kararara.com

Yargı Kararı Arama Motoru

 

 

Ana Sayfa      Karar Ekle      Hakkımızda      İletişim      Arama Yardımı

 

 

 

 

 

 

 

DANIŞTAY
Vergi Dava Daireleri 2005/272 E.N , 2005/281 K.N.


Özet
DEFTER VE BELGELERİNİ YANMASI NEDENİYLE İNCELEMEYE İBRAZ EDEMEYEN YÜKÜMLÜNÜN EMTİA ALIMINA İLİŞKİN BELGELERİN VARLIĞINI İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN ORTADAN KALKMADIĞI VE İBRAZ EDİLEBİLEN FATURA VE BENZERİ VESİKALARDA GÖSTERİLEN .KATMA DEĞER VERGİSİNİN İNDİRİM KONUSU YAPILABİLECEĞİ HAKKINDA.


İçtihat Metni

1995 yılına ilişkin defter ve belgelerini yanması nedeniyle incelemeye ibraz edemeyen davacı şirketin katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilemeyeceği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 1995 yılının tüm dönemleri için re'sen katma değer vergisi salınmış, kaçakçılık cezası kesilmiştir.

İzmir l.Vergi Mahkemesi 27.2.2003 günlü ve E:2000/1365, K:2003/215 sayılı kararıyla; olayda, mahkemece yandığı belirlenen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak saptanması olanağı ortadan kalkmış olduğundan, re'sen takdir sebebinin varlığının kabulünün zorunlu halde geldiği, ancak, bu durumun, ticari icaplara göre emtia satın aldığı kişi ve kuruluşları tanımak ve bilmek durumundaki bir alıcının, emtia alımına ilişkin belgelerin varlığını ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, ibraz edilebilen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılabileceği, aksi halde indirimlerin kabul edilmeyeceği, Mahkemelerince verilen ara kararı ile ihtilaflı dönemlere ilişkin mal alış faturası veya katma değer vergisi indirimine esas teşkil eden belgelerin ibrazı için davacı şirkete ve firmalara süre verildiği, gönderilen bilgi ve belgelerden, adı geçen mükelleflerin büyük bir kısmının davacı şirketle ticari ilişkisinin bulunduğu, mal satışı yapıldığı, faturaların gönderildiği, ancak aradan uzun zaman geçmiş olması ve zamanaşımı nedeniyle bazılarının defter ve belgelerinin zayi olduğu veya imha edildiğinin anlaşıldığı, bazı mükelleflerce ihtilaflı dönemle ilgili olarak davacı şirketle bir mal alışverişinin bulunmadığı ve fatura verilmediği belirtilmiş ise de, bu firmaların bazılarının davacının daha önceki dönemlerde mal alışı yaptığı listede mevcut mükellefler olduğu, bazılarının inceleme elemanının listesinde yer almadığının anlaşıldığı, şirketin faaliyet konusu nedeniyle çeşitli yerlerden mal aldığı ve belgelerin tamamını temin imkanı bulunmayıp, büyük kısmı ibraz edildiğinden, yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir.

Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi 21.12.2004 günlü ve E:2003/2502, K:2004/6841 sayılı kararıyla; Asliye Hukuk Mahkemesinin tespit zaptı ile yandığı belirlenen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak saptanması olanağı ortadan kalkmış olduğundan, re'sen takdir sebebinin varlığının kabulünün zorunlu hale geldiği, ancak defter ve belgelerin ibraz edilememiş olmasının Katma Değer Vergisi Kanununun 29 uncu maddesinde öngörülen ispat ve ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaya dayanak sayılabilecek hukuki bir neden olarak düşünülemeyeceği, bu gibi durumlarda Vergi Mahkemesince, yükümlüden fatura ve gider belgelerinin istenilmesi, ibraz edilecek olan fatura ve gider belgelerinden vergi dairesi müdürlüğünün de haberdar edilmesi suretiyle sözkonusu belgelerin gerçekten alış yaptığı emtialara ait faturalar olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları gözönüne alınarak ödenecek verginin tespiti için gerekirse bu belgeler ve faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması, bunun sonucunda ne kadar belge ibraz edilmiş ise bu belgelerde yer alan katma değer vergilerinin indiriminin kabul edilmesi, ibraz edilmeyen ya da sahte fatura olduğu sabit olan belgelerde yer alan katma değer vergilerinin indiriminin kabul edilmemesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece ara kararı ile istenilmesi üzerine yükümlü tarafından bir kısım faturalar ibraz edildiği halde bu faturalar üzerinde bir inceleme yapılmaksızın davanın kabul edildiği, bu durumda, ibraz edilen ve tekrar istenilmesi üzerine sunulacak olan belgeler üzerinde bu doğrultuda bir inceleme yapılması ya da yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, böyle bir araştırma yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, öte yandan yükümlü adına kesilen kaçakçılık cezası yönünden, 213 sayılı Kanunun 373. maddesindeki "bu Kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmeyeceği" yolundaki hükmün Mahkemece gözönüne alınacağının da tabii olduğu, gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan İzmir l.Vergi Mahkemesi 12.5.2005 günlü ve E:2005/330, K:2005/409 sayılı kararıyla; ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak, aynı yangında yanan defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 1993 yılının tüm dönemleri için re'sen salınan kaçakçılık cezalı katma değer vergisine karşı açılan davada Mahkemelerince verilen ve vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin 9.11.2000 günlü ve E:1999/39, K:2000/997 sayılı kararın Danıştay Dokuzuncu
Dairesinin 20.1.2004 günlü ve E:2001/1138, K:2004/424 sayılı kararıyla onandığı ve yine aynı Dairenin 28.12.2004 günlü ve E:2004/1428, K:2004/7011 sayılı kararıyla da karar düzeltme isteminin reddedildiği, gerekçesiyle vergi ve cezaların kaldırılması yolundaki kararında ısrar etmiştir.

Vergi dairesi başkanlığınca, yapılan tarhiyatta yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek ısrar kararı temyiz edilmiştir.

Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Özlem ULAŞ'ın Düşüncesi: Israr kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Zerrin GÖNGÖR'ün Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbifisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İzmir l.Vergi Mahkemesinin 12.5.2005 günlü ve E:2005/330, K-.2005/409 sayılı ısrar kararı, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 9.12.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararında yer alan esaslar doğrultusunda bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan karara katılmıyoruz.

 

 

Bu site telif yasaları kapsamında koruma altındadır.

Site içeriğinin ticari amaçla kopyalanması ve kullanılması yasaktır.

Copyright 2010 BETA