kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdare D.Gen.Kur. 2003/774 E.N , 2004/409 K.N.

İlgili Kavramlar

HARP MALÜLLÜĞÜ AYLIĞI
ASKERİN UÇAĞIN DÜŞMESİ SONUCU ŞEHİT OLMASI
NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA KANUN
TERÖRLE MÜCADELEDEN KAYNAKLANAN ÖLÜM

Özet
OĞLU; TERÖR EYLEMİNİN ÖNLENMESİ, TAKİBİ, ETKİSİZ HALE GETİRİLMESİ AMACI İLE YAPILAN GÖREVLENDİRMENİ TAMAMLANMASINDAN SONRA, BİRLİĞİNE KATILMAK ÜZERE GÖREV BÖLGESİNDEN DÖNERKEN MEYDANA GELEN UÇAK KAZASINDA ŞEHİT OLAN DAVACININ,3713 VE 2330 SAYILI YASALARDAN YARARLANDIRILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

İstemin Özeti: Piyade Üsteğmen rütbesiyle Kara Kuvvetten Komutanlığı Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görevli iken, 16.5.2001 tarihinde görev bölgesinden dönüşte Özel Kuvvetler Komutanlığına ait uçağın düşmesi sonucunda şehit olan oğlundan dolayı 5434 sayılı Kanunun 64. maddesine göre harp malûllüğü aylığı bağlanan davacının, 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar uyarınca aylık bağlanmaması yolundaki işlemin iptali İstemiyle açtığı davada; Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onbirinci Dairesinin 30.1.2003 günlü, E:2002/3971, K:2003/495 sayılı bozma kararma uymayarak davanın reddi yolundaki îlk kararında ısrar edilmesine ilişkin bulunan 9.7.2003 günlü, E:2003/1129, K.2003/999 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesince verilen ısrar karasının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürüten nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakladır.

Danıştay Tetkik Hakimi Mürteza Güler'in Düşüncesi: Olayda 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinde öngörüldüğü şeklide terör eylemine muhatap olma gibi bir durum söz konusu olmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ite Ankara 3. İdare Mahkemesince verilen davanın reddi yolundaki ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savası Mehmet Ali Samurun Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen İncelenerek bozulabilmesi İçin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA .

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

Piyade Üsteğmen rütbesiyle Kara Kuvvetleri Komutanlığı Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görevli iken, 16,5.2001 tarihinde görev bölgesinden dönüşte Özel Kuvvetler Komutanlığına ait uçağın düşmesi sonucunda şehit olan oğlundan dolayı harp malullüğü aylığı bağlanan davacı; 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar uyarınca aylık bağlanmaması yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.

Ankara 3. İdare Mahkemesi 27.6.2Ö02 günlü, E2001/1616, K:2002/l095 sayılı kararıyla; davacının oğlunun hayatını kaybetmesine neden olan uçak kazasının terör eylemi sonucunda meydana gelmediği, dolayısıyla dava konusu olayda 2330 ve 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığından, tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir

Anılan karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Danıştay Onbirinci Dairesinin 30.1.2003 günlü, E:2002/3971, K:2003/495 sayılı kararıyla; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1/1. maddesinde terörün; baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi,hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek, devletin ülkesi ve mîlleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek. Devletin İç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemler olarak tanımlandığı, 21. maddesinde İse, memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatlan kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, ayrıca malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarının, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli İkramiyesinden az olmayacağı, yaşamak için gereken hareketleri yapmayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği, bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemelerin, faturası karşılığının İlgili sosyal güvenlik kurutuşlarınca Hazineden tahsil edileceği kuralının yer aldığı, bu yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere memur ve kamu görevlilerinin görevlerini İfa ederlerken terör eylemlerine muhatap olarak yaralanmaları, sakat kalmaları, ölmeleri veya öldürülmeleri halinde bunların 3713 sayılı Kanun kapsamında sayılmaları ve bu yasa ile tanınan haklardan yararlanmaları gerektiği, buna göre, terör eylemlerinin Önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla her türlü faaliyetten doğan sakatlanma, yaralanma ve ölüm olayının terör eylemlerine muhatap olma sonucunda meydana geldiğinde kuşku bulunmadığı, dosyanın incelenmesinden; davacının oğlunun 20.11.2000 tarihinden itibaren Kuzey Irak ve Güneydoğu Bölgesinde terörle mücadele faaliyetinde görevlendirildiği, görev süresinin sona ermesinden sonra, 16.5.2001 tarihinde Özel Kuvvetler Komutanlığına ait uçakla Ankara'daki birliğine dönerken meydana gelen uçak kazasında şehit olması nedeniyle 5434 sayılı Kanunun 64. maddesi uyarınca harp malullüğü aylığı bağlandığı, davacının olayın terörle mücadele görevinin sebep ve tesiri İle meydana geldiğini ileri sürerek 2330 ve 3713 sayılı Kanunlar uyarınca aylık bağlanmaması işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, İdare Mahkemesince olayın terör eylemi sonucu meydana gelmediği gerekçesiyle' reddedildiğinin anlaşıldığı, davacının oğlunun terör eylemlerinin önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla görevlendirildiği ve görev süresinin tamamlanmasından sonra birliğine katılmak üzere görev bölgesinden dönerken meydana gelen uçak kazasında şehit olduğu anlaşıldığından, terörle mücadele görevinden kaynaklanan ölüm olayının terör eylemi neden ve etkisiyle oluştuğunun kabulü gerektiği, bu durumda 3713 sayılı Kanun kapsamında askeri görev sırasında terör eyleminin etkisiyle şehit olan oğlundan dolayı davacının 2330 ve 3713 sayılı Kanunlarda tanınan haklardan yararlandırılması gerekirken, aksi yöndeki dava konusu işlemde ve bu işlemin iptali İstemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de; İdare Mahkemesi, bozma kararına uymayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Davacı; Ankara 3. İdare Mahkemesinin 9.7.2D03 günlü, E:2003/1129, K:20Û3/999 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararında belirtildiği gibi; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1.maddesi ile 21. maddesinden anlaşılacağı üzere, memur ve kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederlerken terör eylemine muhatap olarak yaralanmaları, sakat kalmaları, ölmeleri veya öldürülmeleri halinde bunların 3713 sayılı Kanun kapsamında sayılmaları ve bu Kanun ile tanınan haklardan yararlanmaları gerektiği, terör eylemlerinin Önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla her türlü faaliyetten doğan sakatlanma, yaralanma ve ölüm olayının terör eylemlerine muhatap olma sonucunda meydana geldiğinde kuşku bulunmadığı, davacının oğlunun terör eylemlerinin önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla görevlendirildiği ve görevinin tamamlanmasından sonra birliğine katılmak üzere görev bölgesinden dönerken meydana gelen uçak kazasında şehit olduğu anlaşıldığından, terörle mücadele görevinden kaynaklanan ölüm olayının terör eylemi neden ve etkisiyle olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle 3713 sayılı Kanun kapsamında askeri görev sırasında terör eyleminin etkisiyle şehit olan oğlundan dolayı davacının 2330 ve 3713 sayı!) Kanunlarda tanınan haklardan yararlandırılması gerekirken aksine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Buna göre davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen ısrar kararında hukuki İsabet bulunmamaktadır,

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Ankara 3. İdare Mahkemesinin 9.7.2003 günlü, E:2003/1129, K:2003/999 sayılı ısrar kararının, Danıştay Onbirinci Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 1.4.2004 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, hukuk ve usule uygun olan Ankara 3. İdare Mahkemesinin 9.7.2003 günlü, E:2003/1129, K:2003/999 sayılı ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması oyuyla, karara karşıyız.


 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA