kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 1991/453 E.N , 1992/38 K.N.


Özet
PROFESÖRLÜĞE YÜKSELMEDE DAVACI HAKKINDA RAPOR VEREN JÜRİDE GÖREVLENDİRİLEN PROF. DR. U.E.`NİN DAVACI İLE AYNI ANABİLİM DALINDA OLMAMASI NEDENİYLE JÜRİNİN USULÜNE UYGUN OLUŞTURULMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN VE BU DURUMDA, DAVACININ BİLİMSEL YETERLİĞİNİN YASA VE YÖNETMELİĞE UYGUN OLARAK SAPTANDIĞINDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ SONUCUNA VARILDIĞINDAN, JÜRİNİN OLUMSUZ RAPORUNA DAYANILARAK TESİS EDİLEN İŞLEMDE MEVZUATA UYARLIK GÖRÜLMEMİŞTİR.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: ... Teknik Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalında doçent olan davacının, 2547 sayılı Kanunun 3455 sayılı Kanunla değişik geçici 8 inci maddesine göre profesörlüğe yükseltilmesi isteminin reddine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 8.1.1990 günlü APK: 08-03-172-00404 sayılı işleminin iptali istemiyle açmış olduğu dava sonucunda Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 23.5.1991 günlü E: 1990/367, K: 1991/943 sayılı kararı davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti: Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın reddi yolundaki kararın, usul ve hukuka uygun bulunduğundan bahisle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Tetkik Hakimi: S.T.

Danıştay Savcısı N.G.`nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49 uncu madesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Türk Milleti Adına Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, davacının temyiz aşamasında duruşma yapılması hakkındaki istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: ... Teknik Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalında doçent olarak görev yapan davacının, 2547 sayılı Kanunun 3455 sayılı Kanunla değişik geçici 8 inci maddesine göre profesörlüğe yükseltilmesi isteminin reddine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 8.1.1990 günlü APK: 08-03-172-00404 sayılı işleminin iptali istemiyle açmış olduğu dava sonucunda Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 23.5.1991 günlü E: 1990/367, K: 1991/943 sayılı kararı davacı temyiz etmekte ve jürinin hatalı oluşturulduğu, profesörlüğe yükselmek istediği Yapı Anabilim dalında diğer üniversitelerde çok sayıda profesör olmasına rağmen başka anabilim dalından jüri üyesi seçildiği, jüri üyelerinin, eserlerinin tamamını incelemedikleri ve kişisel raporların tümüyle gerçeği yansıtmadığı, ancak bu haliyle dahi raporlar dikkatle incelendiğinde, gerekli niteliklere sahip olduğunun anlaşılacağı iddialarıyla, Daire kararının bozulmasını istemektedir.

Temyize konu kararla ilgili dava dosyasının incelenmesinden 1970 yılında ... Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan davacının, 1977 yılında doktor, 1982 yılında da Yapı Anabilim Dalında doçentliğe yükseldiği, 1983`ten itibaren doçent kadrosunda görev yaptığı, 1987 yılında ise Yapı Anabilim Dalı Başkanlığına getirildiği; 2547 sayılı Kanunun 3455 sayılı Kanunla değişik geçici 8 inci maddesine göre profesörlüğe yükseltilme istemi üzerine Rektör tarafından, ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Mekanik Anabilim Dalından Prof. U.E., Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Anabilim Dalından Prof. T.T. ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik- Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. A.D.`nin, davacının bilimsel değerlendirmesini yapmak ve 2547 sayılı Kanunun 26/6-4 fıkrası ile Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin 20 nci maddesi uyarınca kişisel raporlarını hazırlamak üzere görevlendirildikleri anlaşılmaktadır.

2547 sayılı Kanunun, 26 ncı maddesinin ( b ) bendinin, işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4 üncü fıkrası hükmü ile 2547 sayılı Kanunun 65 inci maddesi uyarınca hazırlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinin 20 nci maddesi hükümleri gereğince oluşturulacak jüride öncelikle adayın mensup olduğu bilim dalından, bu bilim dalmda jüri üyesi olma niteliğini taşıyan kimselerin bulunmaması halinde ise en yakın bilim dalından profesörlerin görevlendirilmeleri zorunlu kılınmak suretiyle adayların bilimsel yeterliliklerinin sağlıklı bir biçimde saptanmasının amaçlandığında kuşku bulunmamaktadır.

2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ( k ) bendinde de "Bölüm"lerin, amaç, kapsam ve nitelik yönünden bir bütün teşkil eden, birbirini tamamlayan veya birbirine yakın anabilim veya anasanat dallarından oluşan bilimsel araştırma ve uygulama birimi oldukları belirtilmekte olup; akademik örgütlenme içinde birbirine yakın ve birbirini tamamlayan anabilim dallarının yer aldığı bölümlerdeki anabilim veya anasanat dallarının ise "en yakın bilim alanı" olacağından duraksamaya yer yoktur.

Bakılan uyuşmazlıkta ise, davacı hakkında rapor veren jüride görevlendirilen Prof. Dr. U.E.`nin davacı ile aynı anabilim dalında olmaması nedeniyle jürinin usulüne uygun oluşturulmadığı anlaşıldığından ve bu durumda, davacının bilimsel yeterliğinin yasa ve yönetmeliğe uygun olarak saptandığından söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından, jürinin olumsuz raporuna dayanılarak tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulüne, Danıştay Beşinci Dairesince verilen 23.5.1991 günlü E: 1990/367, K: 1991/943 sayılı kararın bozulmasına, 14.2.1992 günü oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA