kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdari Dava D. Kur. 1989/183 E.N , 1990/163 K.N.


Özet
BAZI PARSELLERİN YASADA BELİRTİLEN KOŞULLARIN OLUŞMASI NEDENİYLE ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILMASINDAN DOĞUYORSA DA, 3573 S. YASA KAPSAMINA GİREN TAŞINMAZLARDA SÖZKONUSUYSA BU YASA DA GÖZÖNÜNE ALINMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının İsteminin Özeti: Aydın İdare Mahkemesince verilen 4.10.1985 günlü, E:1983/599, K:1985/367 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının Danıştay Sekizinci Dairesinin 10.3.1988 günlü, E:1986/240, K:1988/163 sayılı kararı ile bozulmasına rağmen, Mahkemenin, 17.10.1988 günlü E:1988/509, K:1988/547 sayılı kararı ile iptal kararında ısrar ettiği belirtilerek; Muğla İli, ... İlçesi, ... Köyünde orman tahdidinin daha önce yapıldığı ve dava konusu sahaların kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, bilahare, 3 numaralı Komisyon tarafından yapılan eski tahdidin aplikasyonu ve değişik 2. madde uygulamaları sonucu bazı sahaların orman rejimi dışına çıkartıldığı, bu sahaların 15.10.1961 gününden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş yerlerden olduğunun anlaşıldığı ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı kanunla değişik 2. maddesindeki koşulları taşıdığı tespit edildiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddialarıyla ısrar kararının bozulması istenilmektedir.

Davacı ... Orman İşletme Müdürlüğünün İsteminin Özeti: Davacı idare, Aydın İdare Mahkemesince verilen ve iptal kararırıda ısrara ilişkin bulunan 17.10.1988 günlü E:1988/509, K:1988/547 sayılı kararın tümüyle usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmekte, ancak kararda sehven 48 No`lu parselin unutulduğu ve bu parselden bahsedilmediği hususunun 26.4.1988 günlü dilekçeleri ile Mahkemeye bildirdiğini belirterek ısrar kararının, 48 No`lu parsel yönünden düzeltilerek onanmasını istemektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi: S.T.

Danıştay Savcısı M.İ.D.`nin Düşüncesi: 6831 sayılı Orman Kanunu`nun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesine göre, kimi taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılmasına dair kararın iptali istemiyle açılan davada; mahallinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, bir kısım taşınmazın Orman olma vasfını kaybettiğinin anlaşılması üzerine bu taşınmazlara ilişkin davanın reddine; bir kısım taşınmazın da orman vasfını kaybetmediği ve orman sınırları dışına çıkarılacak yerlerden olmadığının anlaşılması üzerine dava konusu kararın bu taşınmazlara ilişkin kısmının iptaline dair Aydın İdare Mahkemesi kararının iptale yönelik bölümünün, vaki talep üzerine temyizen incelenerek bozulmasından sonra, bozma kararına uymamak suretiyle, aynı mahkemece verilen 17.10.1988 günlü 1988/509 sayılı ısrar kararının bozulması istenmekle dosya tetkik olundu.

Aydın İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmı, Danıştay Sekizinci Dairesince; 3573 sayılı Yasaya göre, aşılanacak yabani zeytinlik alanı olarak tefrik edilip dağıtılan ve orman alanı dışında tutulması gereken kimi taşınmazların, hangi parselleri kapsadığının, hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenmediği ve 7/8570 sayılı tüzüğün 12. maddesi hükmünün nazara alınarak bir değerlendirme yapılmadığı ileri sürülerek, anılan raporun, orman sayılan yerler yönünden karar vermeye yeterli olmadığı ve davaya katılma isteminde bulunanların, dava konusu kararla, hukuki yararları zedelendiği halde katılma istemlerinin reddinde usule uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş; bozma kararına ise; ihtilafın 3573 sayılı yasadan değil 6831 sayılı yasadan kaynaklandığı, katılma istemlerinin reddinde usule aykırılık olmadığı gerekçeleriyle uyulmayıp, ilk kararda ısrar edilmiştir. Bu duruma göre; işbu ısrar kararına vaki temyiz istemi incelenirken öncelikle ihtilafın 3573 sayılı yasa ile ilgisi bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, buna göre yeniden bir inceleme yapılması gerekip gerekmediği, bilahare katılma isteminin reddinde isabet olup olmadığı araştırılmalıdır.

