Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/3741 E. , 2017/5976 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/3741 E. , 2017/5976 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 387398
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/3741 E. , 2017/5976 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı; davalı ile 1/2’şer pay oranıyla malik oldukları 1456 ada 471 parsel sayılı taşınmazdaki 2. kat 4 no’lu bağımsız bölümü sadece davalının kullandığını, daha önce açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının kabulle sonuçlanmasına rağmen davalının taşınmazı kullanımını sürdürdüğünü, önceki dava tarihi olan 26/05/2009 tarihinden itibaren ecrimisil ödemesi gerektiğini ileri sürerek ıslahla birlikte payına isabet eden 18.858,33-Tl ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı; davacı ile kardeş ve aynı zamanda ortak olduklarını, aralarındaki ortaklık ilişkisini 19/01/2009 tarihli sözleşme ile sona erdirdiklerini, bu sözleşmeye göre dava konusu taşınmaz da dahil olmak üzere 7 parça taşınmazın kendisine devredilmesi konusunda davacının taahhütte bulunduğunu,yerine getirilmemesi üzerine sözleşmenin aynen ifası için açılan davanın derdest olup beklenilmesi gerektiğini,19/01/2009 tarihli sözleşmeden önce de anlaşmalarına göre dava konusu taşınmazı kendisinin kullandığını,dava dışı 547 parsel sayılı taşınmazın kirasını da davacının aldığını, çekişme konusu taşınmazı davacının rızası dahilinde ve harici taksim sözleşmesine uygun olarak kullandığını, istenen ecrimisilin ecrimisil fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında görülen önceki davada 26/05/2009 tarihine kadar ecrimisile hükmedildiği ve kararın kesinleştiği, 26/05/2009 tarihinden sonra da davalının müdahalesinin devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişme konusu kat mülkiyetine tabi 1456 ada 471 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mesken nitelikli 4 no’lu bağımsız bölümün taraflar adına 1/2’şer paylarla kayıtlı olduğu, aynı taşınmazla ilgili davacı tarafça davalı aleyhine açılan ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/763 E. 2011/583 K. sayılı dosyasında davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine ve ihtarname tarihi olan 08/04/2009 tarihi ile dava tarihi olan 26/05/2009 arasındaki dönem için 881,00-Tl ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verildiği, sözkonusu kararın Dairece bozulması üzerine davacının ½ pay oranı ve taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak ecrimisile hükmedildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 05/04/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada ecrimisil hesabı yönünden alınan ve mahkemece itibar edilen 11/06/2014 havale tarihli bilirkişi raporuna göre 26/05/2009-02/01/2013 tarihleri arasındaki dönem için yıllık bazda ecrimisil hesaplaması yapılmış olup davacının ½ payına isabet eden ecrimisil miktarı 18.858,33-Tl olarak saptanmış, yıllık kira artışları belirlenirken TEFE-TÜFE endeks katsayıları ve piyasa rayiçlerinin nazara alındığı raporda belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği gibi ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Öte yandan; yerleşmiş yargısal ilkeler doğrultusunda, önceki dönemin kesinleşen ecrimisil miktarına Üretici Fiyat Endeksinin tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir.
Hâl böyle olunca;çekişme konusu taşınmazın kullanımında her hangi bir değişiklik olmadığı gözetildiğinde, mesken olarak kullanılan taşınmaz bakımından ecrimisil talebine ilişkin olarak açılan ve önceki dönem için kesinleşen davada 26/05/2009 tarihi en son tespit edilen ecrimisil dönemi olup bu tarih itibariyle kesinleşen ecrimisil miktarı dikkate alınarak 31/12/2009 tarihine kadar aylık ecrimisil miktarının belirlenmesi ve sonraki dönemler için belirlenen miktara ÜFE artış oranı yansıtılmak suretiyle ecrimisil hesaplanıp sonuca gidilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi ve hükme yeterli olmayan bilirkişi raporunun esas alınması isabetsizdir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları