kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri 2005/1 E.N , 2005/106 K.N.


Özet
KAMU ALACAĞININ KESİNLEŞTİĞİNDEN BAHİSLE DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNE KARŞI AÇILAN DAVADA; TİCARİ FAALİYETİN BULUNMADIĞI YOLUNDA İLERİ SÜRÜLEN İDDİANIN "BÖYLE BİR BORCUN BULUNMADIĞI" KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEREK ÖDEME EMRİNİN İPTALİNDE HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HAKKINDA.


İçtihat Metni

İstemin Özeti : 1998/Kasım dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermeyen davacı şirket adına takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrah üzerinden salınan katma değer vergisi, kesilen ağır kusur cezası ve vadesinde ödenmemesi nedeniyle hesaplanan gecikme faizinin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmiştir.

Ankara l.Vergi Mahkemesi 6.2.2002 günlü ve E:2001/1027, K:2002/130 sayılı kararıyla; davacı şirketin, ödeme emri safhasında, şirketin faaliyeti ve dolayısıyla borcu da bulunmadığı yönündeki İddialarının, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde belirtilen "böyle bir borcun olmadığı" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği. Mahkemelerince verilen ara karan üzerine gönderilen belgelerden, davacı şirketin bilinen adresindeki faaliyetini terk ettiği, aynı adreste, 18.6.1997 tarihi itibarıyla ...'in faaliyete başladığı, 2.3.1998 tarihinde de aynı işyerinde ../in faaliyete geçtiği; davalı idarece, davacı şirketin faaliyetine fiilen devaı ettiğine ilişkin tespit yapılmadığının belirtildiği; davalı idarece Mahkemeye gönderilen, dava şirketin karar defteri fotokopisinden, 17.6.1997 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davacı şirketin faaliyetine bir süre ara verileceğinden, yeni merkez adresinin* Şehit ZOİt Sokak No:25 adresi olmasına karar verildiği ve bu adresin şirket müdürünün ikametge adresi olduğu,, davacı şirket müdürü nezdinde 3.12.1998 tarihinde düzenlenen yoklarr fişiyle, şirketin işyerinin olmadığı, faaliyetinin durdurulduğunun tespit edildiği, bu durumd. davacı şirket tasfiye edilmemiş olmakla birlikte, ihtilaflı dönemde faaliyetini askıya aldığ hiçbir ticari faaliyeti, mal veya hizmet tesliminin ve elde edilen bir gelirinin de bulunmadığı anlaşıldığından, ilgili dönemde ticari faaliyetin bulunmadığı yolundaki İddianın, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi icap ettiği gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Daire 24.2.2004 günlü ve E:2002/2102, K;2004/429 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklannın Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55 ve 58 inci maddelerinde sözü edilen ödem emrinin konu edindiği kamu alacağını yaratan işlemlerden ayn ve bağımsız bir idari işleı olduğu, ödeme emri düzenlenmesinin ilk nedeninin vadesinde ödenmeyen kamu alacağıı yaratan bu işlem olduğu, bu işlem olmadan kamu alacağı hukuken doğamayacağında ödeme emri düzenlenmesinin de söz konusu olamayacağı, diğer bir İfadeyle ayrılabil işlemler zincirinin bulunduğu ve her işlemde mevcut hukuka aykırıltklann yalnızca o işlemi İptali istemiyle aglacak idari davada incelenebileceği, İşlemin bu nedenle idari yargı yerme iptal edilmiş olması dışında, bu işleme dayanılarak yapılan ve kendisinden ayrılabilir nitelikt sonraki işlemi hukuka aykın kılmasının söz konusu olmayacağı; diğer yandan davacı şirkt ortağı Muzaffer Dogan'ın şirketin anılan işyerinde, aynı konuda başlattığı faaliyetinin, davacı şirketin faaliyetinin devamı niteliğinde olup olmadığının tartışılması da ancak, tarhiyata karşı dava açılması durumunda mümkün olduğundan, kamu alacağının tarhına İlişkin işlemde olabilecek hukuka aykınlıklann ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu bakımdan; vergi mahkemesince, dava hakkında, davacının ilgili dönemde ticari faaliyeti olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Ankara l.Vergi Mahkemesi 15.9.2004 günlü ve E:2004/684, K:2004/679 sayılı kararıyla ilkkararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçelerle kararında ısrar etmiştir.

Vergî dairesi müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykınlık bulunmadığı ileri sürülerek ısrar karan temyiz edilmiştir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi Özlem ULAŞ'in Düşüncen: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen idialar ısrar kararının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden temyiz istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savası Emel CENGİZ'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler lendıkten sonra gereği görüşüldü:

Ankara l.Vergi Mahkemesinin 15.9.2004 günlü ve E.-2004/684, K:2004/679 sayılı ısrar Kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görulmemiştir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 22.4.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Israr karannın Danıştay Yedinci Dairesinin 24.2.2004 günlü ve E:2002/2102, K:2004/429 sayılı bozma kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan karara katılmıyoruz.


 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA