Forum ana sayfa HUKUKİ PAYLAŞIM FORUMLARI Basından Hukuk Haberleri ANKARA BAROSU'NDAN ARZUHALCİLERE SUÇ DUYURUSU

ANKARA BAROSU'NDAN ARZUHALCİLERE SUÇ DUYURUSU

Yazılı ve görsel basında yer alan, hukukla veya yargı kararlarıyla ilgili haberlerin paylaşıldığı platform

Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2308


Ankara Barosu'ndan arzuhalcilere suç duyurusu

Ankara Barosu'nca 'Avukatlık Kanunu'nun 63'üncü maddesine muhalefet ettikleri gerekçesiyle Ankara Adliyesi çevresinde arzuhalcilik yapan kişilerle ilgili suç duyurusunda bulunuldu.

Ankara Barosu adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen suç duyurusu dilekçesinde, "Avukatlığın amacına uygun olarak hukuki meselelerde adalet ve hakkaniyete uygun çözümün sağlanmasını temin etmek adına 'Avukatlık Kanunu' 35'inci maddesinde, yalnız avukatların yapabileceği işler belirlenmiştir. İlgili madde gereğince 'Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir' denilmiştir. 'Avukatlık Kanunu' 63'üncü maddesinde ise 'Baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmayan dava evrakı düzenleyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar' kuralı getirilmiştir" denildi.

Dilekçenin ekinde, arzuhalciler tarafından dava dilekçesi yazıldığına ilişkin tutulan tutanak da savcılığa teslim edilerek, "Ankara Adalet Sarayı önünde bulunan tüp geçit üzerinde ve adliye binasının önünde arzuhalcilik yapan şahısların emniyet görevlileri vasıtasıyla tespiti ile haklarında 'Avukatlık Kanunu'na muhalefet suçundan gerekli soruşturmanın yapılmasını talep zorunluluğu doğmuştur" denildi.

İzmir Barosu da geçen aylarda arzuhalcilik yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Kaynak: Cnnturk

www.kararara.com

Güntülü Kullanıcı avatarı
Moderatör

Mesajlar: 2308


Yargıtay'dan skandal tavsiye: ‘Hukuk okumayanlar da avukatlık yapsın’

Yargıtay’ın ev sahipliğindeki toplantıdan sonra yayımlanan ilke kararları arasında, “Kişilerin avukatlar dışındaki kişilerce de mahkemelerde temsil edilmesi” de yer aldı. Hukukçular “avukatlığı bitirecek” tavsiye kararına tepki gösterdi

“Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi”nde hukuk fakültelerinde okumayanların da mahkemelerde “savunma” yapmasına yönelik tavsiye kararı yer aldı.

Adaletin tesisi ve yargıda şeffaflığın güvence altına alınması iddiasıyla Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Saldırım, Yargıtay Yargı Reformu Birimi Temsilcisi Gözde Hülagü, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) İnsan Hakları ve Hukukun Üstünlüğü Sektör Yöneticisi Gözde Ata ve UNDP Proje Asistanı Nazlı Ersoy tarafından hazırlanan bildirgede yargıya erişim ve yargıçlara ilişkin 15 tavsiye kararı yer aldı.

“Avukat olmayan kişiler”
Yargıtay’ın internet sitesinden de yayımlanan UNDP ile Yargıtay’ın ortak çalışması olan bildirgede yer alan, “Yargı, yargı sistemine erişimi kolaylaştırmalıdır” başlıklı ilkede, avukat olmayan kişilerin de mahkemelerde “savunma” yapabilmesine olanak sağlanması önerildi. Bildirgenin tepki çeken ilkesinde, “Mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir” ifadelerine yer verildi.

“Yargıtay mesleğe saldırıya son vermeli”
Yargıtay’ın skandal ilke kararına hukukçulardan tepki gecikmedi. Adalet İçin Hukukçular Platformu’ndan yapılan açıklamada, “Yargıtay Başkanlığı, savunma mesleğine yönelik saldırısına derhal son vermelidir” denildi.

Avukat olmayan kişilerin mahkemede savunma yapmasının, “Yurttaşların hak arama özgürlüklerini sabote etmek” olduğu belirtilen açıklamada, “Avukatlık mesleğini ortadan kaldırmak için bu ülkenin Yargıtay Başkanlığı tarafından belirlenen bu ilke kabul edilemez. Bu ifade aynı zamanda yargılama faaliyetinin sulandırılmasına, niteliksizleştirilmesine, içinin boşaltılmasına yönelik çok boyutlu bir adım olarak değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi.


“Mesleğimize sahip çıkacağız”
Avukatların tarih boyunca devletlere karşı vatandaşların yanında yer aldığı belirtilen açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı:


“Tarih boyunca her dönem avukatlık mesleğine yapılan saldırıların esas sebebi, yurttaşların elindeki tek güvence olan savunmayı silikleştirme, ortadan kaldırma çabasıdır. Bu çaba karşısında sessiz kalmayacağımızı, mesleğimize sahip çıkarak yurttaşların hak arama mücadelesini büyütüp sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.

https://www.birgun.net/haber-detay/yarg ... 36219.html
www.kararara.com

MUSTAFA ERDOĞAN Kullanıcı avatarı
Kıdemli (**) Üye

Mesajlar: 229
Konum: Türkiye


***

Bu haberi kesinlikle çok beğendim.
Diğer ilin barolarından da aynı tutum ve davranışları bekliyorum.
Açıkcası geçen haftalarda tüm barolara arzuhalcilere suç duyurusu bulunulması konusunda ikna etmeyi hedefleyen bir yazı yazmıştım.

Ancak; bunu Yargıtay'ın skandal tavsiye kararı tetiklemiş olması daha kuvvetli olasılıktır.

***
Ben sizin işlerinize ve başlarınıza gelecek zararlara karşı avukatınız değilim.
Görevim sizleri zorla savunmak ve inanmanızı zorla sağlamak değildir.
Benim üzerimdeki vazife sizlere görüş bildirmekten ibarettir.

CoskunISIKDEMIR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 277
Konum: Fethiye/MUĞLA



Güntülü yazdı:
İlgili madde gereğince 'Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir' denilmiştir. 'Avukatlık Kanunu' 63'üncü maddesinde ise 'Baro levhasında yazılı bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmayan dava evrakı düzenleyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar' kuralı getirilmiştir" denildi.

Dilekçenin ekinde, arzuhalciler tarafından dava dilekçesi yazıldığına ilişkin tutulan tutanak da savcılığa teslim edilerek,[/b]


T.C.
UŞAK VALİLİĞİ
Defterdarlık Gelir Müdürlüğü

Sayı : B.07.4.DEF.0.64.10.00-193/03-1
04/01/2011

Konu : Gelir Vergisi Muafiyeti

(...)
Bu hükümlere göre arzuhalciler, Gelir Vergisi Kanununun uygulamasında serbest meslek erbabı olarak kabul edilmekte olup, 213 sayılı Kanunun 155 inci maddesi uyarınca işe başlamayı ifade eden hallerden en az ikisinin bulunmadığı durumlarda gelir vergisinden muaf tutulmaktadırlar. Ancak, vergiden muaf olanlar da dahil olmak üzere, arzuhalcilere yapılan ödemelerden Gelir Vergisi Kanununun 94/2-b maddesine göre tevkifat yapılması gerekmektedir.
(...)


TDK
arzuhâlci
isim
Para karşılığında dilekçe, mektup vb. yazan kimse


Vergi dairesi tarafından serbest bir meslek ve faaliyet hâline getirilen bir meslek olduğundan daha önce de bahsetmiştik. Arzuhalciler de vergilerini ödeyen serbest meslek erbablarıdır. Herkesin bilgisayar kullanma, okuma-yazma bilme gibi mecburiyeti yoktur. Böyle bir durumda da vatandaşa dilekçeni avukata yazdır diye bir mecburiyet de hakkaniyete uygun değildir. Kaldı ki çoğu zaman uçuk fiyatlar karşılığında dilekçe yazıldığını da duyuyoruz. Arzuhalciler duruşmaya katılamaz. Dava dilekçesi yazamaz. Adliyeye gidip başkası adına iş takip edemez. Zaten bunu ilgili merci kabul etmez. Arzuhalcilik hukuki danışmanlık yapmadığı sürece yalnızca dilekçe yazılıyor diye tepesine binilen bir meslek olmamalıdır bence. Kaldı ki barolar para kaygısı gütmekten veya arzuhalcilerin karşısında durmaktan ziyade ettikleri yemin metnine ve hukuk ideasına sadık kalarak önce ülkedeki binlerce hukuksuzluğa karşı duyarlı olmalıdırlar. Saygılarımla...
above us only sky...

CoskunISIKDEMIR Kullanıcı avatarı
Editör

Mesajlar: 277
Konum: Fethiye/MUĞLA



İkinci habere gelince de Yargıtay'ın internet sitesinden Yargıda Şeffaflığa İlişkin İstanbul Bildirgesi'ni inceledim. İlke 3'te "Uygun hallerde, mahkemeler avukatlık yetkisi olmayan uygun kişilerin mahkeme nezdinde tarafları temsil etmesine izin verebilir." cümlesinin ve aynı bildirgenin devamında yer alan ve ilkelerin uygulanmasına ilişkin madde başlıklarında bu hususla ilgili "Koşulların gerekli kıldığı durumlarda, ruhsatsız uygun kişilerin mahkemede bir tarafa yardımcı olmasına izin vermelidir" cümlesinin yer aldığını gördüm.

Uygun kişilerin tarafları temsiline izin verilmesi cümlesini okuduğumda benim aklıma doğrudan cezaevinde bir mahkum, vatani görevinde bir asker ve hasta yatağında bir yaşlı geldi. Kaldı ki mevcut durumda tutukluluğa itiraz gibi işlemler yasal temsilci veya eş tarafından yapılabilmektedir.

Diğer cümleden ise uygun kişilerin mahkemede bir tarafa yardımcı olmasına izin verme kısmında yine hasta veya yaşlı bir akrabasını mahkemeye götürüp işlemlerde veya duruşmada konuşması için ona yardımcı olabileceği aklıma geliyor.

Dolayısıyla ikinci haberde doğrudan olay nasıl algılanıp da bu hâle getirilmiş ben anlam veremedim.
above us only sky...

Sonraki


  • POPULER KONULAR

Dön Basından Hukuk Haberleri