kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 1992/108 E.N , 1992/123 K.N.


Özet
DAVACININ 25.2.1942 OLAN DOĞUM TARİHİNİ, 18 YAŞINI DOLDURMASINDAN SONRA, MAHKEMECE VERİLEN KARARLA 25.2.1933 OLARAK DÜZELTTİRDİĞİNİN DAVA DOSYASININ İNCELENMESİNDEN ANLAŞILDIĞI, ANILAN MAHKEMECE VERİLEN BU KARARIN HATALI OLAN NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİ NİTELİĞİNDE OLMAYIP, YAŞ TASHİHİNE İLİŞKİN BULUNDUĞU, BU DURUMDA, 18 YAŞIN DOLDURULMASINDAN SONRA YAPILAN YAŞ TASHİHİNİN, 5434 SAYILI YASANIN 105 İNCİ MADDESİ HÜKMÜ UYARINCA KABULÜ MÜMKÜN OLMADIĞINDAN, ADI GEÇENİN EMEKLİLİĞİNDE ASIL DOĞUM TARİHİ OLAN 25.2.1942 TARİHİNE İTİBAR EDİLMESİ GEREKİR.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: İzmir... Belediyesinde teknisyen olarak çalışmakta iken 10.4.1987 tarihinde emekli olan davacının, hizmet süresinin yetersiz bulunduğundan bahisle emeklilik işleminin iptaline dair davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen ve mahkeminin, iptal kararında ısrarına ilişkin bulunan 19.11.1991 günlü, E: 1991/853, K: 1991/1749 sayılı kararın; doğum tarihlerinde, 18 yaşın doldurulmasından sonra yapılan düzeltmelerin dikkate alınamayacağı, dolayısıyla, emeklilikte, davacının 25.2.1942 olan doğum tarihine itibar edilmesinin hukuka uygun bulunduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: M.C.

Danıştay Savcısı Ü.O.`nun Düşüncesi: İçerdiği gerektirici nedenler ve kurduğu hüküm fıkrası ile hukuka ve usul hükümlerine uygun görülen 19.11.1991 gün ve 1991/1749 sayılı Antalya İdare Mahkemesi ısrar kararının 2577 sayılı Yasanın 49/4 üncü maddesi hükmü uyarınca onanması gerekeceği düşünülmüştür.

Türk Milleti Adına Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: İzmir ... Belediyesinde, teknisyen olarak çalışmakta iken 10.4.1987 tarihinde emekli olan davacının, 1.4.1951 -24.9.1953 tarihleri arasında 18 yaşından önce geçen hizmetlerinin 5434 sayılı Yasanın 12 nci maddesi uyarınca dikkate alınamayacağı, bu durumda, istekle emeklilik için zorunlu 25 fiili hizmet yılını tamamlamadığından bahisle emeklilik işleminin iptaline dair davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 28.3.1989 günlü, E: 1987/794, K: 1989/466 sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki karar, temyiz incelenmesi sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 10.4.1991 günlü, E: 1989/1969, K: 1991/1352 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; mahkeme bozmaya uymayarak iptal kararında ısrar etmiştir.

Davalı idare, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 19.11.1991 günlü, E: 1991/853, K: 1991/1749 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu`nun 105 inci maddesinde, "Bu kanunun iştirakçilere ait çeşitli hükümlerinin tatbikinde, emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye ilk defa tayin sırasında kurumlara gösterilen nüfus hüviyet cüzdanlarında yazılı doğum tarihleri, eğer 18 yaşını tamamladıktan sonra yaş düzeltilmesi, yapılmış ise, 18 yaşını doldurulması tarihindeki doğum tarihleri, dul ve yetimler hakkındaki hükümlerin ugyulanmasında da dul ve yetim aylıklarına veya ( toptan ödemeye ) hak kazanıldığı tarihlerde bunların kayıtlı bulundukları nüfus idarelerindeki doğum tarihleri esas tutulur.

Ancak, doğum tarihlerinde, iştirakçiler için 18 yaşın doldurulmasından sonra, dul ve yetimler içinde aylığa veya toptan ödemeye istihkak tarihlerinden geriye doğru bir yıl içinde yapılan düzeltmeler nazara alınmaz." hükmü yer almaktadır.

Danıştay Onuncu Dairesince, davacının 25.2.1942 olan doğum tarihini, 18 yaşını doldurmasından sonra, İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı yaş tashihi davası sonucu, mahkemece verilen 10.12.1986 günlü, E: 1986/689, K: 1986/103 sayılı kararla, 25.2.1933 olarak düzelttirdiğinin dava dosyasının incelenmesinden anlaşıldığı, anılan mahkemece verilen bu kararın hatalı olan nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olmayıp, yaş tashihine ilişkin bulunduğu, bu durumda, 18 yaşın doldurulmasından sonra yapılan yaş tashihinin, 5434 sayılı Yasanın 105 inci maddesi hükmü uyarınca kabulü mümkün olmadığından, adı geçenin emekliliğinde asıl doğum tarihi olan 25.2.1942 tarihine itibar edilmesi gerekeceğinden, dava konusu işlemde mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali yolundaki Ankara 6. İdare Mahkemesinin 28.3.1989 günlü, E: 1987/794, K: 1989/466 sayılı kararı bozulmuştur.