İncelenen dosya içeriğinden; anlaşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu sahada 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi uyarınca yapılan uygulama sonucu, kimi taşınmazlar hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olup, bu taşınmazlar arasında, içinde özellikle zeytin, ayrıca harnup ve sakız ağacı bulunan parsellerinde olduğu, içinde zeytin ağacı bulunan parsellerin, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre 3753 sayılı yasaya göre aşılanarak yabani zeytinlik alanı olarak tefrik olunup kimi kişilere tevzi edilen parsellerden bulunduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, uyuşmazlık 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesinin uygulanmasından kaynaklanıyor ve bu maddeyi göre kimi taşınmazların, yasada belirlenen koşulların oluşması sebebiyle orman sınırları dışına çikarılmasından doğuyor ise de, bu taşınmazlar arasında yukarıda belirlendiği gibi 3573 sayılı yasa kapsamına giren taşınmazların da bulunduğu tesbit edildiğinden, olayda 3573 sayılı yasanın da gözönünde tutulması zorunlu olmaktadır. Bu itibarla anlaşmazlığın anılan yasa ile ilgisinin bulunmadığını söylemek mümkün değildir.

Olaya bu açıdan bakılınca; konunun 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2 nci maddesi ve 3573 sayılı Yasanın 2, 4 ve 18. inci maddeleri muvacehesinde incelenip değerlendirilmesi gerekir. 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2 nci maddesinin; 1 inci maddeye göre orman sınırları içinde kalan yerlerin şartları olmuşsa bu madde uygulanmak suretiyle orman sınırları dışına çıkarılmasını öngörmesine karşın, 3573 sayılı Yasanın anılan maddeleri içinde yabani zeytinlik bulunan devlet ormanları içindeki zeytinli alanların ( 6577 sayılı Yasa ile buna antep fıstığı, harnup ve sakız vs. eklenmiştir. ) belli koşullarla tefrik ve tevziine, binnetice bu alanları orman sınırları dışında bırakmaya imkan tanımaktadır. Esasen anılan Yasanın 4 üncü maddesi, bu tür yerlerin orman mefhumu haricinde kalacağını belirtmiş olup, bu durum karşısında anılan yerlerin 6831 sayılı Yasanın 1 inci maddesine göre çizilen orman sınırları dışında kaldığını kabul etmek gerekmektedir. Durum böyle olunca, orman sınırları dışında kalan yerlerin, 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2 nci maddesine göre, tekrar orman sınır dışına çıkarılması olanağı bulunmamaktadır. Bu duruma göre dava konusu işlemin, özellikle, idare mahkemesinin iptal kararına konu olan taşınmazlarla ilgili kısmının, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında yeniden bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması zorunlu olmaktadır. Ancak bunun içinde, orman sınırları dışında tutulması gereken yabani zeytinlik durumunda iken, 3573 sayılı Yasanın uygulama alanı olarak belirlenip dağıtılan yerlerin, orman sınırları dışına çıkarılan parsellerden hangilerini kapsadığının belirlenmesi, bunun için de yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Bu itibarla dosyada mevcut ve orman sayılı parseller yönünden karar vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre kurulan hüküm de ısrara ilişkin idare mahkemesinin temyize konu kararında hukuki isabet görülememiştir.

Öte yandan; yukarıda belirtildiği üzere, anlaşmazlık konusunun 3573 sayılı Yasa ile de ilgisi bulunmasına, bu yasanın 4 üncü maddesine göre ilgililerin, kendilerine tevzi olunan alanları; şartları oluşmuşsa adlarına tapuya tescil ettirme haklarının olmasına, veya 18 inci maddeye göre idarece bu yerlerin kendilerinden geri alınabilme imkanının bulunmasına, bu itibarl da anılan Yasa uyarınca yabani zeytinlik alanları, ıslah amacıyla adlarına dağıtılan kişiler yönünden, orman sınırı dışına çıkarma ( hazine adına ) işleminin, ilgililerin menfaatini ihlal etmesine, binaen kimi kişilerin davalılar yanında davaya katılma taleplerinin reddedilmesinde de usul kurallarına aykırılık açıktır.

Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı temyiz isteminin kabulü ve idare mahkemesince müttehaz ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Türk Milleti Adına hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Muğla İli ... İlçesi ... Köyü mülki sınırları içinde kalan ve dava dilekçesinde poligon noktaları belirtilen taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu`nun 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesine göre yapılan uygulama sonucunda Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin Muğla 3 No`lu Orman Kadastro Komisyonu kararının iptali istemiyle Orman Genel Müdürlüğüne izafeten ... Orman İşletme Müdürlüğü tarafından açılan davada 46, 63, 76 parsel sayılı taşınmazların tamamı 37, 38, 45, 57 ve 62 parsel sayılı taşınmazların bir bölümü hakkında davanın reddi, 37, 38, 45, 57 ve 62 parsel sayılı taşınmazların bir bölümleri ile 18, 13, 1, 11, 3, 4, 60, 61, 11-a, 13-a, 14, 15, 16, 18-a, 19, 22, 39, 24, 25, 30, 31, 32, 64, 42, 65, 66, 67 ve 69 parsel sayılı taşınmazların tamamı hakkında ise davanın kabulü ve işlemin iptali yolunda Aydın İdare Malıkemesince verilen 4.17.1985 günlü, E:1983/599, K:1985/367 sayılı kararın, iptale ilişkin kısmı, davalılardan; Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının temyiz istemi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin 10.3.1988 günlü E:1986/240 K:1988/163 sayılı kararı ile bozulmuştur.

Danıştay Sekizinci Dairesi, bu kararında, "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanileşmenin Aşılattırılması Hakkındaki 3573 sayılı Yasanın 2 nci maddesinde Devlet Ormanları içindeki yabani zeytinliklerin aşılandırılabileceği, 4 üncü maddesinde de aşılanma amacı ile dağıtılan yerlerin orman kapsamı dışında kalacağı kuralı yer almaktadır."

"Dava dosyasında mevcut belgelerde uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmının 3573 sayılı Yasa uygulaması sonucu aşılandırılacak yabani zeytinlikler alanı olarak saptanıp, 1945 yılında Tarımsal Başarılar Kooperatifi eliyle parsellenip dağıtılan yerler durumunda olduğu anlaşılmaktadır."

"İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun, orman sınırları dışında tutulması gereken yabani zeytinlik durumunda iken 3573 sayılı Yasanın uygulama alanı olarak belirlenip dağıtılan yerlerin hangi parselleri kapsadığı incelenmeksizin düzenlendiği sonucuna varılmaktadır."

"Diğer taraftan bilirkişi raporunda parsellerin çoğunda zeytin, harnup ve sakız ağaçları bulunduğu belirtilmekle beraber, bunların aşılı olup olmadığı ve aşılı ise 7/8570 sayılı Orman Sınırları Dışına Çıkarılacak Yerler Hakkında Tüzüğün 12 nci maddesinde yer alan işletilebilirlik ölçütü de gözönünde tutulup nedenlerinin açıklanarak değerlendirme yapılmadığı belirlenmiştir." açıklamasını yaparak; bu nedenlerle mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporu orman sayılan parseller yönünden karar vermeyi yeterli görmemiştir.

Ayrıca davaya katılma isteminin, davaya bakmakta olan mahkemede ve ancak yargılama aşamasında yapılabileceği, temyiz aşamasında davaya katılınabileceğine ilişkin kural bulunmadığını belirterek, E.B. Vekilinin temyiz aşamasındaki katılma istemini reddetmiş ve fakat; davanın Aydın İdare Mahkemesinde görülmesi sırasında, davaya katılma dilekçesi veren ancak mahkemece bu talepleri reddedilenlerin, mahkeme kararının bu yönden bozulmasına ilişkin temyiz taleplerini dikkate alarak 3573 sayılı Yasa uyarınca adlarına dağıtım yapılan kişi yönünden dava konusu karar ilgilinin yararını zedelemesine karşın Bakanlıklar yanında katılma isteminin reddedilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmadığını da belirterek, Aydın İdare Mahkemesi kararını, Orman Tahdit Komisyonu Kararlarını iptal eden kısmını bozmuştur.

Aydın İdare Mahkemesi ise; bozma kararının gerekçesinin tamamen 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayandırıldığı, oysa uyuşmazlığın 3573 sayılı Yasa ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığı; 6831 sayılı Orman Kanunu`nun 1744 ssyılı Kanunla değişik 2 nci madde hükmünün uygulanmasına ilişkin bir uyuşmazlığın söz konusu olduğu, bu madde hükmüne göre orman alanı içinde kalan bir yerin ( zeytinlik de dahil ) niteliği ne olursa olsun orman sınırları dışına çıkarılabilmesi için öncelikle 15.10.1961 gününden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olması ve bununla birlikte bu yerin orman sınırları dışına çıkartılmasının su ve toprak rejimine zarar vermemesi ve orman bütünlüğünü bozmamasının gerektiği; ilgili kadastro komisyonunca bu koşulların varlığı veya yokluğu gözönünde bulundurularak karar verildiği ve Mahkemeninde incelemesini bu yönde yaptığı; esasen davanın da davaya konu parseller orman sınırları içinde bırakıldığı için değil, orman sınırları dışına çıkarıldığı için açıldığı bu durumda da 3573 sayılı Yasaya göre orman sınırları dışına çıkarıldığı öne sürülen yerlerin, iptali istenilen komisyon kararı ile yeniden ikinci kez orman sınırları dışına çıkartılmasından söz edilemiyeceği, mahkeme kararı ile bazı parsellerin orman sınırları içine alınmış olmasının, bu parseller içerisinde bulunupta daha önce 3573 sayılı Yasaya göre yapılan dağıtımı ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle bozma kararına uymamış; "uyuşmazlığa konu parseller içerisinde 3573 sayılı Yasaya göre kooperatif eliyle veya doğrudan dağıtılmış herhangi bir yerin bulunmadığı da sabittir." diyerek; davaya katılma talebinde bulunanların, davalılar yanında davaya katılmalarında hukuki yanlarının varlığını kabul etmeyerek 17.10.1988 günlü E:1988/509, K:1988/547 sayılı kararıyla, iptal kararında ısrar etmiştir.

Davalı Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı, Aydın İdare Mahkemesinin iptal kararında ısrarına ilişkin kararının, komisyon kararının kanuna uygun olduğu iddiasıyla bozulmasını istemekte; davacı ... Orman İşletme Müdürlüğü, ısrar kararının usul ve kanuna uygun olduğunu ancak, mahkemenin 48 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm tesis etmediğini kararın bu nedenle ve bu yönden düzeltilmesi gerektiğini belirterek onanmasını istemekte; E.B. vekili ise, Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararına rağmen, Mahkemece müdahale taleplerinin kabulü yolunda bir karar verilmediğini belirterek davalılar yanında temyiz istemine katılmaktadır.

Dosya üzerinde yapılan incelemeden, uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu sahada 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi uyarınca yapılan uygulama sonucu kimi taşınmazların hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı; bu taşınmazlar arasında, içinde özellikle zeytin ayrıca harnup ve sakız ağacı bulunan parsellerin de olduğu, içinde zeytin ağacı bulunan taşınmazlarda, 3573 sayılı Kanuna göre aşılanacak yabani zeytinlik alanı olarak ayrılıp; kimi kişilere dağıtılan parsellerin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesinin uygulamasından kaynaklanıyor ve bu maddeye göre bazı parsellerin yasada belirtilen koşulların oluşması sebebiyle orman sınırları dışına çıkarılmasından doğuyor ise de; bu taşınmazlar arasında, yukarıda belirlendiği gibi 3573 sayılı Kanun kapsamına giren taşınmazların bulunduğu tespit edildiğinden, olayda 3573 sayılı Kanunun da göz önünde tutulması zorunlu bulunmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümünde dayanak alınacak mevzuat bu şekilde ortaya konulunca da Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararında belirtildiği üzere, dava konusu komisyon kararının 3573 sayılı Yasa uyarınca adlarına dağıtım yapılan kişilerin hak ve menfaatleriyle de ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca, dava dilekçesinin 31. sırasında yer aln poligonları 2304, 2305, 2306, 2307 olan ve bilirkişi raporunda irdelenen 48 parsel sayılı taşınmaz yönünden Aydın İdare Mahkemesi kararında hüküm tesis edilmemiş olması da bir noksanlıktır.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile Aydın İdare Mahkemesinin 17.10.1988 günlü; E:1988/509, K:1988/547 sayılı kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 10.3.1988 günlü E:1986/240, K:1988/163 sayılı kararı doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine 9.11.1990 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Aydın İdare Mahkemesinin 17.10.1988 günlü E:1988/509, K:1988/547 sayılı kararının dayandığı gerekçe itibariyle usul ve kanuna uygun olduğu; temyiz dilekçesinde öne sürülen hususların, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi 48 parsel sayılı taşınmazıda kapsadığından ve raporda bu husus etraflıca açıklandığından, kararda parsel numaraları yazılırken 48 parsel numarasının yazılmamış olması yalnızca bir maddi hatadır. Bunun düzeltilmesinin yolu 2577 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde gösterilmiş olup her zaman mümkündür.

Bu nedenle temyiz isteminin reddi ve Aydın İdare Mahkemesi Kararının onanması oyuyla karara karşıyız.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA