kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 1991/15 E.N , 1991/8 K.N.


Özet
DANIŞTAY İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULUNUN 15.11.1990 GÜNLÜ E:1990/2, K:1990/2 SAYILI KARARINDA, GEREK AĞIR HAPİS CEZASIYLA MAHKUMİYET, GEREKSE YASA MADDESİNDE İSMEN SAYILAN YÜZ KIZARTICI SUÇLARDAN DOLAYI MAHKUMİYET OLSUN, SUÇ AYRIMI YAPILMAKSIZIN, ERTELENMİŞ BULUNAN BİR MAHKUMİYET HÜKMÜ NEDENİYLE 657 SAYILI YASANIN 48/A.5 VE 98/B MADDELERİ UYARINCA DEVLET MEMURUNUN GÖREVİNE SON VERİLEMİYECEĞİ HÜKME BAĞLANMIŞ BULUNMAKTADIR. DAVALI İDARE ... ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDE TAKİP MEMURU OLAN DAVACININ İHTİLASEN ZİMMET SUÇUNDAN 5 AY 25 GÜN AĞIR HAPİS VE MÜEBBETEN MEMURİYETTEN MEN CEZASI İLE CEZALANDIRILMASI VE CEZASININ ERTELENMESİNDEN DOLAYI MEMURİYETE ALINMA ŞARTINI YİTİRDİĞİNDEN BAHİSLE GÖREVİNE SON VERİLMESİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ GEREKİR.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: Davalı idare ... Şube Müdürlüğünde takip memuru olan davacının ihtilasen zimmet suçundan 5 ay 25 gün ağır hapis ve müebbeten memuriyetten men cezası ile cezalandırılmasından dolayı memuriyete alınma şartını yitirdiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Erzurum İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin davanın reddine yönelik kararında ısrarına ilişkin bulunan 4.12.1990 günlü E:1990/750, K:1990/662 sayılı kararının; mahkumiyetinin tecil edildiği, TCK`nun 89, 95 ve 91. maddeleri karşısında yönetmelik hükümlerine itibar edilemiyeceği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik tiakimi: M.C.

Danıştay Savcısı S.E.`nin Düşüncesi: SSK. Genel Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünde görev yapan davacının ihtilasen zimmet suçundan 5 ay 25 gün ağır hapis ve müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezasına mahkum olduğu gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali isteğiyle açtığı davanın reddine dair Erzurum İdare Mahkemesi kararının Danıştay Beşinci Dairesince verilen 8.10.1990 günlü, 90-1658 sayılı kararla bozulmasına karşın mahkemece verilen ısrar kararının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Olayda, davacının 5 ay 25 gün ağır hapis ve müebbeten memuriyetten men cezasına mahkum olduğu nedeniyle memurluğa alınma şartlarından birini kaybettiği gerekçesiyle görevine son verilmiş ise de; bu cezanın 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca teciline karar verildiği tartışmasızdır.

TC. Kanunu`nun 95 inci maddesinde; hüküm tarihinden itibaren kabahatlarda 1 yıl, cürümlerde 5 yıl içinde yeniden bir suç işlemediği takdirde cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı hükme bağlanmış; aynı Kanunun 91 inci maddesi de tecilin feri cezalar hakkında da uygulanacağını öngörmek suretiyle tecil kararının mahkumiyete bağlı bütün ehliyetsizlikleri de etkileyeceği kabul edilmiştir. O halde mahkumiyet tecil edilmişse, ehliyetsizliklerde ertelenir, hiç vaki olmamış sayılmışsa ehliyetsizliklerde ortadan kalkar. SSK. Personel Yönetmeliğinin 34/e maddesindeki ehliyetsizlik de mahkumiyete bağlı olduğuna göre cezası tecil edilen görevlinin hemen memuriyetine son vermemek, deneme süresinin bitmesini bekleyerek bu sürenin sonunda ortaya çıkacak hukuki duruma göre işlem tesis etmek, mevzuata, kamu hizmetinin gereklerine ve adalete uygun düşer.

Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.11.1990 günlü 90/2 sayılı kararında ertelenmiş bulunan bir mahkumiyet hükmü nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu`nun 48/A-5 ve 98/b maddeleri uyarınca Devlet memurunun görevine son verilemiyeceği kabul edilmiş olup, bu kararda suç ayrımı yapılmamıştır.

Bu durumda cezası tecil edilmiş olan davacının işe alınmada aranılan şartları kaybetmediği anlaşıldığından davanın reddine ilişkin idare mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmaması nedeniyle bozulması gerekeceği düşünülmüştür.

Türk Milleti Adına hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının, ihtilasen zimmet suçundan 5 ay 25 gün ağır hapis ve müebbeten memuriyetten men cezası ile cezelandırılmasından dolayı memuriyete alınma şartını yitirdiğinden bahisle görevine son verilmesine ilişkin davalı idarenin 12.8.1989 gün ve 5113 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava, Erzurum İdare Mahkemesinin 29.3.1990 günlü E:1989/850, K:1990/185 sayılı kararı ile reddedilmiş ise de; bu karar temyiz incelemesi soncunda, Danıştay Beşinci Dairesinin 8.10.1990 günlü, E:1990/2732, K:1990/1655 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Erzurum İdare Mahkemesinin, bozma kararına uymayarak, 4.12.1990 günlü E:1990/750, K:1990/662 sayılı kararıyla, red kararında ısrarı üzerine; davacı bu kez ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Olayda, ihtilasen zimmet suçundan dolayı Kars Ağır Ceza Mahkemesinin 19.9.1988 günlü, K:1988/218 sayılı kararıyla davacıya verilen 5 ay 25 gün ağır hapis cezasının tecil edildiği ve bu kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 5.04.1989 günlü 6545-1505 sayılı kararı ile onanarak, ertelemenin müebbeten memuriyetten men şeklindeki fer`i cezayı da kapsadığının kabul edildiği görülmektedir.

Danıştay Beşinci Dairesince, TCK`nun 95. maddesinde hüküm tarihinden itibaren kabahatlerde bir yıl, cürümlerde beş yıl içinde yeniden suç işlenmediği takdirde cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağının hükme bağlandığı, beş yıllık deneme süresi dolmadan, kişinin hiç suç işlememiş bir duruma gelmesi ve bunun hukuki sonuçlarından yararlanması mümkün iken, buna imkan vermeyerek memuriyete son verme yoluna gidilmesinin hukuka ve adalet duygusuna uygun kabul edilemiyeceği, öte yandan TCK`nun 91. maddesinde kural olarak tecilin fer`i cezalar hakkında uygulanacağının da öngörüldüğü, tecil kararının mahkumiyete bağlı bütün ehliyetsizlikleri de etkileyeceği, 657 sayılı Yasanın 48 inci maddesindeki ehliyetsizlikte mahkumiyete bağlı olduğuna göre, cezası tecil edilen bir memurun hemen memuriyetine son vermeyerek, deneme süresinin bitmesini beklemek ve bu sürenin sonunda ortaya çıkacak hukuki duruma göre işlem tesis etmenin mevzuata, kamu hizmetinin gereklerine ve adalete uygun düşeceği, davacının cezasının tecil edilmiş olmasına rağmen idarece sadece mahkumiyetinden bahisle işlem tesis edilmesinde Yasaya uyarlık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine dair Erzurum İdare Mahkemesinin 29.3.1990 günlü, E:1990/850, K:1990/185 sayılı kararı bozulmuştur.

Erzurum İdare Mahkemesi, davacının işlediği ihtilasen zimmet suçunun yüz kızartıcı suçlardan sayıldığı ve personel yönetmeliğindeki özel düzenleme gözönüne alındığında, cezanın tecil edilip edilmemiş olmasının önem taşımadığını vurgulayarak ilk kararında ısrar etmiştir.

Sosyal Sigortalar Kurumu Personel Yönetmeliğinde de, 657 sayılı Yasada yer alan devlet memurluğuna alınacaklarda aranılacak şartlar ve bu şartların kaybedilmesi halinde göreve son verilmesini gerektirecek hükümlere paralel bir düzenleme getirildiği görülmektedir. Başka deyişle, personel yönetmeliğinde belirtilen ehliyetsizliğin de mahkumiyete bağlı kılındığı açıktır.

Bu itibarla, Danıştay Beşinci Dairesince verilen karardaki gerekçede yer aldığı üzere, cezası tecil edilen davacının, beş yıllık deneme süresi beklenilmeksizin görevine son verilmesinde kamu hizmetinin gereklerine ve adalete uygunluk bulunmamaktadır.

Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.11.1990 günlü E:1990/2, K:1990/2 sayılı kararında, gerek ağır hapis cezasıyla mahkumiyet, gerekse yasa maddesinde ismen sayılan yüz kızartıcı suçlardan dolayı mahkumiyet olsun, suç ayrımı yapılmaksızın, ertelenmiş bulunan bir mahkumiyet hükmü nedeniyle 657 sayılı Yasanın 48/A.5 ve 98/b maddeleri uyarınca devlet memurunun görevine son verilemiyeceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Erzurum İdare Mahkemesinin 4.12.1990 günlü E:1990/750, K:1990/662 sayılı ısrar kararının bozulmasına ve dosyanın Erzurum İdare Mahkemesine gönderilmesine 29.3.1991 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

657 sayılı Yasaya tabi Devlet Memurlarının, ertelenmiş olan mahkumiyetlerinden dolayı görevlerine son verilemiyeceği, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.11.1990 gün ve 1990/2 sayılı kararı ile hükme bağlanmıştır. Sözü edilen kararın, tüm kamu personelini kapsamına alacak şekilde sınırlarının genişletilmesine imkan bulunmamaktadır.

Dava konusu olayda da, davalı idare bünyesinde kamu personeli statüsünde görev yapan davacının, özel mevzuatına dayanılarak görevine son verilmiş olduğuna göre; salt göreve son verme işleminin dayanağı olan mahkumiyetinin ertelenmiş bulunmasının, kamu personeli olan davacının durumunun İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı kapsamında değerlendirilmesine yeterli olacağı düşünülemez.

Açıklanan nedenlerle, anılan mahkeme kararının onanması gerektiği oyuyla karara karşıyım.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA