kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdare D.Gen.Kur. 2004/2413 E.N , 2005/249 K.N.

İlgili Kavramlar

DERS NOTUNUN SEHVEN FİŞLERE İŞLENMEMESİ
GEÇ MEZUNİYET
MANEVİ TAZMİNATA FAİZ UYGULANMASI
ÖĞRENİM VE ÖĞRETİM HİZMETLERİYLE İLGİLİ TAM YARGI DAVALARI
YASAL FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ

Özet
MANEVİ TAZMİNATA GÖRÜLMEKTE OLAN DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN YASAL FAİZ UYGULANMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: Öğrenci olan davacının, girmiş olduğu dersin notunun sehven fişlere işlenmemesi nedeniyle bir yıl geç mezun olmasından dolayı uğradığını ileri sürdüğü 3.210.000.000.-lira maddi, 750.000.000.-Iira manevi olmak üzere toplam 3.960.000.000.-lira zararın 24.11.1999 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı dava sonucunda; Manisa İdare Mahkemesince, Danıştay Sekizinci Dairesinin 7.11.2003 günlü, E:2003/1367, K:2003/4673 sayılı kısmen bozma kararının; maddi tazminata, tam yargı davasının açıldığı 1.3.2002 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin kısmına uyulmayarak, davacıya ödenmesine hükmedilen maddi tazminata zararın doğduğu tarihler esas alınarak yasal faiz uygulanması yolundaki ilk kararında ISRAR edilmesine, bozma kararının manevi tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin kısmına ise uyularak manevi tazminata iptal davasının açıldığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına ilişkin bulunan 13.5.2004 günlü, E:2004/508, K:2004/492 sayılı kararı, davalı idare temyiz etmekte ve bu aşamada yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemektedir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. I Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabuiut'un Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile idare mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Ülkü Erbük'ün Düşüncesi : Öğrenci olan davacının girmiş olduğu bir dersin notunun sehven fişlere işlenmemesi sonucu bir yıl geç mezun olması nedeniyle uğranildığı öne sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davada, maddi zararın doğduğu tarih esas alınarak yasal faiziyle ödenmesi, manevi tazminatın faiz yürütülmemek suretiyle ödenmesi ve fazlaya ilişkin işlemlerin reddi yolundaki mahkeme kararı, Danıştay Sekizinci Dairesince E:2003/1367, K:2003/4673 sayılı karar ile tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının onanması faizlerine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına kısmen uyularak manevi tazminata, iptal davasının açıldığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına maddi tazminat için tam yargi davasının açılması tarihinden itibaren değil, maddi tazminata zararın doğduğu tarihler esas alınarak yasal faiz uygulanmasında ısrar eden Mahkeme kararı davalı idarece temyiz edilmektedir.

Davacıya ödenmesine hükmedilen maddi manevi tazminatlara, dava açma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, zararın doğduğu tarihler esas alınarak yasal faiz ödenmesi gerektiğine ilişkin Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.

Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme 'ısrar kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosyanın tekemmül etmiş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeksizin dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, öğrenci olan davacının, girmiş olduğu dersin notunun sehven fişlere işlenmemesi nedeniyle bir yıl geç mezun olmasından dolayı uğradığını ileri sürdüğü 3.210.000.000.-lira maddi, 750.000.000.-lira manevi olmak üzere toplam 3.960.000.000.-lira zararın 24.11.1999 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

Manisa İdare Mahkemesi 15.11.2002 günlü, E:2002/136, K.-2002/1029 sayılı kararıyla; davacının bir ders notunun fişlere işlenmemesi sonucunda bir yıl geç mezun olarak zarara uğradığı belirtilerek, yapılan inceleme sonucu 2000-2001 eğitim-öğretim yılında davacının kesin olarak ortaya koyduğu gerçekleşmiş zararının tazmini gerektiği gerekçesiyle 1.683.666.000 lira maddi ve takdiren 500.000.000 lira manevi tazminatın kabulü ile maddi tazminat için tazminata konu her bir zararın doğduğu tarihler esas alınarak yasal faiz uygulanmasına, manevi tazminat için faiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu karar temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesinin 7.11.2003 günlü, E.-2003/1367, K:2003/4673 sayılı kararıyla; idare mahkemesi kararının tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, davacıya ödenmesine hükmedilen maddi tazminata tam yargı davasının açıldığı 1.3.2002 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının gerektiği; manevi tazminata yasal faiz uygulanması isteminin reddinde hukuka uygunluk bulunmadığı, manevi tazminata da dava açma tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, faize ilişkin kısımlarının bozulmasına karar verilmiş; İdare Mahkemesi, bozma kararının manevi tazminata yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin kısmına uymuş ve iptal davasının açıldığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasının gerektiğine karar vermiş, maddi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihiyle ilgili kısmına ise uymayarak, 2577 sayılı Kanunun 12. maddesinden bahisle, bir idari işlemden dolayı zarara uğrayan ilgililerin uğradıkları zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtıkları davada, yasal faizin kural olarak iptal davasının açıldığı tarihten itibaren yürütülmesinin gerektiğini, bu kuralın iptal ve tam yargı davasının birlikte açılması veya önce iptal davasının açılıp sonuçlanması üzerine tam yargı davasının açılması halinde de geçerli olduğunu, olayda ise, tazmini istenilen maddi zararların iptal davasının açıldığı tarihten (sonra) gerçekleştiği, bu nedenle hükmedilen maddi tazminata zararın doğduğu tarihler esas alınarak yasal faiz uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle ilk kararında ısrar etmiştir.

Davalı idare, Manisa , İdare Mahkemesinin 13.5.2004 günlü, E:2004/508, K:2004/492 sayılı anılan ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir.

İdare Mahkemesinin kararında her ne kadar manevi tazminata faiz uygulanması yönünden bozma kararına uyulduğu belirtilmekte ise de; Danıştay Sekizinci Dairesinin bozma kararında belirtilenin aksine manevi tazminata iptal davasının açıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmasına karar verildiğinden, konunun manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi yönünden de incelenmesi gerekli görülmüştür.

İdari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, idareye başvuru tarihinin, başvurunun bulunmaması halinde dava tarihinin esas alınması Danıştay İçtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmıştır.

Bu durumda, kabul edilen maddi ve manevi tazminata, görülmekte olan "bu dava" tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlere, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Manisa İdare Mahkemesinin 13.5.2004 günlü, E:2004/508, K:2004/492 sayılı maddi ve manevi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihleri ile ilgili ısrar kararının BOZULMASINA, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14.4.2005 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, Manisa İdare Mahkemesinin 13.5.2004 günlü, E:2004/508, K:2004/492 sayılı kararının, maddi tazminata zararın doğduğu tarihler esas alınarak yasal faiz uygulanmasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, bozma kararının bu kısmına karşıyız.

XX- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında tazminat faizi kişinin malvarlığındaki zararının oluştuğu an itibariyle karşılanması gerekirken, gecikerek ödenmesi karşısında bu gecikmeden dolayı para değerinde enflasyon nedeniyle meydana gelecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak hükmedilmektedir.

Maddi zararlar malvarlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeniyle de kayba uğrayacağı aşikardır. Manevi zararlar ise malvarlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

Bu itibarla ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi manevi tazminatın esasen bütün bu hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlenmesi nedeniyle manevi tazminata faiz uygulanmaması gerekmektedir.

Kararın manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihiyle ilgili kısmına, bu nedenle katılmıyoruz.


 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA