Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/4541 E. , 2017/6294 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/4541 E. , 2017/6294 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387398
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/4541 E. , 2017/6294 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, kız kardeşinin eşi ...'ın borçlarını ödeyebilmek için davalıdan 50.000,00 TL borç aldığını, vadesinde ödeyemeyince bu kez süresi uzatılmış olarak 73.400,00 TL tutarında senet imzaladığını, davalının borca karşılık bir taşınmazın teminat olarak gösterilmesini istemesi üzerine borç ödenince geri verilmesi şartıyla çekişme konusu 397 ada 26 parsel sayılı taşınmazı 24.07.2009 tarihli resmi sözleşme ile davalıya satış suretiyle temlik ettiğini ancak borç ödendiği halde davalının taşınmazı iade etmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının eniştesinin kendisinden 80.000,00 TL borç alıp ödemediğini, bu borca karşılık davacının adına kayıtlı taşınmazı satış yoluyla temlik ettiğini, taşınmazın borcu dahi karşılayamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; "...çekişmeli taşınmazın davacı tarafından inançlı işleme dayalı olarak davalıya temlik edildiği gözetilerek, 818 sayılı Borçlar Kanununun 81. maddesi, ( 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md.97) hükmü değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyulduktan sonra 09.09.2014 tarihli duruşmada taraflara borç miktarının saptanabilmesi için iddia ve savunmalarını beyan etmek üzere süre verilmiştir. Davacı, ödemeye ilişkin olduğunu bildirdiği tanzim tarihi ve lehtarın karalanmış olan senetleri ibraz etmiş ise de davalının HMK 199. maddesi uyarınca muvafakat vermemesi neticesinde söz konusu senetler mahkemece delil olarak değerlendirilmemiştir. Bu kez davacı tarafından yemin teklif edilmiş 20.11.2014 tarihli duruşmada davalı 80.000,00 TL borç verildiği ve ödenmediği hususunda yemin etmiş mahkemece de bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan delillerden ve dosya içeriğinden dava konusu taşınmazın davalıya 80.000 lira borcun teminatı olarak devredildiği sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca; mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 97. maddesi uyarınca ödenmediği saptanan 80.000,00 TL'nin mahkeme veznesine depo ettirilmesi için davacıya önel verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları