Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/4870 E. , 2017/6675 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/4870 E. , 2017/6675 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389474
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/4870 E. , 2017/6675 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL


Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar ... ... ... vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine; karşı dava manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı annesi ... ...'ın ... ada ... parsel sayılı taşınmazında kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve satış vaadi sözleşmeleri yapmaya ve imzalamaya çocukları ... ... ... ...'ı vekaletname ile yetkilendirdiğini, yapılan sözleşme ile 2 adet işyeri ve 12 adet daire olmak üzere toplam 14 bağımsız bölüm üzerinde 26/05/2010 tarihinde kat irtifakı kurularak, mirasbırakan adına 14 adet bağımsız bölümün tescil edildiğini yapılan temlikler neticesinde 3,6,9,10,11 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin davalı şirket, 1 nolu bağımsız bölümün, davacı adına 4 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin davalı ..., 5 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin davalı ..., 13 nolu bağımsız bölümün ise davalı ... adına tescil edildiğini mirasbırakanın 09.08.2010 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın yaşlılığından yararlanarak alınan vekaletname ile vekiller ... ... ... ...'ın yaptığı temliklerin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davaya konu ana taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ... ... ... , mirasbırakanın ölümüne kadar bakımını yaptıklarını, maddi, manevi her türlü desteği verdiklerini, mide kanseri olan mirasbırakanın tedavisini yaptırdıklarını, davacının hiç ilgilenmediği, mirasbırakanın verdiği vekaletnameye göre yapılan sözleşme gereğince, mirasbırakana 5 daire verildiğini, mirasbırakanın isteğine uygun olarak bakım karşılığı oğullarına iki, kızına bir daire verildiğini, davacının bunu bildiğini ve kabul ettiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, manevi zararlarının tazminine ilişkin manevi tazminata yönelik karşı davalarının kabulüne karar verilmesini istemiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan davalı ... adına kayıtlı 8 nolu bağımsız bölüm ile davalı ... adına kayıtlı 5 nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının davacının miras payı oranında iptali ile tapuya tesciline davalılar ... Yapı End. ve Tur. ve San. Tic. Ltd. Şti. ile ...'e ilişkin talebin reddine, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan Ümmügül Yaçan’ın maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı 341m² miktarlı arsa nitelikli taşınmaza ilişkin işlemleri yapmak üzere 24.08.2008 tarihli vekaletname ile ... ... ... ...’a yetki verdiği, vekiller ve davalı şirket arasında aynı tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılarak, arsa sahibine 5 daire verilmesinin kararlaştırıldığı, 26.05.2010 tarihli işlemle 14 adet bağımsız bölümün de kat irtifakı tesisi ile mirasbırakan adına tescil edildiği, 01.06.2010 tarihinde 2, 3, 6, 8, 10, 11, 12, 13, 14 nolu bağımsız bölümler, 03.06.2010 tarihinde 9 nolu bağımsız bölümün davalı şirkete temlik edildiği, 03.06.2010 tarihli akitle davalı şirketin, 8 nolu bağımsız bölümü davalı ...’ye aynı tarihte, 1 nolu bağımsız bölümün davacıya 4 nolu bağımsız bölümün davalı ...'ye, 5 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin ise davalı ...’e, 28.12.2010 tarihli akit ile 13 nolu bağımsız bölümün davalı ...’e temlik edildiği, bahse geçen satış işlemlerinde mirasbırakanı vekaleten oğlu Hamit’in temsil ettiği, davacıya temliki yapılan 1 nolu bağımsız bölümde ise davacıyı 01.06.2010 tarihli vekaletname ile Hamit Yaçan’ın temsil ettiği, mirasbırakanın 09.08.2010 tarihinde ölümü ile geriye çocukları davacı Hamide ile davalıların eşleri olan oğulları Hamdi ve Hamit’in kaldığı, yargılama sırasında davalı ... ve şirket adına kayıtlı 3,6,9,10,11,13 14 nolu bağımsız bölümlerin dava dışı 3. Kişilere temlik edildiği, davacıların bu taşınmazlara ilişkin davasını tazminat davasına dönüştürdüğü, diğer davalılar adına kayıtlı 4,5,7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptal ve tescilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide muris muvazaası olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olayda, çekişme konusu taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince mirasbırakana 5 daire verilmesinin kararlaştırıldığı, mirasbırakanın bakım karşılığı oğullarına 2, kızına bir daire vermek istediği tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, mirasbırakanın dava dışı Hamdi ve davalı gelini Hanife ile birlikte yaşadığı, mirasbırakan adına kayıtlı halen 2 adet taşınmaz ile bankada kendi adına ve oğulları ile müşterek hesapları ve maaş hesabının bulunduğu anlaşılmakla, davada vekalet görevinin kötüye kullanılmasından bahsedilemeyeceği gibi davacıya da bağımsız bölüm temlik edildiği gözetilerek mirasbırakanın mal kaçırma iradesinin bulunmadığı da sabittir.
Hal böyle olunca, çekişme konusu taşınmazların davalılara temlik işlemlerinin mirasbırakanın iradesine uygun yapıldığı, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma saikiyle hareket etmediği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine. Davalıların yukarda açıklanan gerekçelerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları