kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdare D.Gen.Kur. 2003/569 E.N , 2004/215 K.N.


Özet
ÇEVRE BAKANLIĞI'NCA 21.12.1993 GÜNLÜ, 1993/1 SAYILI GENELGE İLE; ÜLKE GENELİNDE BAŞTA SAHİLLER OLMAK ÜZERE OTEL, MOTEL, YAZLIK SİTE GİBİ TESİSLERDE ARITMA TESİSİ VEYA SİSTEMLERİ YAPILMADIĞINDAN ÇEVRE DEĞERLERİNİN BOZULMASINA NEDEN OLUNDUĞUNUN TESPİT EDİLDİĞİ BELİRTİLMEK SURETİYLE ARITMA TESİSİ BULUNMAYAN OTEL, MOTEL, YAZLIK SİTE, TATİL KÖYÜ, KAMPUS VE BENZERİ TESİSLERİN EN KISA SÜREDE SU KİRLİLİĞİ KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ'NİN 32. MADDESİNDE BELİRTİLEN DEŞARJ STANDARTLARINI SAĞLAYACAK ŞEKİLDE ARITMA TESİSİ KURMALARI GEREKTİĞİ; ARITMA TESİSİ MEVCUT OLAN İŞLETMELERİN DE DENETİMLERİNİN YAPILARAK MEVZUATA UYGUN ÇALIŞTIRILMASININ SAĞLANMASI VE DEŞARJA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR GETİRİLEREK İLGİLİ VALİLİKLERİN UYMASI GEREKEN HUSUSLAR BELİRLENMİŞ BULUNMAKTADIR.

DAVACILARIN BULUNDUĞU SİTENİN ATIK SULARININ FOSEPTİKTE TOPLANMASI NEDENİYLE OLABİLECEK KİRLİLİĞİN ÖNLENMESİ AMACIYLA, ÇEVRE BAKANLIĞININ GENELGESİ UYARINCA ARITMA TESİSİ KURULMASI GEREKTİĞİNİN BELİRTİLMESİNE KARŞIN, KURULMAMASI NEDENİYLE; 2872 SAYILI ÇEVRE KANUNUNUN 8/2. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİNDEN BAHİSLE VERİLEN PARA CEZASINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMAMAKTADIR.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: ... İli, ... İlçesi, ... mevkiinde bulunan ... sitesinin arıtma tesisi olmadığı, yapılan uyarılara rağmen de kurulmadığı gerekçesiyle 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık nedeniyle aynı Kanunun 20. maddesi uyarınca 4.483.140.000.- lira para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Altıncı Dairesinin 21.10.2002 günlü, E: 2001/3047, K: 2002/4629 sayılı bozma kararına uyulmayarak, davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan 22.1.2003 günlü, E: 2003/37, K: 2003/21 sayılı kararı, davacılar temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler.

Savunmanın Özeti: İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Aylin Bayram'ın Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesinin ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesi kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Aynur Şahinok'un Düşüncesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İzmir 1. İdare Mahkemesinin 6.2.2001 günlü E: 2000/598, K: 2001/69 sayılı kararının davacı tarafından temyizi üzerine kararı bozan Danıştay 6. Dairesinin 21.10.2002 günlü E: 2001/3047 K: 2002/4629 sayılı kararına uymayarak 6.2.2001 günlü kararında ısrar eden İzmir 1. İdare Mahkemesinin 22.1.2003 günlü E: 13/37 K: 2003/21 sayılı kararı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz dosyasının incelenmesinden; 2872 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca arıtma tesisi kurulmaması nedeniyle doğrudan doğruya para cezası verilmesinin, kurum, kuruluş ve işletmeler için geçerli olduğu, tatil sitelerinin kurum kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından davacıların temyiz istemlerinin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi Kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, ..., ..., ... mevkiinde bulunan ... Sitesinin arıtma tesisi olmadığı, yapılan uyarılara rağmen de kurulmadığı gerekçesiyle 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık nedeniyle aynı Kanunun 20. maddesi uyarınca 4.483.140.000.- Lira para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İzmir 1. İdare Mahkemesi, 6.2.2001 günlü, E: 2000/598, K: 2001/69 sayılı kararıyla; 100 konutun bulunduğu ... sitesinde, atık suların foseptiklerde toplandığı, çevre mevzuatı hükümlerine göre atık su tesisinin kurulması zorunlu olmasına karşın tüm uyarılara rağmen atık su tesisi kurulmayarak çevre kirliliğini önlemek konusunda gerekli tedbirler alınmadığından, dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Altıncı Dairesinin 21.10.2002 günlü, EH/3047, K: 2002/4629 sayılı kararıyla; 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. ve 11. madde hükümleri uyarınca, çevrenin kirletilmesi yasak olduğu gibi kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirlenmeyi durdurmakla yükümlü oldukları, bu yasak ve yükümlülüklere uyulmaması durumunda çevre para cezası verileceği; ancak arıtma tesisi kurma zorunluluğunun kurum, kuruluş ve işletmeler için getirildiğinin açık olduğu, uyuşmazlığa konu çevre para cezasının dayanağı 3.7.2000 günlü tutanakta, sitenin 100 konuttan oluştuğu, konutların atıksularının siteye ait 4 adet foseptikte toplandığı, arıtma tesisinin bulunmadığının belirtildiği ve anılan tutanakta çevre kirliliğine neden olunduğuna ilişkin bir ifadeye yer verilmediği, öte yandan davalı idarece savunma dilekçesinde, atık suların foseptiklerde toplanmasının bir arıtma yöntemi olmadığı, foseptiklerdeki atık suların bir süre sonra alıcı ortama boşaltıldığı, bu aşamada bazı foseptiklerin sızdırmalı olmasının atık suların yer altı sularına karışma ihtimalini arttırdığı ve foseptiklerin mevcut haliyle gerek bulunduğu ortamda gerekse taşınması ve boşaltılması sırasında çevre kirliliğine neden olduğu, bu yüzden arıtma tesisi kurulmadan atık suların foseptiklerde toplanmasının çevre kirliliğine yol açacağının ileri sürüldüğünün anlaşıldığı, 2872 Çevre Kanununun 11. maddesi uyarınca arıtma tesisi kurulmaması nedeniyle doğrudan para cezasının ancak kurum, kuruluş ve işletmelere verilebileceği, tatil sitelerinin ise bu kapsama girmemesi nedeniyle tatil sitelerinin atık sularını foseptiklerde biriktirmesi ve arıtma tesisi kurmaması nedeniyle 2872 sayılı Yasanın 8. maddesinin 2. fıkrası ve aynı kanunun 20/a maddesi uyarınca para cezası verilebilmesi için foseptik çukurlarının varlığının çevre kirliliği ihtimalini beraberinde getirdiğinin bilimsel olarak tespitinin gerektiği, öte yandan 19.3.1971 günlü, 13783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lağım Mecrası İnşaası Mümkün Olmayan Yerlerde Yapılacak Çukurlara Ait Yönetmelik ile su, toprak ve yiyecek maddelerinin pis sularla kirlenmesini önleyerek aile ve toplum sağlığını korumak amaç edinildiğinden ve bunun sağlanmasına ilişkin olarak yapılması gerekenler bu Yönetmelikte sayıldığından, olayda çevreyi kirlettiği veya kirletme ihtimalinin olduğu konusunda bilimsel bir tespit bulunmaksızın salt arıtma tesisinin olmadığından bahisle davacıya verilen para cezası Çevre Bakanlığı'nın 21.12.1993 günlü, 1993/1 sayılı Genelgesi da hukuka uyarlık görülmediği, davalı idarece uyarınca yazlıklarda ve sitelerde arıtma tesisi kurma zorunluluğu getirildiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacıya da idari para cezası verildiği ileri sürülmekte ise de, kanuni dayanağı olmaksızın genelge veya tebliğe dayanılarak para cezası verilmesinin de hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak, uyuşmazlığa konu 100 konuttan oluşan yazlık sitenin 2872 sayılı Yasanın 11. maddesinde belirtilen arıtma tesisi kurmakla yükümlü kurum ve kuruluş kapsamında olduğu, anılan madde ile atık suların çevre kirliliğine yol açmayacak biçimde alıcı ortama verilmesi amaçlandığından arıtma tesisi kurma zorunluluğunun davacı site için de getirilmesinin Yasanın amacına uygun olduğu, davacı sitenin atık sularının foseptiklerde toplanarak dolaylı yoldan alıcı ortama verilmesi suretiyle çevre kirliliğine neden olunacağı açık olduğundan, arıtma tesisi kurulmayarak çevre kirliliğini önlemek için gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığını da belirtmek suretiyle ilk kararında ısrar etmiştir. Davacılar, İzmir 1. İdare Mahkemesinin 22.1.2003 günlü, E: 2003/37, K: 2003/21 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedirler.

Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece, davacılara ait sitenin atık sularının foseptikte toplandığı, ancak Çevre Kanunu, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği ve Çevre Bakanlığının 21.12.1993 günlü, 1993/1 sayılı Genelgesi uyarınca arıtma tesisi kurması gerektiği belirtilerek bu konuda yapılan uyarılara karşın arıtma tesisi kurulmaması nedeniyle 20.8.1998 gününde Çevre Kanunu uyarınca para cezası verildiği, daha sonra yapılan tespitlerde de arıtma tesisinin bulunmadığı ve uyarılara karşın yapılmadığının saptanması üzerine 2872 sayılı Çevre Kanununun 8/2. maddesinin ihlali nedeniyle aynı Kanunun 20. maddesi uyarınca para cezası verilmesine dair dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, bütün vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi; kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması; su, toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi ... için yapılacak düzenlemelerin ve alınacak önlemlerin, ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlenmesi olduğu belirtilmiştir. Bu amacın gerçekleştirilmesi çerçevesinde Yasanın 3. maddesi ile ilkeler belirlenmiş, 8. maddesinde de; kirli atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde ilgili yönetmeliklerde belirtilen standartlara, yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğu, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu, 11. maddesinde, gerçekleştirilmesi planlanan kurum, kuruluş ve işletmelerin mevzuatta öngörülen arıtma tesisi veya sistemlerini müstakil veya ortak olarak kurmakla yükümlü bulunduğu, arıtma tesis veya sistemleri kurulup işletmeye hazır hale getirilmedikçe kurum, kuruluş ve işletmelere işletme ve kullanım izninin verilmeyeceği öngörülmüş, aynı Yasanın 20. ve 21. maddelerinde de, bu maddelerdeki yükümlülüğü yerine getirmeyenlere para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

443 sayılı Çevre Bakanlığı'nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde Çevre Bakanlığı'nın görevleri sayılmıştır. Bu görevler arasında, çevrenin korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikaları tespit etmek, programlar hazırlamak, bu çerçevede araştırmalar ve projeler yapmak ve yaptırmak, bunların uygulama esaslarını tespit etmek, uygulanmasını sağlayacak tedbirleri almak; çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi belirlemek, bu maksatla kurulacak tesislerin vasıflarını tespit etmek; atık, artık ve yakıtlar ile ekolojik dengeyi bozan, havada, suda ve toprakta kalıcı özellik gösteren kirleticilerin çevreye zarar vermeyecek şekilde bertarafının sağlanması için denetimler yapmak; tehlikeli hallerde veya gerekli durumlarda faaliyetlerin durdurulması ile ilgili usul ve esasları bir yönetmelikle belirlemek; ülke genelinde tüm uygulayıcı kurum ve kuruluşların bu konudaki taleplerini değerlendirerek, sonuçlandırmak, ülkenin atık yönetimi politikasını belirlemek ve bu konuda gerekli tedbirleri almak sayılmış bulunmaktadır.

443 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 8.5.2003 günlü, 25102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile yürürlükten kaldırılmış ise de, 4856 sayılı Yasanın 2. maddesinde Çevre ve Orman Bakanlığı'nın görevleri sayılırken 443 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile paralel bir düzenleme getirilmiştir.

2872 sayılı Yasa ile 443 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca, çevre değerlerinin tespiti, çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla gereken her türlü tedbirin alınmasının Çevre Bakanlığı'nın asli görevlerinden olduğu, bu kapsamda uygulama esaslarına ilişkin gerekli düzenlemeler yapabileceği açıktır.

Çevre Bakanlığı'nca 21.12.1993 günlü, 1993/1 sayılı Genelge ile; ülke genelinde başta sahiller olmak üzere otel, motel, yazlık site gibi tesislerde arıtma tesisi veya sistemleri yapılmadığından çevre değerlerinin bozulmasına neden olunduğunun tespit edildiği belirtilmek suretiyle arıtma tesisi bulunmayan otel, motel, yazlık site, tatil köyü, kampus ve benzeri tesislerin en kısa sürede Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin 32. maddesinde belirtilen deşarj standartlarını sağlayacak şekilde arıtma tesisi kurmaları gerektiği; arıtma tesisi mevcut olan işletmelerin de denetimlerinin yapılarak mevzuata uygun çalıştırılmasının sağlanması ve deşarja ilişkin açıklamalar getirilerek ilgili Valiliklerin uyması gereken hususlar belirlenmiş bulunmaktadır.

Anılan Genelgenin, çevre kirliliğine neden olduğu saptanan bir faaliyetin engellenmesi ve çevrenin korunması amacıyla Çevre Bakanlığı'nın yasal yükümlülüğünün yerine"" getirilmesi bağlamında ve Yasa ve Yönetmeliğin uygulanması zımnında tesis edildiği anlaşıldığından, Genelgenin yasal dayanağının bulunmadığından söz edilemeyeceği açıktır.

21.12.1993 günlü Genelge ile belirtilen tesislerde arıtma tesisinin kurulmaması halinde bozulabilecek olan çevre değerinin korunması amacıyla öngörülen yükümlülüklere ilgililerin uyması gerekmekte olup, aksi durumda 2872 sayılı Yasanın 8/2. maddesinde belirtilen kirlenme ihtimalinin bulunduğu hallerde ilgililerin gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu kuralının ihlali sözkonusu olacaktır.

Bu durumda, olayda, davacıların bulunduğu sitenin atık sularının foseptikte toplanması nedeniyle olabilecek kirliliğin önlenmesi amacıyla Çevre Bakanlığı'nın genelgesi uyarınca arıtma tesisi kurulması gerektiğinin belirtilmesine karşın, kurulmaması üzerine 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8/2. maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle dava konusu işlemle para cezası verilmiş olduğundan, işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu İzmir 1. İdare Mahkemesinin 22.1.2003 günlü, E: 2003/37, K: 13/21 sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26.2.2004 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

X- Danıştay Altıncı Dairesinin 21.10.2002 günlü, EH/3047, K: 2002/4629 sayılı, idare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin bulunan kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda davacıların temyiz isteminin kabulü ile İzmir 1. İdare Mahkemesinin 22.1.2003 günlü, E: 2003/37, K: 2003/21 sayılı ısrar kararının bozulması oyuyla, karara karşıyız.

XX- Dava, davacıların konutlarının bulunduğu site adına, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinin 2. fıkrasının ihlal edilmesi nedeniyle aynı Yasanın 20. maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8/2. maddesinde, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.

Anılan maddenin ihlali nedeniyle para cezası verilebilmesi için, maddede yer alan yükümlülüklere uyulmadığının saptanması gerekmektedir. Olayda, para cezası verilmesi yolundaki işlem ve işleme esas alınan tutanakların incelenmesinden ... sitesinin mevzuata göre arıtma tesisi kurması gerekmesine karşın, kurmaması nedeniyle 2872 sayılı Yasanın 8/2. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı, ancak kirliliğin veya kirlenme ihtimalinin oluşmasına neden olacak bir fiilin saptanması sözkonusu olmadığından, anılan fiilin maddede yer alan yükümlülüklere aykırılığı ifade etmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, saptanan fiilin Yasanın 8/2. maddesi kapsamında olmaması nedeniyle bu maddenin ihlali halinde verilecek para cezasına ilişkin 20. maddenin uygulanması mümkün olmadığından, işlemde bu nedenle mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının bozulması yolundaki Danıştay Altıncı Dairesi kararı sonucu itibariyle yerinde olduğundan temyize konu ısrar kararının bu gerekçeyle bozulması oyuyla karara karşıyım.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA