Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/4744 E. , 2017/6745 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/4744 E. , 2017/6745 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387573
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/4744 E. , 2017/6745 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : ... V.D.
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM


Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza, komşu 28 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olan davalılar tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın duvar örmek ve ağaç dikmek sureyle elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesini, duvar ve ağacın yıkımını istemiştir.
Bir kısım davalılar, müdahalenin imar uygulaması neticesinde meydana geldiğini, iyiniyetli olduklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, elatmanın keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda (880 m2, avlulu 2 kargir ev) davacının 552/880 pay sahibi olduğu, davalıların ise komşu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda (826 m2, avlulu kargir ev) paydaş oldukları, bilirkişi raporunda davacıya ait taşınmazın krokide "A" harfi ile gösterilen 290,95 m2'lik kısmında basit nitelikte bahçe duvarı ile ağaçların yer aldığı sabittir.
Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinde özel hüküm getirilmek suretiyle bazı hallerde zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmıştır.
Gerçekten de, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmazı kullanırken, imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılması mümkün değildir.
Somut olayda, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza komşu 28 parsel sayılı taşınmazın 14.11.1988 tarihli imar işlemi ile oluştuğu kayden sabittir.
Ne var ki, mahkemece yukarıdaki ilkeler uyarınca taşkınlığın imar uygulamasıyla oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamıştır.
Hal böyle olunca, davaya konu bölgede imar uygulaması yapılıp yapılmadığının araştırılması; yapılmış ise, taraflara ait imar öncesi ve imar sonrası tüm kayıtlar ve krokiler getirtilerek mahalline uygulanması, davalıların çekişmeli yeri kullanımının imar uygulamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi, imar uygulamasından kaynaklanıyor ise çekişmeli yerde davalının imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, müdahale imar uygulaması neticesinde meydana gelmiş ise, yıkımı istenen duvar ve ağaçların 3194 sayılı Kanunun 5. ve 20. maddelerinde sayılan tesislerden olmadığı gözetilerek yine bedel depo ettirilmeksizin yıkımına karar verilmesi, ayrıca imar uygulaması bir kamusal tasarruf olup bu durumda kusurları olmadıkları dikkate alınarak davalıların yargılama giderlerinden de sorumlu tutulmamaları gerekirken değinilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Bir kısım davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerinde bulunduğundan kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları