARARLARA NEDEN OLAN İDARİ KARARLARIN, SON UYGULAMA TARİHİNDEN İTİBAREN 2577 SAYILI KANUNUN 12 NCİ MADDESİ İLE BELİRLENEN DAVA AÇMA SÜRESİ GEÇİRİLDİKTEN ÇOK SONRA AÇILDIĞI ANLAŞILMAKTADIR. AÇIKLANAN NEDENLERLE, DAVANIN SÜREAŞIMI YÖNÜNDEN REDDİ GEREKİR.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Beşinci Dairesinin 17.10.1991 günlü, E: 1991/3179, K: 1991/1930 sayılı bozma kararına uymayarak, "yurt dışında geçici görevle görevlendirilen davacıya bu süre için geçici görev yolluğu ödenmemesine ilişkin işlemin iptali ile ödenmeyen yol masrafı, yevmiye ve toplu konut kesintisinin ABD Doları cinsinden hesaplanarak kanuni faizi ile birlikte ödenmesine" dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 8.7.1992 günlü E: 1991/1380, K: 1992/945 sayılı kararı davalı idare temyiz etmekte, usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti: Davalı idarenin temyiz istemine davacı cevap vermemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: S. T.

Danıştay Savcısı S. E.`nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

Davacının, yurt dışında görevli bulunduğu 18.9.1988 - 5.6.1989 tarihleri arasında, alması gereken yol masrafı, yevmiye ve toplu konut kesintisinin ödenmesi isteminin cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali ile yol masrafı, yevmiye ve toplu konut kesintisinin ABD doları cinsinden hesaplanarak kanuni faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açmış olduğu davada, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 25.3.1991 günlü, E: 1990/671, K: 1991/573 sayılı kararıyla, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü, Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalı Başkanı olan davacının, yolluksuz, yevmiyesiz, maaşlı izinli olarak 6 ay süreyle 2547 sayılı Kanunun 39/c maddesi uyarınca yurt dışına gönderildiği, anılan maddede öngörüldüğü biçimde yurtdışı kuruluşlardan burs ve ücret sağlamadığı, bu nedenle davacıya 2547 sayılı Kanunun 39/C maddesi ile 6245 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca yol masrafı, yolluk ve gündelik ödenmesi gerektiği, idarece davacının yolluksuz olarak yurt dışına gönderildiği ileri sürülmekte ise de; bu durumun ilgililere, kanunen müstahak oldukları yolluğun ödenmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ve ödenmeyen yol masrafı, yevmiye ve toplu konut kesintisinin ABD doları cinsinden hesaplanarak, yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

Bu karara karşı davalı idarenin temyiz istemi, Danıştay Beşinci Dairesince incelenmiş ve 17.10.1991 günlü E: 1991/3179, K: 1991/1930 sayılı kararla, davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