Ankara 6. İdare Mahkemesi, davacının düzeltilmeden önceki nüfus kaydına göre ilk defa Emekli Sandığına tabi göreve girdiği İçişleri Bakanlığında işe başladığı 1951 tarihinde 9 yaşında olması gerektiği, 9 yaşındaki bir çocuğun Devlet memuriyetine girmesi mümkün olamıyacağına göre nüfus kaydında maddi bir hata olduğunun açık bulunduğu, nüfus kayıtlarındaki hataları düzeltmeye yönelik yaş tashihi kararlarının, nüfus kaydının düzeltilmesi şeklinde nitelendirilmesi, bu suretle 5434 sayılı Kanunun 105 inci maddesi kapsamında sayılmaması dolayısıyla, davacının nüfus kaydında doğum tarihinin 1933 olarak düzeltilmesinden sonra, 18 yaşından sonra 1.4.1951 - 24.9.1953 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin de emekliliğinde dikkate alınması gerektiğinden bahisle Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyulmayarak, dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrar etmiş ise de; temyiz dosyasının incelenmesi sonucu tespit edilen bilgi ve belgeler ile temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar dikkate alındığında ve Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında yer alan gerekçe ışığında idare mahkemesinin ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararı doğrultusunda davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6. İdare Mahkemesinin 19.11.1991 günlü, E: 1991/853, K: 1991/1749 sayılı kararının BOZULMASINA, 17.4.1992 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu`nun 39 uncu maddesinde, fiili hizmet süreleri 25 yıl olan ve yaşları ( 50 )`yi dolduran erkek iştirakçilerin istekleri üzerine emekli aylığı bağlanacağı hükmü yer almaktadır. Yine, iştirakçilere bu Kanunun 13` üncü maddesi ile tanınan hakları ( ki, bunlardan birisi de emekli aylığı hakkıdır ) aynı yasanın 14 üncü maddesi gereğince ilk alınan keseneklerden itibaren başlayacağı da, "Bu kanunla tanınan hakların başlangıcı" başlığını taşıyan 30 uncu madde ile hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

Temyiz dosyasının incelenmesi sonucu tespit edilen bilgi ve belgelerle birlikte yukarıda sözü edilen yasal hükümler çerçevesinde davacının durumu değerlendirildiğinde, 1.4.1951 tarihinde ilk defa göreve başladığı İçişleri Bakanlığındaki Emekli Sandığı Kanununa tabi hizmeti nedeniyle Emekli Sandığı ile ilgilendirildiği ve göreve başladığı 1.4.1951 tarihi ile bu görevden ayrıldığı 24.9.1953 tarihleri arasında geçen hizmetleri de gözönüne alındığında, davacının emeklilik talebinin onaylandığı 10.4.1987 tarihi itibariyle 25 fiili hizmet yılını tamamladığı anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, yine 5434 sayılı Yasanın 12 nci maddesi ile, bu Kanunla tanınan haklardan yararlanmak için 18 yaşını bitirmiş olmak koşulu da aranmış olup; yaş tashihi yapılmadan önceki nüfus kaydındaki doğum tarihi odan 25.2.1942 tarihi itibariyle ilk göreve başladığı 1951 yılında davacının 18 yaşından küçük bulunduğundan bahisle, 18 yaşın altında 1.4.1951 - 24.9.1953 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin, emeklilik aylığı bağlanmasında esas alınan hizmet süresinin hesaplanmasında değerlendirme dışı bırakılmış ve bu nedenle hizmet süresi yetersiz bulunarak 10.4.1987 tarihli emeklilik onayının iptali yolunda dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Ancak, anılan yasanın 12 nci maddesi uyarınca 18 yaşından küçük olması nedeniyle bu yasadan yararlanamayacak durumda olmakla birlikte 1951 tarihinde ilk göreve başladığı sırasında Emekli Sandığı Kanunu ile ilgilendirilen davacının 1.4.1951 - 24.9.1953 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin, emekli aylığı bağlanma talebi sırasında değerlendirmeye esas alınmamasında, idarenin istikrar prensibine uyarlık bulunmamaktadır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin iptalinde ısrarına ilişkin Ankara 6. İdare Mahkemesi kararının sonucu itibariyle onanması gerektiği görüşüyle, aksine oluşan karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA