kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
İdare D.Gen.Kur. 2003/491 E.N , 2003/786 K.N.

İlgili Kavramlar

GÖRVELİ YARGI YOLU
ASKERİ HİZMET SIRASINDA YARALANAN ASKER KİŞİ
HARP MALULLÜĞÜ AYLIĞI BAĞLANAN ASKERİN TERÖRLE MÜCADELE KANUNU KAPSAMINDA AYLIK BAĞLANMASI TALEBİ
OPERASYON SIRASINDA YARALANARAK HARP MALULLÜĞÜ AYLIĞI BAĞLANAN ASKER
VAZİFE MALULLÜĞÜ AYLIĞI BAĞLANAN ASKER KİŞİ
YARGI YOLU

Özet
KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINDA PİLOT YÜZBAŞI OLARAK GÖREV YAPARKEN İÇ GÜVENLİK HAREKATI KAPSAMINDA YAPILAN OPERASYONA KATILAN PERSONELİN NAKLİYESİ İÇİN KULLANDIĞI HELİKOPTERİN DÜŞMESİ SONUCU YARALANAN VE KENDİSİNE VAZİFE MALÛLLÜĞÜ AYLIĞI BAĞLANAN DAVACININ, BU AYLIĞIN 3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNA GÖRE BAĞLANMASI GEREKİRKEN VAZİFE MALÛLLÜĞÜ AYLIĞI BAĞLANMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİYLE AÇTIĞI DAVANIN GÖRÜM VE ÇÖZÜMÜNÜN İDARİ YARGI YERİNE AİT OLDUĞU HAKKINDA.


İçtihat Metni

İstemin Özeti : ... Kuvvetleri Komutanlığı... 7. Koruma Takviye ... Grup Komutanlığı emrinde pilot... olarak görev yapan ve 15.9.1999 tarihinde geçici görevle gittiği ... Güvenlik Bölgesindeki....... bölgesinden dönmekte iken kullandığı helikopterin arızalanarak düşmesi nedeniyle yaralanması üzerine harp malûlü olarak emekliye sevk edilen davacı tarafından, durumunun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilerek aylık bağlanması gerekirken harp malûllüğü aylığı bağlanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı dava sonucunda; Ankara 10. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onbirinci Dairesinin 17.10.2002 günlü, E:2002/3197, K:2002/3242 sayılı görev yönünden bozma kararına uyulmayarak dava konusu işlemin iptaline dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 26.3.2003 günlü, E:2003/360, K:2003/362 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulutun Düşüncesi : Davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu görüşüyle temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması ve işin esasının incelenerek bir karar verilmesi için dosyanın Danıştay Onbirinci Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Handan Yağuş'un Düşüncesi : İdare Mahkemesince, Danıştay 11. Dairesinin bozma kararına uyulmayarak verilen ısrar kararının, Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulmasının uygun olacağı düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü:

Dava; ... Kuvvetleri Komutanlığı ... 7. Koruma Takviye ... Grup Komutanlığı emrinde pilot ... olarak görev yapan ve 15.9.1999 tarihinde geçici görevle gittiği ... Güvenlik Bölgesindeki ....... bölgesinden dönmekte iken kullandığı helikopterin arızalanarak düşmesi nedeniyle yaralanması üzerine harp malûlü olarak emekliye sevk edilen davacı tarafından, durumunun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilerek aylık bağlanması gerekirken harp malûllüğü aylığı bağlanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Ankara 10. İdare Mahkemesi 24.4.2002 günlü, E:2001/1773, K:2002/588 sayılı kararıyla; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Terör Tanımı" başlıklı 1. maddesinde; Terör, baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin Ülkesi ve Milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir..." denilmiş olup, aynı Kanunun 21. maddesinde; "Memur ve kamu görevlilerinden yurt içinde ve yurt dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamaz" hükmüne yer verildiği, olayda, ... Kuvvetleri Komutanlığı ... 7 nci Koruma Takviye ... Grup Komutanlığı ... Taburu pilotu olarak görevli iken, ... İli Güvenlik Komutanlığı sahasında iç güvenlik harekatı ile ilgili olarak görevlendirilen personelin nakliyesi için 15.9.1999 tarihinde helikopteri ile ... bölgesine hareket eden davacının kullandığı helikopterin düşmesi nedeniyle yaralandığı, bu olay nedeniyle davacıya verilen raporu inceleyen davalı idarenin 21.9.2001 günlü karar ile davacıyı vazife malûlü (harp malûlü) olarak emekliye ayırdığı, davacının ise yaralanmasına neden olan olayın terörle mücadele görevinin sebep ve tesirinden kaynaklandığı ve buna göre 3713 sayılı Yasa hükümlerinden yararlandırılması gerektiğini ileri sürerek bakılmakta olan davayı açtığının anlaşıldığı, anılan Yasa hükümleri ile dosya içeriğinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının iç güvenlik harekatı kapsamında yapılan operasyona katılan personelin nakliyesi ile ilgili olarak kullandığı helikopterin düşmesi sonucu yaralandığı ve bu harekatın terörle mücadele kapsamında olduğu, bu duruma göre davacının anılan yasa kapsamına göre emekli edilmesi gerekirken vazife malûlü olarak emekli edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.

Bu karar temyiz incelemesi sonucu, Danıştay Onbirinci Dairesinin 17.10.2002 günlü, E:2002/3197, K:2002/3242 sayılı kararıyla; Anayasanın 157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağının belirtildiği, 20.7.1972 günlü, 1602 sayılı Yasanın 25.12.1981 günlü, 2568 sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinde de aynı hüküm yer almakla birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivil memurların asker kişi sayıldığı, öte yandan 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 12. maddesinin 11/k bendinde sayılan erlerin, vazife malûllükleri ile vazifeden doğan ölümleri halinde bu Kanunla tanınan haklardan faydalanacaklarına, 44. maddesinde, her ne sebeple olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malûl) deneceği ve haklarında bu Kanunun malûllüğe ait hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verildiği, 45. maddesinde, dört bentte belirtilen hallerde vazife malûllüğünün doğacağının öngörüldüğü ve bunlardan (a) bendine göre 44. maddede yazılı malûllüğün, iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması halinde vazife malûllüğü, buna uğrayana da vazife malûlü denildiği, 64. maddesinde ise harp malûllüğünün düzenlendiği ve vazife malûllüklerinden bu malûllüklere 6 bentte sayılan hallerde uğrayanlara harp malûlü denileceğinin belirtildiği, yukarıda açıklanan Yasa maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, idari işlemin görevli yargı yerinin tespiti yönünden askeri hizmete ilişkin olup olmadığının saptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasının gerektiği, eğer işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise, bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, askeri hizmete ilişkin idari işlemlerin, idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının, askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin, askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural gerek ve gelenekler gözönünde tutularak değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemler olduğu, işlem askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durumun değişmeyip, menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesinin gerektiği, dava konusu olayda, 7. Koruma Takviye ... Grup Komutanlığı emrinde Kr. Pilot... olarak görev yapmakta iken 15.9.1999 tarihinde ... İl Sağlık Müdürlüğünde görevli hemşireleri görevlendirildikleri ... Köyüne götürmek ve aynı köyde görev süreleri dolan hemşireleri ..'e getirmek ve ... Üs Bölgesinde fiili çalışma yapan ... Harp Akademisi öğrencilerini müteakip görev yerleri olan ... Üs Bölgesine getirmek amacıyla komutasındaki helikopter ile hareket eden davacının, helikopterin teknik bir arıza sonucu düşmesi üzerine sakatlanarak harp malûlü olarak emekliye sevk edildiği, davacının da, durumunun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilerek terör malûlü olarak aylık bağlanması gerekirken harp malûlü kabul edilerek aylık bağlanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davayı açtığının anlaşıldığı, bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar ve yer verilen mevzuat hükümleri gereğince davacının durumunun 3713 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmemesine ilişkin işlemin, askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edildiğinin ve bu nedenle de askeri hizmete ilişkin bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de; Ankara 10. İdare Mahkemesi, davanın konusunun davacıya harp ve vazife malûllüğü aylığı bağlandıktan sonra, aylığın 3713 sayılı Yasaya göre artırılıp artırılamayacağından kaynaklandığı ve askeri hizmetin irdelenmesine ilişkin olmadığını belirterek dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.

Davalı idare, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 26.3.2003 günlü, E:2003/360, K: 2003/362 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Ankara 10. İdare Mahkemesince, Danıştay Onbirinci Dairesinin görev yönünden verdiği bozma kararına uyulmayarak, askeri hizmete ilişkin bulunmayan dava konusu idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın esasının incelenmesi yolunda verilen ısrar kararı hukuka uygun bulunduğundan, 26.3.2003 günlü, E:2003/360, K:2003/362 sayılı kararın ısrar hükmünün onanmasına, ancak uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak temyiz incelemesi yapan Dairesince bir karar verilmiş olmadığından, uyuşmazlığın esası hakkında temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın görevli Danıştay Onbirinci Dairesine gönderilmesine 13.11.2003 günü oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Danıştay Onbirinci Dairesinin 17.10.2002 günlü, E:2002/3197, K:2002/3242 sayılı, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin kararında yer alan gerekçe doğrultusunda, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Ankara 10. İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması oyu ile, karara karşıyız.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA