Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/4740 E. , 2017/6436 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/4740 E. , 2017/6436 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387138
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/4740 E. , 2017/6436 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptal tescil davası sonunda yerel mahkemece davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar ... ve ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava muris muvazaası ve vekaletin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı pay oranında tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babasından, müteveffa annesi ve davalı kardeşlerine intikal eden 1607 ada 1029 parsel sayılı taşınmazdaki 2 no’lu bağımsız bölümün annesinin üzerine devredileceğinin söylenilmesi üzerine 1996 yılında ... ilinde bir yere giderek imza attığını, annesinin ölümünden sonra annesine vekalet vermiş olduğunu ve bu vekaletle 2 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının davalı kardeşleri ... ve ...’ya satış yoluyla temlik edildiğini öğrendiğini, kendisiyle birlikte davalılar ... ve ...’in de annelerine vekalet verdiğini, vekalete istinaden mirasbırakan annesinin hem intikal hem de satış yolu ile taşınmazı davalı ... ve ...’e temlik ettiğini, davalı kardeşleri ..., ..., ... ve vekil annelerinin el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini,mirasbırakan annesinin çekişme konusu taşınmazdaki miras payının davalılara temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, babasından intikal eden miras payının vekaletin kötüye kullanılması suretiyle satıldığını ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; zamanaşımı defi ile davalılar ... ve ... yönünden husumet itirazında bulunmuş, davacının,davalı erkek kardeşleri ile birlikte temlike dayanak ... 5. Noterliğinin 07/08/1990 tarih 18254 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile mirasbırakan annelerini vekil tayin ettiğini, bu vekaletle çekişme konusu taşınmazın bekar olan ve yıllarca annelerine bakan davalı kızkardeşlerine verildiğini bildiğini,vekaleti verirken davacının bütün haklarını aldığını zira eşinin borçlarının davalılarca ödendiğini, davacıya bakıp destek olduklarını,vekaletin kötüye kullanılmasının sözkonusu olmadığını belirterek davanın süre,husumet ve esastan reddini savunmuşlar,davalı ... ve ... 06/03/2014 tarihli duruşmada mirasbırakan annelerine en az 20 yıl baktıklarını, bu bakım karşılığı annelerinin taşınmazdaki payını kendilerine devrettiğini, muvazaa olmadığını,davacıya da evliliğinin ilk gününden itibaren maddi ve manevi destekte bulunduklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, tarafların mirasbırakan annesi ...’nin çekişme konusu taşınmazdaki miras payını davalı kızları ... ve ...'ya temlikinin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğu, anne ...'nin davacıdan aldığı vekaleti davacının menfaatine kullanmadığı ve davacının haklarını ihlal ettiği,davacının miras payını davalı kızlarına bağışlamak amacıyla satış göstermek suretiyle tapuda devredip her hangi bir bedel de almadığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın kabulüne, davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden mirasbırakan ...’un 06/09/1987 tarihinde ölümü üzerine tarafların ve anneleri ...’nin mirasçı oldukları, çekişme konusu 1607 ada 1029 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1. kat 2 no’lu mesken nitelikli bağımsız bölümün mirasbırakan ... adına kayıtlı iken davalılar ... ile ...’in bizzat hareketle, anneleri ...’nin kendi adına asaleten, davacı ... ve davalılar ... ile ... adlarına vekaleten hareketle 27.08.1996 tarihli resmi akit ile intikal işlemini yaptırıp aynı resmi akitle anne ...’nin kendisine ait miras payı ile birlikte davacı ile davalılar ... ve ...’in miras paylarını vekaleten davalı kızları ... ve ...’e eşit paylarla satış suretiyle temlik ettiği, davacı ve davalı oğullarının 07/08/1990 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname ile mirasbırakan annelerini çekişme konusu taşınmazdaki miras paylarının satışı konusunda yetkili kıldıkları,vekil ...’nin 08/11/2012 tarihinde ölümü üzerine tarafların annelerine de mirasçı oldukları, davacının çekişme konusu taşınmazda mirasbırakan annesine ait payın davalılara devrine ilişkin işlemin muvazaalı olması, kendisine mirasbırakan babasından intikal eden miras payının da vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 6. maddesine göre “ Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri,hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 190/1. maddesine göre de “ İspat yükü,kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça,iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Somut olaya gelince, davacı iddiasını ispatla yükümlü olup dosya içeriği, toplanan deliller ve davacı tanıklarının beyanları nazara alındığında tarafların mirasbırakan annelerinin çekişme konusu taşınmazdaki miras payını davalılara temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiası kanıtlanamadığı gibi, çekişme konusu taşınmazda davacının mirasbırakan babasından intikal eden miras payının vekil anne tarafından davalılara temlikinin vekaletin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği de kanıtlanabilmiş değildir.
Hal böyle olunca, davalılar ... ve ... yönünden de kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar ... ve ...'nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları