Forum ana sayfa 1. Hukuk Dairesi 2015/3525 E. , 2017/6243 K.

1. Hukuk Dairesi 2015/3525 E. , 2017/6243 K.


kararara.com Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 389955
Konum: İstanbul



1. Hukuk Dairesi 2015/3525 E. , 2017/6243 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM-ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, imar parseline el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı ...’nun tereke temsilcisi, çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmaza Rahmi’nin paydaşı olduğunu, davalı ...’nın ise komşu parsel maliki olarak dava konusu taşınmazı da etkileyecek şekilde duvar yaptırmak suretiyle el ettığını, diğer davalıların ise kiracı konumunda olduklarını, davalıya ihtarname göndermelerine rağmen el atmanın devam ettiğini ileri sürerek, davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesine, taşınmazın eski hale getirilmesine,duvarın yıkımına ve ecrimisil bedeli olarak 30.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 14.457,99 TL bedelin davalı ... ve ... Tic. Ltd. Şti.’den 2.028,13 TL bedelin davalılar ... Ve ... Gıda San. Ve Tic. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 9 parsel sayılı taşınmazın davacıya; komşu 10 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ...’ya ait olduğu, diğer davalıların ise davalı ...’nın kiracıları olduğu anlaşılmaktadır. 10 parsel sayılı taşınmazdaki binaların davacının taşınmazına taşkın olduğu sabittir.
Yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.nun 684. maddesinde açıkca vurgulanmıştır. Ne var ki, yürürlükten kalkmış olan 6785 sayılı yasanın l605 sayılı yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3l94 sayılı imar yasasının l8. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.
Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.
298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.
Gerçekten, bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duymuştur.
Somut olaya gelince; davaya konu taşkınlığın imar uygulaması ile oluşup oluşmadığı üzerinde durulmuş değildir.
Hal böyle olunca; 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların imar öncesi tapu kayıtlarının ve tüm tedavüllerinin getirtilmesi, taşkınlığın imar uygulaması ile oluşup oluşmadığının, davalının imar uygulamasından önce korunmaya değer bir hakkının olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, taşkınlık imar uygulaması ile oluşmuşsa ve davalı ...’nın korunmaya değer bir hakka sahipse taşkın kısmın yıkılması halinde binanın tümü yıkılacaksa tümünün değeri, aksi halde taşkın kısmın değeri saptanarak, bu bedel mahkeme veznesine depo edildikten sonra el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi, yine taşkınlık imarla oluşmuşsa tecavüz kamusal tasarruf sonucu oluştuğundan ecrimisilden sorumlu olmayacağı gözetilerek ecrimisil isteminin reddine, taşkınlık imar uygulaması ile oluşmamışsa ya da davalı imar öncesi korunmaya değer bir hakka sahip değilse, bedel depo edilmeksizin el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar incelenmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davalı ...’nın bu yöne değinen temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • POPULER KONULAR

Dön Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Kararları