Ankara 3. İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyulmayarak, ilk kararda ısrar edilmesi üzerine; davalı idare bu kez 8.07.1992 günlü, E: 1991/1380, K: 1992/945 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İptal ve Tam Yargı Davaları" başlığını taşıyan 12 nci maddesinde, "ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay`a ve idare ve vergi mahkemelerine, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır". hükmü yer almakta, 6245 saylı Harcırah Kanununun 59 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında, harcırahın memur ve hizmetlinin gldişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verileceği, harcırahın tam miktarının önceden tayin ve tespitinin mümkün olmadığı hallerde yetecek miktarda paranın avans olarak ödeneceği belirtilmekte ve aynı maddenin 3 üncü fıkrasında, daimi memuriyetle bir yere gönderilenlerin gidecekleri mahalle varış tarihinden ve muvakkat vazife ile genderilenlerin de memuriyetleri mahalline dönüş tarihinden itibaren bir ay zarfında harcırah beyannamelerini evrakı müsbiteleri ile birlikte dairesi amirine tevdi edecekleri hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünde profesör olan davacının, bilgi, görgüsünü arttırmak ve bilimsel incelemelerde bulunmak üzere, yolluksuz, harcırahsız ve maaşlı izinli olarak 2547 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca 6 ay süreyle yurt dışında görevlendirilmesine Üniversite Yönetim Kurulunca 20.7.1988 tarihinde karar verildiği, davacının bu karar üzerine yurt dışına gittiği, 6 aylık süre sonunda, görev süresinin uzatılması istemiyle 18.1.1989 ve 23.1.1989 tarihli başvuruları sonucu, görev süresinin sadece aylıklı izinli olarak 6 ay daha uzatılmasına 3.2.1989 tarihinde karar verildiği, davacının 7.02.1989 tarihinde gönderdiği bir dilekçe ile gidiş dönüş ve bunlarla ilgili harcırahların ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun yönetim kurulunun 17.2.1989 günlü kararı ile bütçe imkanlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle reddedildiği, davacının 24.4.1989 tarihinde, bu kez dönüş uçak ücretinin ödenmesi için yaptığı başvurunun da reddedilmesi üzerine 5.6.1989 tarihinde Türkiye`ye döndüğü, 29.1.1990 tarihinde davalı idareye başvurarak haklarının verilmesini istediği, ancak isteğine cevap verilmemesi üzerine de bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararında da açıklandığı üzere; davacının bilgi ve görgüsünü artırmak ve bilimsel incelemelerde bulunmak amacıyla, yolluksuz ve yevmiyesiz, sadece maaşlı izinli olarak yurt dışında 6 ay süreyle görevlendirilmesi, Üniversite Yönetim Kurulunun 20.7.1988 günlü kararına, davacının isteği üzerine, yurt dışı görev süresinin yine sadece aylıklı izinli olarak 6 ay daha uzatılması da, adı geçen kurulun 3.2.1989 günlü kararına dayanmaktadır. Başka bir anlatımla, davacının, bakılan davada talep ettiği yol masrafı, yevmiye ve toplu konut kesintisinin ödenmemesinin hukuki dayanağı, Üniversite Yönetim Kurulunun belirtilen kararlarıdır ve bu kararların uygulanması nedeniyle kendisine 6245 sayalı Kanunun 59 uncu maddesi gereğince peşin ya da avans olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, davacı da yurda döndükten sonra, bu uygulamanın sonucu olarak ve onu kabullenerek, aynı maddenin 3 üncü fıkrasında öngörülen bir aylık süre içinde harcırah beyannamesi vermemiştir.

Bu durumda, 20.7.1988 günlü kararın, son uygulama tarihini, altı aylık görev süresinin bittiği tarih; 3.2.1989 günlü kararın son uygulama tarihini de, yol masrafını ve yurt dışı yevmiyelerinin niteliğini gözönünde bulundurarak, davacının yurt dışı görevden döndüğü 5.6.1989 tarihin izleyen bir aylık sürenin sona erdiği 5.7.1989 tarihi olarak kabul etmek gerekmektedir.

Davanın ise, yol masrafı, yurt dışı gündelikler ve toplu konut kesintisinden doğan zararlara neden olan idari kararların, son uygulama tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ile belirlenen dava açma süresi geçirildikten çok sonra, 7.5.1990 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davanın süreaşımı yönünden reddi gerekirken, esası hakkında karar verilmesinde usul ve yasaya uyarlık görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne ve Ankara 3. İdare Mahkemesinin 8.7.1992 günlü, E: 1991/1380, K: 1992/945 sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın İdare Mahkemesine iadesine 20.11.1992 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, davacının, eksik ödendiği kanısında olduğu ve yurt dışında geçirdiği sürelere ilişkin alacağının ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Maaş, yevmiye, yolluk gibi personel alacakları, hesaplanabilir, miktarı kanunen belli ve istihkak olarak tanımlanan alacaklar niteliğinde bulunduğundan, 1050 sayılı Kanun kapsamında Devlet borcunu oluşturur.

Bu durumu ile davacının, 1050 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi uyarınca 5 yıl içinde alacağını istemesi ve verilmemesi durumunda, süresinde dava açması mümkündür.

Olayda, 1988 yılında yurt dışına giden davacının, 5.6.1989 tarihinde yurda dönüşünden sonra 29.1.1990 tarihinde ( 5 yıl içinde ) idareye başvurduğu ve bu başvuruyla ilgili olarak süresinde dava açtığı anlaşıldığından; davada süreaşımı bulunmadığı görüşüyle, mahkeme kararının bu yönden bozulmasına ilişkin karara karşıyız.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA