Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/4279 E. , 2017/5975 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/4279 E. , 2017/5975 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 401289
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/4279 E. , 2017/5975 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi-yıkım davası sonunda yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza tecavüzlü ağaçların ve su borularının kaldırılması suretiyle el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı; elbirliği mülkiyetine tabi 570 ada 47 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden olup, kuzey komşusu davalı tarafından sınıra ağaç dikilmek ve içinden içme suyu boru hattı geçirilmek suretiyle taşınmaza müdahalede bulunulduğunu, sınıra dikilen ağaçların tecavüzlü olduğunu ileri sürerek ağaçların kesilmesini ve su borularının kaldırılarak el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; dava dışı ... Belediyesinin şebeke suyu dağıtımı kapsamında evine bağladığı su borularının davacının maliki olduğu taşınmazın iki metre derinliğinden geçirildiğini,su borularının çok derinden geçmesi nedeniyle davacı taşınmazına bir zararı olmadığını, davacının taşınmazına ve sınıra ağaç dikmediğini, aksine davacının müdahalesinin sözkonusu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddianın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacının, çekişme konusu 570 ada 47 parsel sayılı elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazın maliklerinden olup, davalının taşınmaz üzerinde kayda veya mülkiyete dayalı bir hakkının bulunmadığı, fen ve ziraat bilirkişi raporuna göre, ... şehir şebekesine ait içme suyu borusunun yaklaşık 1,5-2 metre toprağın altında gömülü olduğu, toprak üzerinde görüntüsünün veya belirtisinin olmadığı, içme suyu borusunun geçtiği belirtilen hattın taşınmazın batı sınırından yaklaşık 1 metre kadar içerisinden ve sınır boyunca devam ederek komşu 570 ada 46 no’lu parsele ve buradan da diğer parsellere geçtiği,davacı parselinin kuzey sınırında iki adet ağaç kalıntısının görüldüğü .ağaçların tahminen bir yıl önce kesilmiş olduğu,her iki kesilmiş ağaç gövdesinin komşu 46 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldığı ve davacıya ait 47 parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırından 50 cm. dışarda olduğu, ağaç kalıntılarının mevcut haliyle davacı parseline herhangi bir tecavüzünün bulunmadığının saptandığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre sınıra tecavüzlü olduğu iddia edilen ağaçların davacı parseline herhangi bir tecavüzünün olmadığı anlaşıldığından davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,
Davacının sair temyiz itirazlarına gelince,
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 718. maddesi; " arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar" hükmünü; aynı Yasanın 683/2. maddesi de;" taşınmaz malikinin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açılabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" hükmünü öngörmektedir.
Somut olayda, davalının keşif esnasında içme suyu borusunu 1988 yılında yerin 2 metre altından döşediğini ve bu yerin su kanalı olduğunu beyan ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre de ... şehir şebekesine ait içme suyu borusunun davacı parselinin batı sınırından yaklaşık 1 metre kadar içerisinden ve sınır boyunca devam ederek diğer parsellere geçtiğinin belirlendiği, bahsi geçen su borusunun ... Belediyesi’nin şebeke su hattı olduğunun davalı tarafça ileri sürüldüğü ve bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre davacı taşınmazından geçtiği belirlenen su borusunun şebeke içme suyu borusu olup olmadığının dava dışı ... Belediyesinden sorulması, davalının şebeke hattı dışında ayrıca bir boru döşeyerek taşınmazına su hattı götürüp götürmediğinin açıklığa kavuşturulması ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı yanın temyiz itirazı belirtilen sebeple yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları